Düzce 10° Hafif yağmurlu
Son dakika
Ergun AŞÇI Köşe Yazısı Ergun AŞÇI

1920”LERİN AKÇAKOCA’SINDA BİR BELEDİYE BAŞKANI

-LÜTFİ GÖREN’İN İZİNİ SÜRMEK-

Akçakoca’da 1920–1925 arasında belediye başkanlığı yapmış Lütfi Gören hakkında doğru düzgün bir bilgi yoktu. 90’lı yıllarda tanıdığım Defne Gören’in bile dedesinin Akçakoca’daki geçmişinden haberi yoktu; bırakın geçmişi, Akçakoca’yı görmüşlüğü bile yoktu. Yani Gören ailesinin hafızası, neredeyse Akçakoca’ya hiç uğramadan bir asrı devirmiş.

Benim Lütfi Gören’e dair ilgim de aslında torunu Defne Gören’le başlayan arkadaşlığımız sayesinde oluştu—her ne kadar kendisiyle irtibatımız çoktan kopmuş olsa da.- Bununla birlikte “hemen araştırayım” diye özel bir çaba da sarf etmemiştim. Ta ki Akçakoca tarihiyle ilgili çalışırken bir makaleye denk gelene kadar.

Ne yalan söyleyeyim, çok sevindim.

Çünkü Akçakoca’da siyaset denince hep aynı üç-beş isim etrafında dönülür; tarih ise çoğu zaman yalnızca kahramanlık hikâyeleriyle inşa edilmeye çalışılmıştır. Lütfi Gören ise adeta görünmez bir siyasi figür olarak arka planda bırakılmıştır.

Sakarya Üniversitesi’nden Doç. Dr. Cengiz Mutlu, 2024’te “Bolu Milletvekili Lütfi Gören ve Siyasi Faaliyetleri” adlı bir makale yayımlamış. Emeğine sağlık; zira Lütfi Gören hakkında yazılmış en kapsamlı çalışma bu. Makalenin tamamını buraya koyacak değilim; kopyala-yapıştır müptelaları biraz zahmet edip kendileri bulsunlar.

Ama madem bu değerli metin ortaya çıktı, birkaç hususa değinmeden ve eleştiriyi eksik bırakmadan geçmeyeceğiz.

İlk dikkat çeken husus şu: Lütfi Gören, 1903 yılında Vefa İdadisinden mezun olduğu yıl babasını kaybediyor ve aile Akçakoca’ya taşınıyor. Ardından bir kundura mağazası açıyorlar. Mutlu Hoca’nın ifadeleriyle “kundura mağazası açarak ticarete atılan ve etrafındakilere de bu işi öğreten Lütfi Gören”… Burada duralım.

Yangın çıktığında 20 yaşında olan bir gencin, henüz hayatının başında, ayakkabıcılık işinin ustası olmuş ve çevresine meslek öğreten biri olarak sunulması pek mantıklı gelmiyor.

İstanbul’da okumuş olmanın avantajı olabilir, bağlantılar kurmuştur, tedarik zinciri sağlamıştır — eyvallah. Ama “öğreten”, “usta”, “piyasanın kurucusu” gibi iddialar? Bunlar fazlaca cömert yorumlar. Aile anlatılarının zamanla efsaneleşmesine çok benziyor.

1908’e geldiğimizde Lütfi Gören’in kereste ticaretine “Sütlüceli Hakkı Bey’in teşvikiyle” başladığı yazılmış. Peki bu Hakkı Bey kim? Aradım, taradım, tek bir bilgi kırıntısı bile yok. Makalenin dipnotlarında dahi yok. Muhtemelen aileden aktarılan, kulaktan dolma bir figür.

Asıl ilginç olan ise şu: Kereste ticaretine başlanan bu yıl, Akçakoca için kritik bir yıl. Çünkü aynı yıl, Akçakoca’nın en büyük kereste tüccarı olan ve limancılık başta olmak üzere birçok alanda etkinlik gösteren Yanyalı Miçooğlu Dimitri öldürülüyor. Cinayet sonrası açılan uzun mahkeme sürecinde Mehmet Arif Madenci suçlanıyor; sonra beraat ediyor ve ticarete aynen devam ediyor.

Şimdi burada durup bir soru soralım:

Lütfi Gören’in keresteciliğe başlamasıyla, Akçakoca’nın en büyük kereste tüccarının öldürülmesi arasındaki bu çakışma tesadüf müdür?

Belki öyledir, belki değildir.

Ama en azından tartışmaya değer bir konu iken, makalede tek bir değinme bile yok.

Dahası, Millî Mücadele dönemi anlatılırken Mehmet Arif Madenci’nin çoğu metinde gölgede bırakıldığını görüyoruz. Aynısı Lütfi Gören için de geçerli: Millî Mücadele yıllarındaki faaliyetleri makalede ancak sınırlı biçimde yer bulmuş.

Belki de Mutlu Hoca bu dönemi ayrıca ele alan bir çalışmanın hazırlığındadır; umarım öyledir de bu tespitim dolayısıyla mahcup olurum. Çünkü Lütfi Gören’in bu yıllardaki rolü, geçiştirilerek değil, müstakil bir çalışma ile ortaya konmayı hak ediyor.

Lütfi Gören’in Bolu siyasetindeki ağırlığı da kendi başına dikkat çekici. 1939’da CHP’den milletvekili seçilmeden önce dört dönem il genel meclisi üyeliği yapmış; Hilal-i Ahmer Cemiyeti Başkanlığı ve Bolu Türk Ocağı Başkanlığı yürütmüş. Öte yandan başka bir Akçakocalı — Reşat Aker — 1934’ten 1945’e kadar Bolu Belediye Başkanlığı görevini sürdürüyor. Yani iki güçlü figür, iki etkili siyasetçi… Ama Akçakoca’da isimlerini bilen yok.

Bolu’da siyaset sahnesinde ağırlıkları yıllarca hissediliyor, fakat Akçakoca’da bırakın hikâyelerini, adlarını bilen insan sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor.

Demek ki bazı insanların tarihteki yeri, onların yaptıklarından çok, kimlerin onları anlatmayı tercih ettiğine bağlı.

Kopyalandı

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
  1. YUKARI MAHALLE CUMHURİYET CADDESİ’Nİ KİM ARAÇ TRAFİĞİNE KAPATTI, HANGİ YETKİYLE?
  2. PATPATA OTOPARK ÇÖZÜM DEĞİL,ERTELEME ADRES:TBMM
  3. “PATPAT” MESELESİ CEZAYLA DEĞİL KURALLARLA ÇÖZÜLÜR!
  4. AZOTLU GÜBRE ÜZERİNE AYKIRI DÜŞÜNCELER
  5. FINDIĞIN BAĞIMSIZLIK SAVAŞI VE TAŞRA SİYASETİNİN MAHCUBİYETİ