Düzce 10° Hafif yağmurlu
Son dakika
Ergun AŞÇI Köşe Yazısı Ergun AŞÇI

MOSKOF KEFERESİNDEN İNTİKAM ALAMADAN VEFAT EDEN GÖKTEPE KÖYÜ MEZARLIĞINDA MEDFUN "ALEMDAR ALİ AĞA” HAKKINDA

Tarih öğretmenliği yapan ama bir tarih akademisyeninden daha verimli çalışmalar da bulunan Mete Can’la zaman zaman konuşuyoruz.Mevzu eski mezarlıklardan açıldı, Orhangazi okulunun karşısına dikilen eski mezarlığın mezartaşlarının perişanlığından bahsetti.Laf arasında Göktepe Köyü Mezarlığında “Türbe “olarak anılan herkesin yakınına gömülmek istediği bir mezar olduğundan bahis açtım “türbe” olarak anılan bir mezar bulunduğundan başkaca da bir bilgim yoktu.Meğer bu mevzuda da bilgisi varmış hemen anlatmaya başladı.Mezar taşının üzerinde yazılanı yaklaşık olarak söyledi. Ancak en mühim kısmı bu mezar taşının Necip Fazıl çıkardığı “Büyük Doğu” dergisine bir sayısına kapak olduğunu ancak bu derginin bu sayısına ulaşmanın zorluklarından söz etti.Üşenmedim sabah kalktığımda bilgisayarda “Büyük Doğu Arşiv” yazdım ve dergilerin kapakları önüme geldi.Ve bingoo Mete Can’ın bahsettiği sayı önümdeydi. Ocak 1946 sayısı.Mezartaşının üzerinde yazanlar şöyleymiş:MOSKOF KEFERESİNDEN İNTİKAM ALAMAYAN MERHUM ALEMDAR ALİ AĞA RUHUNA FATİHA 1183 (1764)Akçakoca’da hem araştırmacı hem de entelektüel(!) kimlikleri ile pazarlanan kişilerden duyamadığımız bir bilgi paylaşımıydı Mete Can’ın ulaştırdığı.Necip Fazıl ve çıkardığı “Büyük Doğu” dergisi ise AKP’yi kuran kadroların üzerinde büyük etkisi olan, siyasi İslamcılığı öğrendikleri bir kaynaktı.Ancak belli ki Akçakoca’da “Büyük Doğu” dergisinden haberi olan ne “Milli Türk Talebe Birliği” kökenli ne de “Millî Görüş” kökenli (ya da iki bağlantıya da sahip kişilerin) “Büyük Doğu” dergisiyle belli ki pek bir ünsiyetleri olmamış, bir bağlantıları varmış gibi yapmaktan öteye gidememişler.Çünkü öyle olmasa Alemdar Ali Ağa’nın mezarı çoktan siyasi bir ziyaretgah haline gelirdi.Bildiğimiz gibi “ecdad” günümüz iktidarının kendisini anlatmak için en çok başvurduğu kavramlardan biri.Moskof keferesine karşı savaşmış ancak intikamını alamamanın kederini yaşamış olan bir Osmanlı’dan/Türk’ten daha iyi bir “ecdat” figürü olabilir mi?Alemdar Ali Ağa’nın “ağa” olarak bilinmesi onun bir yeniçeri olmasına işaret ediyor olması büyük bir ihtimaldir.Yeniçeriler de “Bektaşi” ocağına bağlı, yani “Sünni” değiller. Bu Bektaşilik meselesi biraz mesafeli durmaya sebep olmuş olma ihtimalini ortaya çıkarıyor.Çünkü bana göre “Sünni olmadığı neredeyse kesin olan “Eskici Ahmet Dede’den çok daha zor olurdu yeniçeri olmasının tespit edilmesi halinde Alemdar Ali Ağa’yı Sünnileştirmek.Acaba Akçakoca’nın araştırmacı entelektüelleri(!) sırf bu kaygıyla Alemdar Ali Ağa’nın mezarına ilgisiz kalmış olabilirler mi?Doğrusunu söylemek gerekirse hiç sanmıyorum ilk defa kopyalayıp yapıştırmanın dışında bir farkındalık yaratmanın heyecanıyla Alemdar Ali Ağa’nın mezarının başında poz verirlerdi.Alemdar Ali Ağa’nın yeniçeri olması benim varsayımım, tabii ki yanlıyor olabilirim. Gerçek araştırmacılar umalım ki bu hususu aydınlığa çıkarabilsinler.Yazı, siyasetin bu tarih mevzusunu/keşfini gereksiz yere işgal etmemesine dikkat çekmek isterken ister istemez uzadı maalesef.Mete Can’a bir kez daha teşekkür ediyorum     
Kopyalandı

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
  1. YUKARI MAHALLE CUMHURİYET CADDESİ’Nİ KİM ARAÇ TRAFİĞİNE KAPATTI, HANGİ YETKİYLE?
  2. PATPATA OTOPARK ÇÖZÜM DEĞİL,ERTELEME ADRES:TBMM
  3. “PATPAT” MESELESİ CEZAYLA DEĞİL KURALLARLA ÇÖZÜLÜR!
  4. AZOTLU GÜBRE ÜZERİNE AYKIRI DÜŞÜNCELER
  5. FINDIĞIN BAĞIMSIZLIK SAVAŞI VE TAŞRA SİYASETİNİN MAHCUBİYETİ