Köşe Yazısı
Ergun AŞÇI
ALİ UZUN’UN TRUMP’SIZ NATO GÜNLÜĞÜ ve REEL POLİTİK
Ali Uzun; başarılı bir seracı, tohumcu ve başarılı olmasını canı gönülden temenni ettiğim fındık kooperatifi AFİKO’nun da kurucu başkanı. Aynı zamanda, sanırım kuruluşundan beri AKP içinde aktif bir siyasetçi. İmam-Hatip ve Millî Görüş geleneğinden geliyor; MTTB ile bir bağlantısı olabilir ama emin değilim. Milletvekilliğine ve belediye başkanlıklarına birkaç defa aday adaylığı olmuşluğu var ancak tercih edilmedi. Ali Uzun ile siyasi görüşlerimiz farklı olsa da zaman zaman bazı görüşlerimiz çakışır. Donald Trump’ı ikimiz de sevmeyiz ama onun dili intikamcı bir nefret kusar TRUMP’karşı. Sosyal medya paylaşımlarında Trump’a karşı adeta kin kusar. 7 Nisan’da şöyle demişti mesela: "Papa bile sarı çıyana isyan etti." Buradaki "sarı çıyan" elbette ki Donald Trump. 15 Mart’ta ise Seyyid Kutub’dan şöyle bir alıntı paylaşmıştı: "Amerika’dan nefret ediyorum ama daha çok Amerika’nın vicdanına sığınan Müslümanlardan nefret ediyorum." Trump nefretinin temel kaynaklarından biri belli ki Seyyid Kutub. Seyyid Kutub’un kim olduğunu bilmeyen yeni AKP’liler açıp baksınlar; her ne kadar günümüzde adı az geçiyor olsa da kendisi AKP kurucularının temel referans kaynaklarından biriydi. Buraya kadar tamam da lafı nereye bağlayacağım belli değil gibi, değil mi? Ali Uzun 5 Temmuz’da, "Türkiye’nin Geleceği Avrasya’da" başlığıyla yazdığı yazıda; Türkiye’nin stratejik olarak nerede durması gerektiğine ve NATO’nun günümüzdeki konumuna dair görüşlerini paylaşmış. Aslında birçok görüşüne katılmadığım hâlde bunları yazdığı için kendisini tebrik ediyorum. Zira Akçakoca’da görüşlerini bu şekilde anlatmaya cesaret eden başka biri de yok. Aslında bir yönüyle de AKP’nin dış politikalarına karşı muhalif bir yazı sayılabilir. Ancak makalenin sonuna koyduğu not ile reel politik olarak Türkiye’nin dış politika siyasetlerini münasip gördüğünü de belirtmiş. AKP’li olmak böyle bir şey; yukarıya karşı her zaman bir açık kapı bırakmak... Fakat bu yazıda benim dikkatimi çeken asıl mesele şu: NATO toplantısı vesilesiyle yazıldığı çok belli olan bu metinde, Trump’ın adı bir kere bile geçmiyor. Hani "Trump’a ceza mı veriyor?" desem, daha önce bol bol adını nefretle anmasından ötürü böyle bir ihtimal de yok. Yazıyı okuyan zanneder ki Trump Türkiye’ye gelmemiş. Bu da Ali Uzun’un reel politiği işte:Trump ile Recep Tayyip Erdoğan’ı yan yana getirmemek... Trump’ın Tayyip Erdoğan övgülerini dışarıda bırakmak; Tayyip Erdoğan’ın Trump dostluğunu önemsemesini de görmezden gelmek... Reel politik, adeta konforlu bir sığınak. Ancak Seyyid Kutup’tan yapılan alıntıya da tam bir tezat olduğunun altını çizelim. Görmezden geldiği şeyler arasında, NATO toplantısı sonrasında potansiyel (!) suçluların suç bile işlemeden gözaltına alınmaları da var tabii ki. Burası Akçakoca; parti içi muhalefet ancak bu kadar olabilir. Belediye Başkan Vekilimiz Alev Ünal’ın ve AKP İlçe Başkanı Burhan İşleyen’in de NATO hakkındaki görüşlerini de öğrenebilsek keşke...