Köşe Yazısı
Ergun AŞÇI
CÜNEYT YEMENİCİ FİLM GALASINA GİDECEK Mİ?
Hangi gala?21 Haziran Cumartesi günü anfi tiyatroda yapılacak “SEN, BEN, LENİN” filminin galasına.Saklıköy otelindeki toplantı sırasında Fikret Albayrak Cüneyt Yemenici’yi aralarındaki müthiş uyum sebebiyle muhakkak davet etmiş olması gerekir çünkü.Davet etmese saygısızlık olur.Peki Cüneyt Yemenici bu daveti bir nezaket olarak algılar mı?Bence çok zor.Aklından” Fikret ne yapmak istemektedir, beni madara mı etmek istemektedir?” gibi düşünceler geçirmesi de kaçınılmazdır çünkü.Cüneyt Yemenici’nin belediye başkanlığı sırasında Nisan 2016’da bugün Fikret Albayrak’ın davetlisi olarak gelecek olan filmi senaristi Barış Bıçakçı ve yönetmeni Tufan Taştan Akçakoca’ya gelerek film için mekân ve lojistik imkanlarını araştırmışlardı.Cüneyt Yemenici ile görüşme aşamasına bile geçilememişti, çünkü öncelikle Lenin heykeli görmek istemişler ancak Cüneyt Yemenici heykelin kaybolduğu iddiasını öne sürerek heykeli göstermekten kaçınmıştı.Lenin heykelinin belediyenin nikâh salonunun tuvaletinin yanındaki depo da durduğunu ve bundan Cüneyt Yemenici’nin haberi olduğunu bilahare öğrenmiştim.Zihniyeti 1960’lı yılların Komünizmle Mücadele Derneği zihniyeti olduğu için bu yalanı dolayısıyla muhtemelen kendisi ile gurur bile duymuştur Cüneyt Yemenici.Öyle kolay kolay pişmanlık duymadığından mütevellit “SEN, BEN, LENİN” filminin Akçakoca’da galası yapılıyor olmasından dolayı da Fikret Albayrak’a kızgınlık duymaması da imkansızdır.Yani Cüneyt Yemenici’nin bu davete icap etmesi imkân dahilinde değildir.Peki ya Fikret Albayrak ve Cüneyt Yemenici’nin siyasi büyük(!) abileri Faruk Özlü galaya gelme kararı verir ve “Cüneyt sen de gel” derse ne olur?Siyasi hesaplarını Faruk Özlü ile paralel yürüten AKP ilçe teşkilatını zerre kadar umursamayan Cüneyt Yemenici bu durumda ne yapar?Cumartesi günü şehir dışında katılması gereken bir düğün/nişan gibi bir mazereti öne sürer muhtemelen, yani her hâlükârda bu galaya katılmaz.Bu gala Fikret Albayrak ile Cüneyt Yemenici arasındaki mükemmel uyumu bozar mı?Mesele temelde çıkar birliği meselesi olduğu için biraz kırgınlık yaratacak olsa da birkaç gün sonra halının altına süpürülür ve unutulur.Eğer unutulmazsa da perde arkasının büyük abisi Erol Solak, Fikret Albayrak ve Cüneyt Yemenici arasında çıkabilecek olan soğukluğu kısa zamanda söndürüverir.Yine de Cüneyt Yemenici Faruk Özlü’ye Fikret Albayrak’la iş birliği yaparken daha temkinli olalım uyarısı yapmaktan da geri kalmayacaktır.Bu gelişmede en enteresan olan şey ise Fikret Albayrak her geçen gün daha da sağcılaşırken “Lenin”e bir sevgisi olduğuna dair bir imasının olması.Bu ima ile de sanırım kendisine moral vermek istiyor “Ben hala solcuyum Cüneyt Yemenici gibi değilim” diye.Tabii bir de eski solculara mesaj verme tarafı var bu imanın, mesajı kimse almaz demeyin, "kör atın kör alıcısı olur" der bir atalar sözümüz…