Köşe Yazısı
Ergun AŞÇI
SON ZAMANLARIN EN DERİN SESSİZLİĞİ?
Akçakoca Demir-Çelik İhtisas OSB’nin uzantısı olarak planlanan ark ocağı için ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) "olumlu" kararının çıkması ve mahalli basında yankı bulmasına rağmen siyasi cephedeki derin sessizlik dikkat çekiyor. Akçakoca’nın geleceğini, doğasını ve ekonomisini doğrudan etkileyecek böylesine kritik bir eşikte, siyaset sahnesindeki bu "sessizlik korosu" hem şaşırtıcı hem de düşündürücü. Karar öncesinde ark ocağının kurulması yönünde her türlü taahhüdü vermekten kaçınmayan Cüneyt Yemenici ve Mehmet Nazım Pazvant’tan henüz tek bir "hayırlı olsun" mesajı dahi gelmiş değil. Benzer bir durum iktidar ve cumhur ittifakı kanadında da yaşanıyor.Sosyal medyadaki birçok şeyi "Yaparsa AK Parti Yapar" analyışıyla benimsemeyi ihmal etmeyen Burhan İşleyen’den de tık yok. Acaba için için bu projeye karşı olabilir mi? MHP İlçe Başkanlığı koltuğuna yeni oturan Tuğrul Yavuz da aynı sessizliği koruyor. İşleyen ve Yavuz’daki bu tutum, alt kademelere genel merkezlerden veya yukarılardan gelen "konuşmayın, konuyu soğutun" talimatının bir yansıması izlenimini veriyor. Muhalefet ve yeni oluşumlar tarafında da tablo pek farklı değil. Yeni Parti Kurucu İlçe Başkanı Raşit Çakmak’tan henüz ses çıkmadı; kaldı ki kendisinden şimdiye kadar Akçakoca siyasetine ve yerel sorunlara dair dişe dokunur bir açıklama duymuş da değiliz. Daha önce ark ocağı projesine açıkça karşı olduğunu ilan eden Tuğrul Abanoz ile bugün Balıkçı Barınağı’nda rastlaştık. Kendisiyle yaptığımız sohbetten edindiğim izlenim, "İçi boşalmış bir teşkilatla ne yapılabilir ki?" sorusuna cevap arıyor gibiydi. Benim yanıtım ise son derece net oldu: "Kaç kişiysek, o kadar kişiyle mücadeleye devam edeceğiz!" Özetle; Akçakoca’nın yarınlarını kökten değiştirecek en hayati projelerden biri önümüzde dururken, mahalli siyaset adeta dilini yutmuş durumda. Kimin sağcı, kimin solcu, kimin memleket sevdalısı, kimin ise koltuk hesabında olduğu böylesine sessiz kalınan günlerde belli olur. Ancak şu anki tabloya bakılırsa Akçakoca’da mesele Ark Ocağı olduğunda kimin ne tarafta durduğu tam bir muamma. Bu sessizlik, Akçakoca’nın geleceğini korumaktan ziyade, sermaye ve güç odaklarına karşı şimdiden gardını alıp kendi siyasi istikbalini garantiye alma tedbiri gibi durmuyor mu? Tabii ki bu sorunun muhatapları sadece ilçe başkanları değil. Ve sadece yazıda bahsi geçen parti teşkilatlarıyla da sınırlı değil. Mesela Anahtar Parti Düzce İl Teşkilatı Tarım ve Hayvancılık Politikaları Başkanı Cengi Sarı’nın tavrını çok merak ediyorum.**Fark ettim ki, yazıda iki büyük noksanlık var. Birincisi, Okan Yanmaz’ı unutmuş olmam... Belediye adına altına imza attığı ama kamuoyunun henüz yüzünü göremediği o ark ocağı ile yapılan su protokolü bile tek başına adını buraya kazımaya yeter. İkinci noksan ise Erol Solak. Kendisi, siyasetçilerimizin içinde bocaladığı o tavanın sapını tutan çok mühim bir figürdür; ark ocağı projesinin en derin ayaklı kulisçisidir.