Düzce 10° Hafif yağmurlu
Son dakika
Ergun AŞÇI Köşe Yazısı Ergun AŞÇI

KOOPERATİFLEŞMEYE KARŞI SUSKUNLUK, FERRERO’YA HİZMETTİR!

Yıllardır yapılması gereken—daha açık ve net söyleyelim—şehrimizin sol jargonunu kullananlar tarafından yapılması gereken fındık tarımında kooperatifleşme çalışmaları nihayet hayat buldu; oysa bu konu bugüne dek gündeme bile alınmamıştı.

"Sol jargonu kullananlar ise hâlâ 'Fiskobirlik canlandırılsın' kısmında kaldılar; oysa Fiskobirlik, piyasada tüccar olma konumunu çoktan kabullenmiş durumda."

"Halkın çoğu 'bekle-gör' tercihinde; gelişmeleri yakından takip edenler ise başarılı olmasını isteyenler ve istemeyenler olarak ikiye ayrılmış durumda."

Tercihimi önceden belirtmiştim, başarılı olmalarını canı gönülden isteyenlerdenim.

"Asıl mesele, başarılı olmalarını istemeyenleri nasıl tespit edeceğimizdir."

Aslında bunun cevabı çok basit: 

Suskunluklarından.

Öte çöpe her şey hakkında açıklama yapanlar, fındık tarımının geleceğini ilgilendiren bir mevzu hakkında açıklama yapmıyorlarsa bilin ki kooperatifleşme çalışmasının başarılı olmasını istemiyorlardır."

Kooperatifleşmeyi kim istemez?

Ferrero gibi fındık tarımı üzerinde tekel kurmak isteyenler ve de bu firmaların uzantısı olarak niteleyebileceğiz “emanetçi “olarak adlandırdığımız fındık tüccarları.

Çünkü üretici birlik olursa, piyasada güçlü olarak bulunursa fındık fiyatlarında manipülasyon yapmak becerileri asgariye iner.

Tabii ki kooperatifleşmeyi istemeyen kanaat önderlerini ve de majestelerinin sivil toplum kuruluşu başkanlarını unutmamak gerekir.

Bu kanaat önderlerinin başında muhakkak ki Erol Solak geliyor.

Geçtiğimiz günlerde verdiği röportajda birçok mevzu hakkında fikirlerini açıklayan Erol Solak, bu yeni kooperatifleşmeyle alakalı olarak bir-iki kelime etmeyi zul görmüş belli ki.

Üreticiye verdiği tavsiye, 'Gidip fındık bahçenizde çalışın.' demekten öteye gitmiyor.
Tam da Ferrero gibi tekelci firmaların istediği gibi.

Bahçelerde verimi artırmak için çalışın demek elbette ki kötü bir şey değil. Ancak üreticinin piyasada güçlü bir aktör olarak sahada bulunmasıyla alakalı iki kelam etmemek, gerçekten çok kötü bir şey.

ATSO Başkanı Mehmet Nazım Pazvant’ın kooperatifleşmeye karşı yaklaşımı da Erol Solak’tan çok farklı değil. Kendisi bir sanayici olmamasına ve aynı zamanda bir fındık üreticisi olmasına rağmen, OSB ve tehlikeli atıklar üretecek Ark Ocağı gibi tesisler mevzu olduğunda her daim açıklamalarda bulunurken, kooperatifleşme söz konusu olduğunda ağzını bıçak açmıyor.

Halbuki en azından kendi köylerindeki kooperatifleşme toplantısına giderek gelişmeleri canlı olarak izleyebilirlerdi; ATSO Başkanı ya da kanaat önderi olarak değil, bir üretici, bir köylü olarak.

Eğer bu kooperatifleşme çalışması akamete uğrarsa, açıklamaları da cepte hazır bekliyor: 

'Biz zaten böyle olacağını biliyorduk.'

Yani demem o ki, bu kooperatifleşme çalışması başarılı olmak zorunda; çünkü başarısızlık halinde üretici, Ferrero gibi firmaların elinde oyuncak olmaya devam eder."

Bir arkadaşımın iddiasını da kulak arkası edemem doğrusu. 

“Bu çalışma, başarısız olması için başlatıldı; başkaları bunu başlatmasın diye. Erol Solak ve Mehmet Nazım Pazvant’ın suskunlukları ise bu çalışmanın hasbelkader başarılı olmaya yönelmemesi içindir.”

Bu iddiayı boşa çıkarmak için daha çok çalışmaya ve başarılı olmaya da mecburlar.

Kopyalandı

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
  1. YUKARI MAHALLE CUMHURİYET CADDESİ’Nİ KİM ARAÇ TRAFİĞİNE KAPATTI, HANGİ YETKİYLE?
  2. PATPATA OTOPARK ÇÖZÜM DEĞİL,ERTELEME ADRES:TBMM
  3. “PATPAT” MESELESİ CEZAYLA DEĞİL KURALLARLA ÇÖZÜLÜR!
  4. AZOTLU GÜBRE ÜZERİNE AYKIRI DÜŞÜNCELER
  5. FINDIĞIN BAĞIMSIZLIK SAVAŞI VE TAŞRA SİYASETİNİN MAHCUBİYETİ