Düzce 10° Hafif yağmurlu
Son dakika
Ergun AŞÇI Köşe Yazısı Ergun AŞÇI

YENİ PARTİ NEDEN TABAN DEĞİL TAVAN HAREKETİ OLDU?

Siyasetimizin değişmez ve acımasız bir kuralı var:

Mevcut düzene öfke kusarak, "değişim" çığlıklarıyla yola çıkanlar; çok geçmeden eleştirdikleri o hantal, koltuk sevdalısı yapılara dönüşüp değişim iddialarını başaramazlar.

İşte Özgür Özel liderliğinde 91 milletvekilinin CHP'den istifasıyla kurulan YENİ Parti, tam da bu hazin ve kronik eşikte duruyor.

Meclis aritmetiğini bir gecede altüst edip 91 sandalyeyle ana muhalefet koltuğuna kurulan, eski partilerini ise 44 vekille 5. sıraya fırlatan bu yapı; millete "yeni bir yol" mu sunuyor, yoksa tepeden inme yeni bir siyasi mühendislik harikası mı?

Yeni hareketler, kitlelerde biriken "akut değişim" ve "hemen şimdi netice alma" sabırsızlığını arkalarına almayı çok iyi bilirler.

Ana muhalefetin butlancılığından, hantallığından, vizyonsuzluğundan ve bitmek bilmeyen koltuk kavgalarından illallah etmiş seçmen ve saha neferleri için bu yeni tabelalar, çölde bulunmuş bir vaha gibidir.

Bu ilk aşamada sahada muazzam bir fedakârlık ve heyecan olur.

Sokaktaki insan, tepedekilerin çekişmelerini ve tutarsızlıklarını sırf değişime duyduğu açlık yüzünden halı altına süpürür.

Fakat tavanın unuttuğu bir şey var:

Tabanın bu ilk coşkusu köklü bir doktrinden değil, birikmiş haklı bir öfkeden beslenir.

Kitleler harekete  bir "çıkış kapısı" diye bakar.

Rüzgârı estiren bu öfke, tavanın değişim vaadine rağmen hiçbir değişim sunamaması halinde   alanı terk edecek kadar da kırılgandır.

Bu yeni yapının  en büyük trajedisi tam olarak burada başlıyor:

Tabanın o öfke dolu, organik enerjisi; tavanın dar ve hesapçı ajandasına kurban ediliyor.

Yeni bir parti kurulacağı iki aydır hep gündemdeydi.

Eğer mesele gerçekten bu memlekette karşılığı olan, sıfırdan ve demokratik bir dip dalgası yaratmak olsaydı; o iki ay bu gerçek öfkeyi sahada örgütlemek için geçirirdi.

Maalesef tavanın derdi yeni bir hareket doğurmak değil, kestirmeden "ana muhalefet" koltuğunu kapmak oldu.

Organik örgütlenmeyi hamallık ve zaman kaybı olarak gören tavan; sahadaki neferin değil, cebine koyduğu 91 milletvekilinin pazarlık hesabını yaptı.

CHP’nin tüm olumsuz alışkanlıklarını, klik savaşlarını ve kirli bagajlarını üzerinde taşıyan bu hazır vekiller vitrine dizildi.

Hareket daha doğmadan, eskinin tasfiye edilmiş aktörlerinin vesayetine hapsedildi.

Bu hazır vekil kadrosunun ve değişim iddiasının en büyük defosu ne biliyor musunuz?

Büyük çoğunluğu bu yeni partiyi kalıcı bir yuva olarak görmüyor.

Onlar için burası, eski evdeki kavgalar bitene kadar sığınılacak geçici bir "mülteci kampı"!

Akılları, fikirleri ve istikbal planları hâlâ eski çatının altında.

Yarın konjonktür değiştiği an, eldeki 91 sandalyeyi pazarlık masasına koyup eski evlerine dönmek için gün sayıyorlar.

Yeni Parti daha doğarken eski yapının rehineliğine mahkûm kaldı.

İşte bu makyajın döküleceği, tavanın maskesinin düşeceği yer örgütlenme aşamasıdır.

Samimi taban; "bir ön seçim, bir temayül yapılır da söz hakkımız olur" diye beklerken, yukarıdan inen bir atama balyozuyla darmadağın edilecek.

Seçim kanunu açık:

Meclis'te grubun olsa bile 41 ilde teşkilatlanıp kongre yapmadan pusulaya giremiyorsun.

İki ay boyunca meclis aritmetiğiyle yatıp kalkan, saha örgütlenmesini zerre takmayan tavan; şimdi takvim ve baskın seçim senaryoları öne sürerek milletvekillerinin kontrolünde bir örgütlenme yapacak bu çok açık ve net.

Tabelayı ve seçim takvimine yetişme iddiasıyla illere, ilçelere kimler kurucu olacak dersiniz?

Değişim fikrine alabildiğine uzak, parası veya Ankara'da dayısı/teyzesi olan "eski siyaset esnafları"!

Tabanın tırnaklarıyla kazıyarak inşa edebileceği koskoca bir gelecek, tavanın tabana olan güvensziliği ve baskın seçim iddiası yüzünden bilindik siyasetçilere ihale edilecek.

Türk siyaset tarihinin bizlere (mesela 1994 Yeni Demokrasi Hareketi tecrübesinde) defalarca öğrettiği üzere; kırılan ve öfkesi gasp edilen samimi taban en tehlikeli tepkiyi verir:

Sessizce evine döner.

Kısacası tabanın enerjisiyle bir toplumsal harekete dönüşebilecek büyük potansiyel, 91 vekilin dar meclis hesabına kurban edilmiştir.

Netice mi?

Tabanın yükselttiği o büyük dalga, tavanın barikatlarına çarpıp geri çekilmek zorunda kalır.

Geriye ise Meclis'te 91 sandalye ile iktidar olma iddiasını öne süren; ama ruhu, heyecanı, örgütü ve tabanı tükenmiş, eleştirdiği statükonun kötü bir kopyasından ibaret sönümlenmiş bir yapı kalır.

Taban yerine tavanı seçmek ise bilinçli bir tercihtir

Kopyalandı

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
  1. YUKARI MAHALLE CUMHURİYET CADDESİ’Nİ KİM ARAÇ TRAFİĞİNE KAPATTI, HANGİ YETKİYLE?
  2. PATPATA OTOPARK ÇÖZÜM DEĞİL,ERTELEME ADRES:TBMM
  3. “PATPAT” MESELESİ CEZAYLA DEĞİL KURALLARLA ÇÖZÜLÜR!
  4. AZOTLU GÜBRE ÜZERİNE AYKIRI DÜŞÜNCELER
  5. FINDIĞIN BAĞIMSIZLIK SAVAŞI VE TAŞRA SİYASETİNİN MAHCUBİYETİ