Düzce 10° Hafif yağmurlu
Son dakika
Ergun AŞÇI Köşe Yazısı Ergun AŞÇI

3.MENDİREK GERÇEĞİ VE LOBİLER ARASI BİLEK GÜREŞİ

Kaç kere anlattım bilmiyorum ama demek ki ki anlamakta zorlananlar var, bir kez daha sahneyi özetleyeyim. Akçakoca’nın meşhur 3. mendirek inşaatını kimin engellediğini merak edenlere küçük bir ipucu: Sanayi lobisi. İsterseniz buna "OSB Sevdalıları" veya "Ark Ocağı Derneği" de diyebilirsiniz, neticede varacakları liman aynı. Zamanında eski milletvekilimiz Osman Çakır az dirsek çürütmedi; ÇED sürecini tıkır tıkır halletti, işi proje ihalesi aşamasına kadar getirdi. Tam "Hayat balıkçılara güzel olacak" derken sanayi lobimiz vizyonunu konuşturdu ve Ticaret ve Sanayi Odasında o tarihi toplantıyı organize etti. Toplantıya gelenlerin "Ben de buradaydım" diye attığı yoklama imzaları, bir anda kamuoyuna "Bakın, herkes bu harika fikri oy birliğiyle onayladı!" şeklinde servis edildi. Oysa bu zoraki toplantının tek amacı bilgilendirmeydi... Peki bu zoraki toplantıda sunulan ve kamuoyuna servis edilen teklif neydi? Mendirek yapmak yerine, barınağın 50 metre açığına bir dalgakıran yerleştirmek! "Balıkçı barınağının problemini çözmeyelim ama suya bir iki taş atalım, göz doldursun" mantığı... Nitekim barınak girişi teğet geçilerek bu dahi teklif hayata geçirildi.Böylece Akçakoca’nın yatırım hakkı 3. Mendireğe değil, dalgakıranlara harcanmış oldu. Derken sahneye o süreçte belediye başkamı seçilen Cüneyt Yemenici çıktı. Kendisi Ankara yollarını aşındırıp bu projenin rafa kalkması için üstün bir gayret gösterdi ve ne mutlu ki ona başarılı(!) da oldu! Cüneyt Yemenici’nin o dalgakıran aşkını sırf deniz ve kumsal sevgisi mi sandınız? Eğer o dalgakıranlar yapılmasa, maazallah rafa kalkan mendirek projesi hortlayabilirdi! Fakat yiğidi öldürüp hakkını yemeyelim; "Cüneyt Yemenici niye 3. mendireğe düşmandı?" diye ihaleyi tek kişiye yıkmak haksızlık olur. Neticede bu filmin başrolü bir süre sonra Mehmet Nazım Pazvant’a devredildi. Filmin arkasındaki vizyoner yapımcı olarak da Faruk Özlü’nün adını jeneriğe büyük harflerle yazmak gerekir. Hesap çok basitti: Eğer 3. mendirek yapılırsa, Ümran Boru’nun önündeki o "balıkçı barınağı kılıklı" sanayi limanı projesi hayata geçemezdi. Hükümetler Akçakoca’ya iki tane liman yatırımı birden yapacak değildi ya! O yüzden 3. mendireğin kellesi seve seve feda edildi. Çünkü takdir edersiniz ki, bir ark ocağının "verimli" çalışabilmesi için hurda ithalatı ve mamul çelik ihracatı gibi hayati ihtiyaçlar (!) için liman şarttır. Neticede mendirek ertelendi, ÇED olumlu kararının da süresi sessiz sedasız doldu. Gelelim bugüne... Şimdi Ercan Öztürk çıkmış, 3. mendireği yeniden gündeme taşıyor.Sanırsınız tozu raflardan indirilen yeni bir icat var! Ama benim teşhisim biraz farklı: Ercan Öztürk bu mendireği hayat kavgası içindeki balıkçının kaşı gözü için değil, kafes balıkçılığına paşalar gibi bir lojistik üssü kazandırmak için istiyor. Ama sorarsanız, elbette her şey " balıkçılarımız" için! Zaten aksini iddia eden varsa, Ercan Öztürk’ün kafes balıkçılığına karşı tek bir olumsuz cümlesini bulup getirsin, dişimi kırayım. Bu konuda söylediği şey, o da söylediklerini inanmayı menfaatlerine münasip bulan kooperatif yöneticilerine: “Kafes balıkçılığı Alaplı’da son bulacak Akçakoca’ya gelmeyecek.” Bu söylediğini il tarım müdürlüğü bile inkâr ediyor, herkesi rahatsız eden o CİMER başvurularımdan birinin cevabında kısaca planlamanın devam ettiğini söylemek zorunda kalıyorlar. Merak edenler 2053 yılı hedeflerine baksınlar bu hedeflerde her yere kafes balıkçılığının geleceğine dair bir sürü bilgi var. Ben Ercan Öztürk’ün kooperatif yöneticilerine anlattığı bilgilere değil tarım il müdürlüğünün ve 2053 hedeflerindeki açıklamalara inanmayı seçiyorum. Peki bu mendirek yapılacak mı? Yapılır yapılmasına da öyle bugünden yarına beklemeyin. Nereden baksanız bir 4-5 yıllık "bürokratik demlenme" süresi lazım. Hatta hiç yapılmayabilir de! Çünkü ark ocağı lobisi, Ümran Boru önündeki kendi limanı için bastırmaya devam edecek. Yani anlayacağınız; mendireğin akıbeti, iki dev lobinin bilek güreşine kalmış durumda. Benim duruşumda ise milim sapma yok: 3. mendireğin yapılması gerektiğini yıllardır savundum, yine savunurum. Ama o mendirek yapıldıktan sonra kafes balıkçılığının lojistik merkezi haline getirilecekse, o oyunu bozmak için de elimden geleni yaparım. HAMİŞ: 3.mendirek için yapılan halkın katılımı toplantısında kooperatif adına mücadele veren kişide bendim yeri gelmişken hatırlatayım. O toplantıda ne bugünkü kooperatif yöneticileri ne de Ercan Öztürk vardı.
Kopyalandı

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
  1. YUKARI MAHALLE CUMHURİYET CADDESİ’Nİ KİM ARAÇ TRAFİĞİNE KAPATTI, HANGİ YETKİYLE?
  2. PATPATA OTOPARK ÇÖZÜM DEĞİL,ERTELEME ADRES:TBMM
  3. “PATPAT” MESELESİ CEZAYLA DEĞİL KURALLARLA ÇÖZÜLÜR!
  4. AZOTLU GÜBRE ÜZERİNE AYKIRI DÜŞÜNCELER
  5. FINDIĞIN BAĞIMSIZLIK SAVAŞI VE TAŞRA SİYASETİNİN MAHCUBİYETİ