Düzce 10° Hafif yağmurlu
Son dakika
Ergun AŞÇI Köşe Yazısı Ergun AŞÇI

OĞUZ ATAY’IN AKÇAKOCA’YI ANLATTIĞINI BİLİYOR MUYDUNUZ?

Edebi metinlerde Akçakoca nasıl ve ne kadar yer almıştır?
Bu mevzuda bir çalışma yok.
Sadece tamamı Akçakoca’da geçtiği için Rıfat Ilgaz’ın “Karadeniz’in Kıyıcığında” romanı etrafında dolanıp duruyoruz.
Oğuz Atay’da bir Akçakoca bahsi olduğunu biliyor ama tespit edemiyordum.
“Tehlikeli Oyunlar” romanının hızlı bir taramayla elden geçirmiş ancak bulamamıştım. “Tutunamayanlar” romanı ise verdiğim kişiden geri dönmediğinden olsa gerek için kütüphanem de olmadığı için tarayamamıştım.
Hatırladığım Oğuz Atay’ın Akçakoca’dan “Akçapakça” kasabası olarak bahsetmesiydi. Bu iki kitabı okuyalı 45 yıldan fazla olduğu içinde emin olamıyordum.
Değerli hemşerimiz Tanıl Bora ile bu emin olamadığım bilgimi paylaştım, o da her zamanki titizliğiyle ve de İletişim Yayınlarının editörlerinden biri olması vasfıyla bu mevzuyu araştırmayı kendisine görev bildi.
Ve bingo!
Hafızam beni yanılmamıştı, Oğuz Atay Akçakoca’dan Tutunamayanlar romanında bahsetmişti hem de iki yerde. 
Akçakoca’yı farklı bir turist gözüyle tasavvur etmiş kendisine has tarzıyla.
“Geçen yıl yeni bir yer keşfettik, sormayın. Karadeniz sahilinde. Akçapakça kasabasına çok yakın. Ama berbat bir yolu var. Arabanın canına okuyor. Fakat sessiz, sakin. Henüz kimse keşfetmemiş. Özellikle karım çok beğeniyor. Herkesten uzak, başını dinlemeye bayılıyor. Köylüler de çok medeni. Karım sokakta hep şortla dolaşıyor, kimsenin rahatsız olduğu yok. Hele bir kumu var: şahane. Deniz... ya deniz? Yüzlerce metre yüzüyorsunuz içinde; şuranıza geliyor. Ayrıca berrak ve temiz. Bir de Tartaris’in denizini methederler. Gelsinler de deniz görsünler. Efendim, biz bir yere alışınca, boyuna gidip duruyoruz oraya. Renkli resimler çektim; banyodan gelmiş olsaydı gösterirdim. Herdek’in denizi mi? Beş para etmez bunun yanında. Sonra efendim, oralara bir kamplar kurulmuş: bir sürü öğretmen, memur üşüşmüş. Hele öğretmenler: ilkokul öğretmenleri, kadın öğretmenler. Bir lokantaya gidersiniz, yiyecek yemek bulamazsınız bunların yüzünden. Her tarafı istila ederler. Bir görmemişlik, bir bayağılık. Bir şortlar giyerler, bir bluzlar giyerler: gülmekten katılırsınız. Güneşte yanarlar: her tarafları yara olur. Sokakta, plajda bakamazsınız omuzlarına: çirkin bir manzara. Sahilleri çadırlarla doldurmuşlar: yüzlerce çadır, binlerce çadır, milyonlarca çadır. “ (sahife 335)

 
“Demek Akçapakça yolunda olmuş kaza. Kırk altıncı kilometrede. Hızlıırmak köprüsüne varmadan önce. Yolu iyi bilmek gerek. Herdek sapağından önce” (sahife338)  

NOTLAR:
1-Akçapakça kasabası Akçakoca ya bahse konu olan köy neresi? Benim tahminim Karaburun Köyü, ikinci ihtimal ise Melenağzı köyü olabilir bana göre.
2- Herdek diye bahsettiği yerde Erdek, Akçakoca ile birlikte deniz turizmine açılan ilk yerlerden.
3-Tartaris diye bir yer yok. Ancak Yunan mitolojisinde Tartarus “Ölüler diyarı” demek. Bir kelime oyunu bir ironi söz konusu.
4-Hızlıırmak nehrinin Sakarya nehri olduğunu var sayıyorum.
5-Tutunamayanlar romanı 1970 yılında TRT roman ödülünü aldığın göre anlatılan tarih 1960’lı yıllar oluyor.
6-Hasseten de de Erdek’e giden turistler ve Erdek’de ki turizm ile alakalı ironiler içeren eleştiriler ise bambaşka bir inceleme konusu.
7-“Tutunmayanlar” romanını yakın zamanlarda Akçakoca’da doğru dürüst okuyan birilerinin olmadığını fark etmek de hüzün verici.

Kopyalandı

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
  1. YUKARI MAHALLE CUMHURİYET CADDESİ’Nİ KİM ARAÇ TRAFİĞİNE KAPATTI, HANGİ YETKİYLE?
  2. PATPATA OTOPARK ÇÖZÜM DEĞİL,ERTELEME ADRES:TBMM
  3. “PATPAT” MESELESİ CEZAYLA DEĞİL KURALLARLA ÇÖZÜLÜR!
  4. AZOTLU GÜBRE ÜZERİNE AYKIRI DÜŞÜNCELER
  5. FINDIĞIN BAĞIMSIZLIK SAVAŞI VE TAŞRA SİYASETİNİN MAHCUBİYETİ