Köşe Yazısı
Ergun AŞÇI
AKÇAKOCA HALKINA DUYURU
Akçakoca İçin Kronometre Çalışmaya Başladı: 20 Nisan İlanı Bir Uyarı Fişeğidir!
Akçakoca’nın geleceğini ipotek altına alacak ARK Ocağı ya da proje dosyasında yer alan havalı ismiyle “İlave Metal Tesisleri" projesinde sis perdesi aralanmaya başladı.
14 Nisan’da Ankara’da yapılan İDK (İnceleme Değerlendirme Komisyonu) toplantısının sonuçları 20 Nisan itibarıyla e-ÇED duyuru sistemine yansıdı.”
Kamuoyunu takip edenler için henüz yolun başında gibi görünse de aslında bu tarih, bürokrasinin "onay" mekanizmasını resmen işlettiği andır.
Bekleme Süreci Bitti, Onay Süreci Başladı
14 Nisan ile 20 Nisan arasındaki o sessiz 6 gün, projenin reddedilmesi için değil; muhtemelen toplantıdaki teknik pürüzlerin giderilmesi ve raporun "askıya çıkacak" hale getirilmesi için kullanıldı.
ÇED süreçlerinde İDK toplantısından sonra raporun sisteme düşmesi, projenin bürokratik vizeyi büyük oranda cebine koyduğu anlamına gelir.
%1,5’lik Acı Gerçek: İDK Bir Engel Değil, Vize İstasyonudur
Türkiye’de ÇED süreçlerine giren projelerin yüzde 98’5’u onaylanır.
Bu komisyonlar projeyi durdurmak için değil, hukuki açıklarını kapatıp "yürütülebilir" hale getirmek için vardır.
20 Nisan duyurusu, bu "vize" işleminin tamamlandığının ve projenin nihai onay aşamasına geçtiğinin habercisidir.
Nihai ÇED kararı açıklandığında yürütmeyi durdurma talepli idari davamızı 60 gün içerisinde açabiliriz.
Ancak bu aşamada 30 Nisan’a kadar itirazlarımızın dosyaya girebilmesi dava süreci için önem taşımaktadır.
Gerek CİMER üzerinden gerekse de Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü ya da Çevre Bakanlığına yapılacak her itiraz değirmene su taşımak manasına gelecektir.
Eğer itirazlarınızı iletmeye karar verirseniz bu projenin bir sel yatağına yapıldığını eklemeyi unutmayınız.
Bu süreç yalnızca bir yatırım kararı değil, Akçakoca’nın uzun vadeli çevresel ve ekonomik geleceğini belirleyen bir eşiktir.
Karar Bakanlık tarafından verilecektir; ancak kararın içeriğini şekillendiren şey, sürece dahil edilen teknik ve toplumsal itirazların bütünüdür.
Bugün dosyaya girmeyen her risk, yarın geri döndürülmesi zor bir gerçekliğe dönüşebilir.