Köşe Yazısı
Ergun AŞÇI
ANKARA’DA KAPALI KAPILAR ARKASINDA ARK OCAĞI İNCELEMESİ
AKP iktidara geldiğinden bu yana ÇED Yönetmeliği tam 16 kez değiştirildi.
Ne büyük incelik değil mi? İnsan ister istemez düşünüyor:
Doğa ve halk böyle bir ihtimam(!) görmese ne yapardı acaba?
Soruyu daha da genişletelim:
Bugün herhangi sıkı bir AKP’liye “Bu değişiklikler çevre için yapıldı mı?” diye sorsanız, yüzünüze doğrudan bakıp “evet” diyebilir mi? (ÇED’in ne olduğundan habersiz olanlar hariç tabii ki.)
Cüneyt Yemenici, Erol Solak ya da Mehmet Nazım Pazvant gibi isimler bunun yanıtını verebilir…
Ama muhtemelen önce bir gülümserler.
Hani böyle, “Bu soruyu gerçekten soruyor musunuz?” gülümsemesi.
Sonra bildik repertuvar başlar:
“İstihdam… Kalkınma… Büyüme… Nüfus artışı…”
Yani çevre savunması değil, daha çok “müjde paketi” gibi.
Dolayısıyla “evet” cevabı alamazsınız. “Her şey kanunlara uygun yürümektedir” gibi bilindik sözlerini tekrarlayacaklardır.
Her cümlenin parantez içindeki vaat demeti de hazırdır:
“Bu söylemlere eşlik ederseniz müjdelerden(!) siz de pay alabilirsiniz.”
Ark ocağına gelecek hurdaların gürültülerinin eşliğinde söylenecek bir tür siyasi türkü gibi…
Bu ülkede OSB alanlarında arsa kapıp sonra değerlenince satma meselesinin, adeta “Yatırıma Giriş 101” kitabında ilk örnek olduğu söylenir.
Elbette tamamen tesadüf… Kimsenin aklına başka şeyler gelmez herhalde(!)
ÇED süreçlerinde klasikleşmiş bir hamle daha var:
Önce kapasite düşük gösterilir, sonra fabrika dikilmeye başladığında birdenbire “kapasite artışı” ihtiyacı doğar.
Ne tesadüf! Tesis büyüdükçe çevre de kendiliğinden genişliyormuş gibi…
Ağır Haddecilik firmasının mahkemeler dahil tüm süreçleri aşması hâlinde benzer bir sürprizin(!) gelmesi ihtimali, ne yazık ki kimse için şaşırtıcı olmayacaktır.
Tabii bir dönem Ağır Haddecilik firmasının fabrika müdürü tarafından “temiz OSB” gezileri düzenlenmiş, umut dolu cümleler kurulmuştu.
Kimilerine göre geziler güzeldi, çevre hakkında verilen güzel ve yeşil vaatler havada uçuşuyordu.
Ağır Haddecilik firmasının ARK OCAĞI tesisinin OSB’nin ek projesi olarak kurulmak istendiğini bir kere daha hatırlayalım.
Sahadaki gerçek manzara ise ayrı bir tür belgesel.
Belgeselin “yalan” üzerine mi yoksa “doğru” üzerine mi kurgulandığına okuyucular karar versin.
Gelelim İDK’ya…
İnceleme Değerlendirme Komisyonu. ARK OCAĞI için Ankara’da toplanacak komisyona.
Adı güzel, vaat ağır.
Bakanlık bürokratları ve şirket temsilcileri burada.
Halk yok, STK yok, şahsi katılıma izin yok.
Kısacası “Siz gelmeyin, biz sizin yerinize de değerlendiririz” hegemonik yapısı.
Ama bakın bir veri var, göz ardı etmek ayıp olur:
2024 yılına kadar 73.247 projeden sadece 61’i “ÇED Olumsuz” almış.
Bu oranı görünce insan komisyonun ne kadar uyumlu (!)çalıştığını fark ediyor.
Komisyon üyelerinin Akçakoca’ya gelip gelmediği, OSB’de bir tur atıp atmadığı ise bilinmiyor.
Hatta e-mail yoluyla gönderilen itirazların okunup okunmadığı bile meçhul.
Ağır Haddecilik firmasının ARK OCAĞI Tesisi için hazırlattığı ÇED dosyasını hangi uzman kuruluşa değerlendirmesi için sunsanız kesinlikle “zayıf” denilecektir.
Çünkü kuvvetli bir dosya olma ihtimali eldeki verilere göre yoktur.
İDK’nın ise bu eksiklikleri gidermek yerine süreci ilerletme konusunda oldukça pratik olduğu yorumları olduğunu yukarıda verdiğim rakamlar zaten izah etmişti.
Bu sürecin finali idari ve istinaf mahkemelerinde olacak belli ki.
Bizlere düşen de mahkeme sürecine çok iyi hazırlanmak.
Bu yüzden Akçakoca’yı sevenlere küçük bir hatırlatma:
Bu dava süreçleri ucuz değil.
Şirketlerin uzun keşifler, uzak illerden uzmanlar ve masrafı artıran yöntemlerle süreci yıpratması bilinen bir strateji.
Siz yine de bütçenizde “Çevre Savunması Fonu” diye bir kalem açın; en azından kötü gün dostu olur.
Yerelde de Mehmet Nazım Pazvant, Erol Solak ve Cüneyt Yemenici gibi isimlerin ARK OCAĞI tesisinin kurulması için aktif kalmaya devam edeceği anlaşılıyor.
Bu kişilere Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak, Düzce CHP İl Başkanı Özcan Dağıstanlı ve CHP Düzce Milletvekili Talih Özcan’ı eklemezsek de haksızlık yapmış oluruz.
HAMİŞ: İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu (İDK) toplantısı 25 Kasım 2025 Salı günü Ankara’da yapılacak. Ne toplantı saati ne de salon bilgisi ilan edildi. Katılabilmek için resmî dilekçe verdim; dilekçeme cevap vermeye bile tenezzül etmediler.