Köşe Yazısı
Ergun AŞÇI
“PATPAT” MESELESİ CEZAYLA DEĞİL KURALLARLA ÇÖZÜLÜR!
Bugün Akçakoca’da idari reflekslerin ne kadar anlık işlediğini bir kez daha gördük. Sabah saatlerinde Salı Pazarı mevkisinde Emniyet ekipleri geniş çaplı bir “patpat” denetimi yaptı ve yirmiye yakın araç trafikten men edildi. Gün içerisinde Yığılca’dan gelen haber hepimizi sarstı: 19 yaşındaki bir genç, ilk bilgilere göre patpatın devrilmesi sonucu hayatını kaybetti. Kaza koşulları henüz netleşmedi, soruşturma sürüyor. Ama bu tür araçların devrilme riskini herkes biliyor: dik yol, yük, fren ve devrilme koruması olmayan bir şasi. Bu risk yeni değil, bu ilk ölüm de değil. Mesele, denetimin yapılasında değil, denetimin tek başına bir çözüm sayılmasında. Ceza yazmak, hukuken statüsü olmayan bir aracı “kurallara uydurmak” anlamına gelmiyor. Çünkü patpatlar için uyulacak bir kural yok. Çiftçi Bu Belirsizlikten Memnun mu? Bu araçları kimse keyfinden sürmüyor. Mazot, gübre, ilaç ve işçilik maliyetleri altında ezilen üretici için patpat, tarımı sürdürmenin vazgeçilmez yolu. Üretici, aracının yasal statü kazanmasını, muayenesinin ve sigortasının yapılmasını da istiyor. Bu araçların bugün tescil edilememesi çiftçinin kusuru değil, mevzuatın boşluğudur. Bu boşluğu belediye, kaymakamlık ya da emniyet doldurmaz.Düzenleme yetkisi merkezidir: Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili bakanlık yönetmelikleri. Çözüm de oradan gelecek. Gerekenler şunlar: 1. Teknik standart: Devrilme koruma yapısı, standart fren ve aydınlatma gibi asgari güvenlik şartları zorunlu olmalı. 2. Hukuki statü: Bu araçlar tescil, muayene ve zorunlu sigorta kapsamına alınmalı. Kaza halinde mağdurun ve ailesinin hiçbir güvencesi olmaması kabul edilemez. 3. Kullanım alanı: Ana karayollarındaki kullanım ayrıca düzenlenmeli. Tarım araçlarının ağır tonajlı araçlarla aynı yolu paylaşması ayrı bir risk. 4. Eğitim: Karmaşık bürokrasi yerine, arazide güvenliği sağlayacak pratik sürücü ve güvenlik eğitimleri verilmeli. Kaldırımlar da Aynı Kaderde Aynı “denetimsiz araç” sorunu şehir merkezinde başka bir biçimde sürüyor. Elektrikli scooterlar, motosikletler ve işgaller kaldırımları yayalara, yaşlılara ve çocuklara dar ediyor. 5393 sayılı Belediye Kanunu kaldırım düzenini ve yaya güvenliğini yerel yönetimin sorumluluğuna veriyor. Burada Ankara’yı beklemeye gerek yok. Bu yetki zaten belediyenin elinde ve kullanılması bir kaza yaşanmasına bağlı olmamalı. Harekete geçmek için illaki ölümlü bir kaldırım kazasının olması mı gerekiyor?. Milletvekili Nerede? Akçakocalı Milletvekili Ercan Öztürk’ün tarım ve kafes balıkçılığı alanındaki çalışmalarını biliyoruz. Ama şunu açıkça sormak zorundayız: Tarım bu coğrafyanın can damarıysa, bu damarda her yıl can kaybına yol açan bir yasal boşluk neden Meclis’in gündeminde değil? Düzenleme yetkisi tam da Sayın Vekil’in çalıştığı yerde, Ankara’da.Bu işin muhatabı belediye başkanı da kaymakam da değil, yasayı yapan irade. Tarımın ve kafes balıkçılığının dosyalarına verilen dikkatin, tarlada giderken ya da gelirken can veren insanların dosyasına verilmemesini açıklamak kolay olmayacak. “Duyarlıyız” demek yetmez. Kamuoyunun beklentisi şu yönde.
- Kanun teklifi: Tescilsiz tarım araçlarına yasal statü ve güvenlik standardı getirecek bir teklif hazırlanmalı ya da mevcut tekliflere destek verilmeli.
- Soru önergesi: İlgili bakanlığa, bu araçların neden bugüne kadar düzenlenmediği ve ne zaman düzenleneceği sorulmalı.
- Kamuoyu bilgilendirmesi: Bu süreçte ne yapıldığı Akçakocalılara açıkça anlatılmalı.