Köşe Yazısı
Ergun AŞÇI
KADINLAR PLAJI MESELESİ
Önce mevzuat.
Kıyı kanunun 19. Maddesi gereğince Akçakoca Kadınlar Plajındaki uygulamalar ve kontrollerden Akçakoca Belediyesi sorumludur.
Anayasanın 43. Maddesi gereğince de sahillerden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilmesi gerekir.
Kadınlara plaj tahsis edilmesinde kamu yararı var mı?
Başkalarını bilmem ama bana sorarsanız kesinlikle var.
O zaman problem ne?
Kadınlara plaj tahsis etmenin anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olması.
Yani teknik olarak kadınlar plajlarına herhangi bir erkek mayosunu giyip, denize girebilir.
Tabii ki bu kişinin mangal gibi, mangal da yetmez fırın gibi bir yüreğe sahip olması gerekir.
Eğer Anayasa’nın herhangi bir yerinde kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık yapılabileceğine dair bir düzenleme yapılmış olsaydı bu mesele yaşanmazdı.
AKP’nin birçok defa anayasa değişikliği yapılmasına önayak olmasına rağmen bu tip uygulamaları kolaylaştıracak bir çözüm önerisi olmadı.
Yani kadınlar plajı açmak aslında Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı ancak kadınlar plajı söz konusu olduğunda anayasanın eşitlik ilkesi çalışmıyor.
Ancak bu ihlallerin üzerine gidildiği de yok. Nadir misallerde hemen siyaset tarafından sönümleniyor.
Türkiye’de bir hayli kadınlara tahsis edilmiş plajlar var, CHP’li belediyeler de AKP’li belediyeler de kadınlara plaj tahsis etmişler.
Yani bu konu da CHP ve AKP arasında bir konsensüs var diyebiliriz.
Peki Akçakoca’da ki kadınlar plajı mevzusu niçin birden alevlendi, kadınlar plajı niçin bir branda ile ikiye bölündü?
Bu alevlenmenin temelinde 2024 belediye seçimleri sırasında verilen seçim vaatlerinin olduğu kuvvetle muhtemeldir.
Kadınlar plajının arkasında evleri bulunanlar aslında Anayasa’nın eşitlik ilkesi gereğince kadınlar plajının kaldırılmasını talep etmekte haklılar. Ancak görünen o ki, bu meseleyi hukuk yoluyla çözmek yerine siyasi yollardan çözmeye çalışıyorlar.
2024’de seçim zamanı oy verme karşılığı bu konuda bir çözüm üretme vaadinde bulunulduğundan Akçakoca’nın siyasi yapısı gereği bir tereddüt yaşamaya da gerek yok.
Asıl mesele Kadınlar Plajı yakınında evleri bulunanların bu vaadin takibatından vaz geçmemeleri.
Netice de seçim vaatlerini yerine getirebilmek adına Fikret Albayrak’ın bulabildiği müthiş(!) çözümde plajı ikiye bölmek. Bu çözümün(!) Türkiye’de ilk ve tek olma özelliği taşıdığının da altını çizelim.
Mesele bir hukuk meselesi haline gelmediğine göre, bir siyasi mesele olarak ortaya çıktığına göre de siyaseten çözülmelidir.
Ancak belli ki bu mesele artık Fikret Albayrak’ın tek başına çözebileceği bir mesele değil.
Çözebilecek olsa plajı ikiye bölerek meseleyi de daha da büyütmezdi.
AKP İlçe Başkanı Burhan İşleyen niçin bu meselenin çözümüne dahil olup siyaseten yıpransın ki?
Bence çözüm OSB yönetim kurulu üyeleri Akçakoca Kaymakamı Deniz Pişkin, ATSO Başkanı Mehmet Nazım Pazvant ve Belediye Başkanı Fikret Albayrak’ın elinde.
OSB söz konusu olduğunda gösterdikleri performansın yarısını bile gösterseler bu meseleyi çözerler.