Düzce 10° Hafif yağmurlu
Son dakika
Ergun AŞÇI Köşe Yazısı Ergun AŞÇI

BAĞRATLI HANEDANI

Bağratlı (Bagrationi)Hanedanı, bin yılı aşkın süredir Kafkasya’nın siyasi mimarı olarak kabul edilir.

Geleneksel tarihçilik bu aileyi doğrudan Gürcü krallık idealinin merkezine koysa da modern araştırmalar hanedanın doğuşunu tarihsel İspir bölgesine ve bu coğrafyanın otokton halkları olan Laz-Zan aristokrasisine bağlamaktadır.

Hanedanın kök saldığı İspir/Speri, antik dönemden itibaren  Laz kabilelerinin ve Kolhis kültürünün güney sınırını oluşturuyordu.

N. Marr ve E. Takaishvili gibi isimlerin vurguladığı üzere, Bağratlıların bu topraklardan çıkmış olması, onları genetik ve kültürel olarak Laz-Zan havzasına bağlar.

İsmi "Bağratlı" olarak anmak, İspir’in yerel fonetiğine ve bu soylu zincirinin toprağa dokunan karakterine çok daha uygundur.

Burada unutulmaması gereken nokta, 7. ve 8. yüzyıllarda etnik kimliğin bugünkü anlamda bir ulus bilinci taşımadığıdır.

İspir, sadece Lazların değil, Ermeni ve proto-Gürcü toplulukların da geçiş güzergahıydı.

Nitekim bu kozmopolit kök, aileyi sadece Gürcü krallığına değil, aynı zamanda Ermeni Bağratuni hanedanlığına da bağlayan ortak bir aristokratik damar işlevi görmüştür.

Bu tarihsel geçişkenlik, hanedanı tek bir etnisiteye hapsetmek yerine, bölgenin büyük güçleri arasında köprü kurabilen çok büyük bir siyasi organizasyona dönüştürmüştür.

Dolayısıyla Bağratlıları tek bir etnik kalıba hapsetmek, bölgenin o dönemdeki kozmopolit aristokratik yapısını basitleştirme riski taşır.

"Gürcüleşmiş Laz aristokrasisi" tanımı, hanedanın siyasi başarısının anahtarıdır.

Bağratlılar, Laz-Zan kökenli askeri ve sosyal dinamikleri arkalarına alarak yükselmiş, ancak devletleşme aşamasında Ortodoks Hristiyanlık ve Kartli merkezli bir "Gürcü" kimliğini üstlenmişlerdir.

Bizans ve Sasani arasında hayatta kalabilmek için yerel bir kabile kimliğinden, kapsayıcı bir krallık kimliğine evrilmek zorundaydılar.

Bu bağlamda, onların "Lazlığı" bir köken hatırası olarak kalırken, "Gürcülüğü" kurumsal bir devlet projesine dönüşmüştür.

Bu süreçte Gürcü Ortodoks Kilisesi’nin rolü belirleyicidir.

Ayin dilinin Gürcüce olması ve hanedanın dini meşruiyet arayışı, Laz-Zan kökenli bu aileyi kültürel olarak Kartli merkezli bir yapıya eklemlemiştir.

Hanedan, kurumsallaşma sürecinin ilerleyen safhalarında Trabzon İmparatorluğu’nu yöneten Komninoslar ile kurduğu stratejik akrabalık bağları sayesinde, İspir’deki yerel köklerini Bizans’ın yüksek aristokrasisiyle harmanlayarak siyasi etki alanını Karadeniz kıyılarına kadar perçinlemiştir.

Bağratlı Hanedanı’nın İspir’den başlayan yolculuğu, Kafkasya’da soyluluğun ne kadar geçirgen olduğunu kanıtlar.

Hanedanın Laz-Zan kökenleri, onların askeri gücünün "hammaddesi" iken; Gürcü kimliği, bu hammaddenin işlenerek bir hakimiyet mekanizmasına dönüşmüş halidir.

Netice olarak Bağratlılık, İspir’in yerel dinamikleriyle geniş bir coğrafyanın siyasi kültürünü aynı potada birleştiren, tarihsel sürece başarıyla uyum sağlamış bir hakimiyet anlayışıdır.

Kopyalandı

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
  1. YUKARI MAHALLE CUMHURİYET CADDESİ’Nİ KİM ARAÇ TRAFİĞİNE KAPATTI, HANGİ YETKİYLE?
  2. PATPATA OTOPARK ÇÖZÜM DEĞİL,ERTELEME ADRES:TBMM
  3. “PATPAT” MESELESİ CEZAYLA DEĞİL KURALLARLA ÇÖZÜLÜR!
  4. AZOTLU GÜBRE ÜZERİNE AYKIRI DÜŞÜNCELER
  5. FINDIĞIN BAĞIMSIZLIK SAVAŞI VE TAŞRA SİYASETİNİN MAHCUBİYETİ