Düzce 10° Hafif yağmurlu
Son dakika
Ergun AŞÇI Köşe Yazısı Ergun AŞÇI

PATPATA OTOPARK ÇÖZÜM DEĞİL,ERTELEME ADRES:TBMM

 Geçen yazımda, Akçakoca’da çiftçilerin patpatlarının kurtarıcıya yüklenip yediemin otoparkına çekilmesini ele almış, “patpat meselesi cezayla değil kurallarla çözülür” demiştim. Şimdi Ziraat Odası’nın çözüm önerisini konuşuyoruz: Şehre yakın, trafikten uzak “patpat otoparkları” için çalışma yapılması önerisi masada. Odanın niyetine söz yok. Üreticisinin yanında durmaya çalışıyor, çiftçi gerçekten zor durumda. Ama açıklamanın en değerli kısmı önerilen çözüm değil, ortaya koyduğu itiraf. Oda ne söyledi? 13 bin kayıtlı çiftçi, 8 bini aktif fındık üreticisi, 43 köy ve 8 mahallede yaklaşık 1.500 patpat “olduğu düşünülüyor”. Araçların plakası, ruhsatı, muayenesi yok. Karayoluna çıkmaları yasak. Şuna dikkat edin: Sayıyı bile kesin olarak bilmiyoruz. Köylünün her işini gören, ilçenin üretim düzeninin omurgası olan bir aracın kaç tane olduğu tahminle söyleniyor. İlçedeki toplam sayıyı ortaya koyan bir envanter bile açıklanamıyor. Kayıt düzeni kurmadan nasıl denetleyeceksiniz, güvenlik şartlarını nasıl belirleyeceksiniz? Yapılan ise araçları toplamak. Otopark neyi çözer? Şehir merkezindeki yoğunluğu azaltabilir. Ama patpatın hukuki statüsünü çözmez. Araç otoparka girince plaka kazanmıyor, ruhsat kazanmıyor, muayeneden geçmiyor. Otoparka ulaşmak ya da oradan tarlaya gitmek için karayolunu kullandığında yine aynı yasağın altında. Üstelik ağır cezalar da yerinde duruyor. Ehliyetsiz kullanım için 40.000 TL, bu kullanıma izin veren işleten için ayrıca 40.000 TL öngörülüyor. Belge ve plaka yükümlülüklerine aykırılıkta ise 46.000 TL’ye ulaşan cezalar var. Hangi cezanın uygulanacağı somut işleme bağlı; fakat çiftçinin karşı karşıya kaldığı ekonomik yükün ağırlığı ortada. Otopark önerisi, bu hukuki düğümü çözmüyor. Çiftçinin şehir merkezine girmeden aracını bırakacağı yeri tartışıyoruz; o aracı oraya hangi kuralla getireceğini ise tartışmış olmuyoruz. Hasatta göz yum, mevsim bitince topla, gündem düşünce park et, gelecek yıl yine aynısı. Bu döngü hep böyle sürmeli mi? Cezayı kim koydu? Bu rakamlar bir memurun keyfi takdiri değil. Karayolları Trafik Kanunu’nu değiştiren 7574 sayılı Kanun, 12 Şubat 2026’da kabul edildi; 27 Şubat’ta Resmî Gazete’de yayımlandı. Yani tarifeyi Meclis belirledi. Tescil edilemeyen araçların yıllardır üretimde kullanıldığı biliniyor. Buna rağmen çiftçinin önüne uygulanabilir bir yol koymadan cezaları ağırlaştıran düzenlemenin siyasi sorumluluğu, kanun yapan iradeye aittir. Yani AKP ve MHP’ye. SUSANLAR Düzce Milletvekili Ercan Öztürk aynı zamanda fındık üreticisi. Fındığın neyle indiğini, işçinin neyle taşındığını, gübrenin dağa neyle çıktığını bilir. Bu aracın statüsü, çekilen araçlar ve yolda kalan canlar hakkında ise kamuoyuna yansıyan somut bir yasal girişimine ya da açıklamasına rastlayamadık. Hiç değilse cezaların neden bu kadar yüksek olduğunu açıklasaydı.Düzenleme görüşülürken patpat gündeme geldi mi? Bir istisna, bir geçiş süresi önerildi mi? Önerildiyse neden reddedildi, önerilmediyse neden? İl ve ilçe tarım müdürlükleri: Bu hikâyenin en dikkat çekici susanları onlar. Çiftçi, kredi için gerekli çiftçi kayıt belgesini alırken belgenin ne amaçla istendiği soruluyor. Patpat alımı için kullanılacağı böylece müdürlüğün bilgisine giriyor. Peki çiftçiye, krediyle alacağı bu aracın karayoluna çıkarılamayacağı o aşamada söyleniyor mu? Alım sırasında amacını bilen kurum, araç yediemine çekildiğinde neden sessiz kalıyor? Sormak lazım: Bu araçların tarımsal üretimdeki yeri bilinirken, karayolunda kullanım sorunu için bugüne kadar hangi girişimde bulunuldu? İlgili kurumlara ne bildirildi, nasıl bir düzenleme istendi? Çiftçinin belge alırken muhatap olduğu kurum, sorun çıktığında da yanında olmalıdır. Çiftçilik kaydını tutmakla yetinip üretimin hangi araçlarla sürdürüldüğüne ve bu araçların yarattığı açmaza sessiz kalınabilir mi? Çözümün adresi belli. Çözümün adresi TBMM. Cumhur İttifakı’nın bu sorunu çözecek yasal düzenlemeyi yapmak için yeterli gücü var. Mesele yetki eksikliği değil, siyasi iradedir. Yeni fındık hasadı başlamadan İçişleri Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilileri bir araya gelmeli; patpatların teknik güvenlik şartlarını, kayıt ve denetim düzenini, nerede ve nasıl kullanılabileceğini birlikte belirlemelidir. Kanun değişikliği gereken hususlar da TBMM’ye getirilmelidir. Çiftçi bir sonraki hasada yine aynı yasak, ceza ve belirsizlik içinde girmemelidir. Ziraat Odası otopark arıyor; peki iktidar milletvekilleri neden yasal çözüm için harekete geçmiyor? Çiftçinin ihtiyacı, her hasatta göz yumulmasını beklemek değil. Hangi aracın, hangi teknik şartlarla, nerede ve nasıl kullanılabileceğini bilmektir. Güvenliğin, kaydın, denetimin ve sorumluluğun kurala bağlanması gerekiyor. Bunun için de sorunu gelecek sezona devretmekten vazgeçmek lazım. NETİCE Susma hakkı sanığa tanınmıştır. Kamusal sorumluluk taşıyanların ise cevap verme yükümlülüğü vardır. Çiftçi her sezon ceza korkusuyla yola çıkıyor. Aracın hangi amaçla alındığını bilenlerin, cezayı kesen kanunun arkasındaki iradenin, çözüm yetkisini taşıyanların sessizliği tarafsızlık değil, bir tavırdır. Bir sonraki fındık hasadına aylar var. Bu süre, çözüm için kullanılabilir. Gelecek hasatta aynı araçların aynı belirsizlikle yola çıkması, aynı cezalarla karşılaşması kader değildir. Cumhur İttifakının siyasi tercihidir.
Kopyalandı

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
  1. YUKARI MAHALLE CUMHURİYET CADDESİ’Nİ KİM ARAÇ TRAFİĞİNE KAPATTI, HANGİ YETKİYLE?
  2. “PATPAT” MESELESİ CEZAYLA DEĞİL KURALLARLA ÇÖZÜLÜR!
  3. AZOTLU GÜBRE ÜZERİNE AYKIRI DÜŞÜNCELER
  4. FINDIĞIN BAĞIMSIZLIK SAVAŞI VE TAŞRA SİYASETİNİN MAHCUBİYETİ
  5. AKÇAKOCA'YA KADIN ELİ DEĞDİ, BÜROKRASİNİN ÇARKI DEĞİŞMEDİ!