Düzce 10° Hafif yağmurlu
Son dakika
Ergun AŞÇI Köşe Yazısı Ergun AŞÇI

3. KAFKAS TÜMENİ SEVKİYATINDAKİ EKSİK HALKAYI TAMAMLARKEN

“Millî Mücadelenin Bilinmeyen Bir Sahifesi daha” yazısını bitirdiğimde, bir şeyleri atladığım duygusu peşimi bırakmadı.

3.Kafkas Tümeninin tamamının lojistik sebeplerle Akçaşehir’den sevkiyatı mümkün değildi. Ancak Gazal ve Dana ile yapılan sevkiyat da gözüme yeterli görünmemişti.

Bu sebeple başka sevkiyatlar olup olmadığını araştırdım.

 

Ve evet, varmış. Hem de Gazal ve Dana üzerinden yapılan sevkiyattan 6 gün önce, 21 Mayıs 1921’de.

Sevkiyat Şahin şilebi ile yapılmış.

Yapılan sevkiyattaki mühimmat ise tüm kaynaklarda aynı:

 

4000 tüfek ve 1500 sandık fişek.

4000 tüfek, 3000–4000 olarak tahmin edilen tümen mevcudu ile son derece uyumlu.

 

Şahin şilebinin net tonajı 467 ton olarak gösterilmiş. Osman Öndeş’in “Kurtuluş Savaşının Vapurları” adlı çalışmasında da bu şekilde yer alıyor. Boyu ise yaklaşık 61 metre.

Batum’dan Akçakoca’ya güvenli olarak gelebileceği yük, yapılan hesaplamalara göre 200–250 ton civarında.

4000 tüfek ve 1500 sandık fişeğin ağırlığı ise yaklaşık 80–100 ton olarak hesaplanıyor.

Bu miktar, o günün Akçaşehir’inin lojistik imkânlarıyla bir gecede boşaltılabilecek bir yük olarak görünüyor.

Şahin şilebinin güvenli olarak taşıyabileceği yük 200–250 ton ise, geriye 100–150 tonluk bir kapasite daha kalıyor.

Yani bir kısım asker ve kurmay heyetinin de bu Şahin şilebiyle Akçaşehir’e sevkiyatı gerçekleşmiş olabilir.

Ancak bunu teyit eden bir kayıt yok.

 

Reddeden bir kayıt da yok.

Millî Mücadele döneminin lojistik şartları açısından bakıldığında, asker sevkiyatının da yapılmış olması kuvvetle muhtemeldir.

Güvenli seyir için 200–250 tonluk bir taşıma kapasitesi esas alındığında, 1000–1100 civarında bir asker kapasitesi ortaya çıkıyor.

Bu da o günün şartlarında yaklaşık bir alaya yakın bir kuvvet demektir.

Bir yönüyle, bir önceki yazımızı da düzeltmiş oluruz.

 

Eğer bu miktarda bir asker sevkiyatı yapılmışsa…

Bir alay asker, halkın hafızasında zamanla bir tümen askere dönüşmüş olabilir.

“3. Kafkas Tümeninin bir alay askeri”, zamanla “3. Kafkas Tümeninin tamamı” haline gelmiş olabilir.

Daha fazla mühimmatın sevk edilmesi ve boşaltılması ise ciddi riskler taşıyordu.

Başta Yunan zırhlısı Averoff olmak üzere, düşman gemilerinin ani bir baskın yapma ihtimali her zaman vardı.

Bu nedenle sevkiyatın mümkün olduğunca kısa sürede tamamlanması gerekiyordu.

Gemi açıkta ne kadar uzun süre kalırsa, yakalanma riski de o kadar artıyordu.

Bu sebeple boşaltılacak yük miktarı, Akçaşehir’in o günkü lojistik imkânları da dikkate alındığında, ancak 80–100 ton civarında tutulmuş olabilir.

Bu miktar hem bir gecede indirilebilecek seviyede hem de düşman baskını riskini artırmayacak bir sınırdı.

Dolayısıyla sevkiyat planlamasında “en fazla yük” değil, “en güvenli yük” esas alınmış görünmektedir.

Bu sevkiyatın komutası ile yerel bağlantılarının nasıl kurulduğu ise, başlı başına ayrı bir yazının konusu olacak kadar derin ve dikkat çekicidir.

Kopyalandı

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
  1. YUKARI MAHALLE CUMHURİYET CADDESİ’Nİ KİM ARAÇ TRAFİĞİNE KAPATTI, HANGİ YETKİYLE?
  2. PATPATA OTOPARK ÇÖZÜM DEĞİL,ERTELEME ADRES:TBMM
  3. “PATPAT” MESELESİ CEZAYLA DEĞİL KURALLARLA ÇÖZÜLÜR!
  4. AZOTLU GÜBRE ÜZERİNE AYKIRI DÜŞÜNCELER
  5. FINDIĞIN BAĞIMSIZLIK SAVAŞI VE TAŞRA SİYASETİNİN MAHCUBİYETİ