Köşe Yazısı
Ergun AŞÇI
BÜYÜK ATILIM: ÇUHALLI PLAJI’NDAN ÇUHALLI PATATES TARLASINA!
Akçakoca turizminde ezberleri bozan, ufkumuzu iki katına çıkaran muazzam(!) bir belediyecilik başarısına şahitlik ettik.
Yıllardır o pürüzsüz, ayağa batmayan, can sakinliği veren düz Çuhallı Plajı’ndan hepimiz çok sıkılmıştık.
Neydi öyle halı gibi kumsal?
İnsan yorulmuyordu, heyecan yoktu.
Neyse ki yeni seçilen başkan vekilimiz Alev Ünal Akçakoca halkının ve turistlerin feryadını duydu ve sahile o şanlı dozeri indirdi!
Eski kum temizleme makinesi zaten nazlıydı, hidroliğiydi eleğiydi derken bir türlü rabıtalı çalışmıyordu.
Yeni yönetim de baktı ki bu iş emek istiyor, sabır istiyor; "Aman canım, nasılsa düzen tutmuyor" diyerek kum temizleme makinesini sahaya sürmeye gerek görmedi.
Makineyi tamir etmekle veya yenisini kiralamakla kim uğraşacaktı ki?
En temizi sahilde arıza yapan araçla madara olmak yerine pes edip cihazı hangarda çürümeye terk etmekti.
Ardından paletleriyle kumu hunharca ezen, arkasında devasa hendekler bırakan heybetli dozerimiz sahne aldı.
Ortaya çıkan eser gerçekten göz yaşartıcı: Çuhallı Sahili artık bir plaj değil, adeta patates ekimine hazır, birinci sınıf bir Karadeniz tarlası!
Peki, bu muazzam deha kimin fikrî?
Belediye Başkan Vekilliği koltuğuna oturan Sayın Alev Ünal’ın kulağına bu pes etme taktiğini acaba kim fısıldadı?
Muhtemelen belediyedeki bürokratlardan biri Alev Ünal'a şu tavsiyeyi verdi:
"Başkanım, o arıza yapan eski makineyle uğraşıp bütçeyi harcamayalım. Gönderelim sahile dozeri, tarla gibi sürsün. Zaten bizim halkımız sahilde iş makinesi sesi duymayı, duman görmeyi hizmetten sayar!"
Sayın Başkan Vekili de bu akıl küpü fısıltıya inanmış olacak ki, koskoca plajı fırtınanın insafına bırakan o şanlı operasyonun düğmesine basıverdi.
En muazzam kısım ise halkımızın ve de mahalli basınımızın bu vizyonu anında kavrayıp alkış tutması oldu.
Kimse çıkıp da "Yahu o makine çalışmıyorsa yenisini niye bulmadınız? Dozer paletiyle sahil mi düzleşir" diye de sormadı.
Mahalli basın başta olmak üzere.
Halbuki kum temizleme makinesi ile sahili temizlemekle dozer ile sahili sürmek arasında ekolojik denge arasında büyük fark vardır.
Belli ki yeni yönetimimiz henüz teknolojiyi kullanmak hususunda da yetersiz.
Tembellik etmeyip bir yapay zekâya sorsalar dozerin ekolojik dengeye büyük zarar vereceğinin bilgisine de ulaşabilirlerdi.
Bunun yerine bu “zihni sinir” fikrine rağbet etmişler.
Tabii ki böyle bir araştırma yapmak için ekolojik hassasiyet de gerekir, ilk icraatlardan birinde dikkate alınmaması kaygı verici.
Şimdi hep birlikte, belediyenin dozerle bozduğu sahili bedavaya düzeltsin diye sahile gelenlerin koşuşturmalarından ve de Karadeniz'den gelecek fırtınadan medet umuyoruz.
İlk icraatlardan biri olarak yeni belediye yönetimin göz boyama seçimi yapmış olması şık olmadı.
Muhakkak ki kadınlar çok daha iyi bilir ama yine de söyleyeyim:
Her makyaj eninde sonunda akar ve silinmesi gerekir.