Köşe Yazısı
Ergun AŞÇI
ÇERÇİOĞLU “VAK’A”SINA AKÇAKOCA’DAN BAKMAK
Aydın’ın bir sakini olan Cihat Kocabay adlı bir yurttaş Çerçioğlu vakasına dair yaptığı yorum dikkatimi çekti.
Şöyle demiş:
“10 yıldır bu kentte yaşıyorum. Bu ilin belediye başkanı ve milletvekillerini defalarca aday gösteren CHP yönetimini de suçluyorum. Sivil toplum ve halkla temasını kesmiş CHP il ve ilçe örgütleri, CHP merkez yöneticilerini kınıyorum. Bu umursamazlığın tüm belediyelerde de yaygın olduğunu düşünüyorum.”
Bu eleştiri aslında Çerçioğlu vakasının buzdağının sadece ucu olduğunu gösteriyor.
Başka vakaların tezahür edeceğine dair iddiaların hiçbirinin gerçekleşmeyeceğine dair kesin bir reddiyenin olamaması ise buzdağının sanılandan çok büyük daha olabileceği ihtimalini artırıyor.
Mesele iktidara karşı eldeki tek kurumsal yapı olan CHP’yi hırpalamayalım meselesine dönüşünce de birçok şeyin üstü örtülüyor ya da çözümler erteleniyor.
Sanki bütün kabahat tek başına Çerçioğlu’nunmuş gibi yapılıyor.
Söke, Sultanhisar ve Yenice belediye başkanlarının kendisiyle birlikte istifa etmiş olması da gölge de kalıyor.
Aslında vaka Aydın’ın CHP açısından siyasi yönetiminin büyük oranda Çerçioğlu’na bırakılmış olmasında.
Çerçioğlu’nun baskın isteği muhakkak ki bunda büyük rol oynamıştır ancak bu isteği yerine getirmek bir mecburiyet miydi?
Bu sorunun net bir cevabı ise verilmiyor.
Benzeri birçok belediyede de aynı sorunlar yaşandığı için sürekli transfer dedikoduları yaşanıyor.
Bu belediyelerden biri de Akçakoca Belediyesi.
6. belediye başkanlığı adaylığında 2. defa belediye başkanlığına seçildiği 2024 Mart ayından beri belediye başkanı olan Fikret Albayrak için parti içi denetim araçlarının hiçbiri çalıştırılmıyor.
İki belediye başkanlığı arasındaki AKP’li ve MHP’li belediye başkanlarından çok daha fazla kişiyi adama iş mantığıyla işe alırken kimse ne yapıyorsun diye hesap sormadığı gibi hesap sorması gereken kişilerin vasıfsız kişilerin işe girmesi için aracılık ettiği gerçeği ile de karşı karşıyayız.
Belediye başkanı olmadığı dönemlerde iktidara yönelik sağlam bir eleştirisi olmayan Fikret Albayrak’ın AKP’li Düzce belediye başkanı Faruk Özlü ile kurduğu sıkı fıkı irtibat ta kimseyi rahatsız etmiyor.
Öyle ki bu irtibatın karşılığı birkaç ahı gitmiş vahı kalmış otobüs olmuş olmasına rağmen.
Buna rağmen de “maden” ve “iklim değişikliği “yasalarına yaklaşımı Faruk Özlü’yle dolayısıyla da iktidarla aynı olması da kimseyi rahatsız etmiyor.
TUİK verilerine hiç itibar etmeyen Akçakoca CHP ileri gelenlerinin deniz suyu ölçümlerinde İl Sağlık Müdürlüğü verilerini Akçakoca’da belediye başkanının isteği doğrultusunda kesin doğru olarak kabul ediyor olması ve de bazı çevrecilerin bile söz konusu belediye icraatları olduğunda sessizliğe bürünmesi de yakın gelecek adına umutsuzluktan başka bir şey de vaat edemiyor.
Ne ilçe yönetimi ne il yönetimi ne Düzce Milletvekili Talih Özcan’ın ve de daha üst CHP yöneticilerinin Akçakoca’da olup bitenlerden bir şikâyeti yok.
Öyle ki belediye başkanının başka partilerde olduğu dönemlerde birçok kez Akçakoca’ya gelmiş olan “Ben Düzce’nin de Milletvekiliyim” diyen kıdemli Milletvekili Mahmut Tanal bile gelmez oldu.
2024 belediye seçimlerinden bu yana belediye başkanının kendisinden önceki belediye başkanlarından en azından liyakat ölçüsünde bir ilerleme kaydedemediği Akçakoca’da siyasetin temel tartışma konusu da ilçe başkanlığı seçimi.
Öyle ki ilçe başkanlığını kimin kazanacağı, ilçenin meselelerinden çok daha mühim hale gelmiş durumda.
Belediye başkanı Fikret Albayrak seçilirken büyük destekler aldığı ilçe başkanını seçildikten sonra devirmek için büyük gayret sarf etmiş ve başarılı da olmuştu.
İddialara/dedikodulara göre de “Kendi adayı seçilmediği takdirde CHP’den istifa edeceğini söylemişti.”
Bu iddia/dedikodu yeni ilçe seçimi öncesinde de geçerli maalesef.
Ve CHP tüm yönetim organlarıyla Akçakoca’daki bu çarpık yapının sürmesine sessiz kalıyor.
Ondan sonra da ne oluyor?
Çerçioğlu vakaları oluyor.
Belediye başkanlığı bir tür “Cumhurbaşkanlığı Sistemi” aslında. Belediye başkanının aşırı yetkilerle donatıldığı bir sistem.
CHP’nin bu sistemi yaratan “Yerel Yönetimler “kanunundan ise bir şikâyeti yok.
Alternatif bir yerel yönetim kanun tasarıları bile yok kamuoyu ile paylaşılmış.
Yani sistemin sürmesinden yanalar. Bu sistem de Çerçioğlu vakaları üretmeye devam edecektir.
Potansiyel bir Çerçioğlu vakası da Akçakoca’nın kapısında.
Düzce’nin AKP’li belediye başkanı Faruk Özlü ile olan sıkı fıkılığa bu açıdan da bakmak gerekir.
İllaki olacaktır demiyorum, kuvvetle ihtimaldir diyorum.
Bitirirken sorayım:
İktidardan bir-iki tık daha iyi olmak yeterli mi?