Düzce 10° Hafif yağmurlu
Son dakika
Ergun AŞÇI Köşe Yazısı Ergun AŞÇI

KERAMEDDİN DİVANININ KURULUŞU HAKKINDA DÜŞÜNCELER

İlker yiğit ve Osman Gümüşçü “Batı Karadeniz Bölgesinde Divanlar” başlıklı makalelerinde arşiv kaynaklarına dayanarak bir idari sitem olarak niteledikleri” Divan”ların kuruluşunu Çobanoğulları Beyliğine kadar işaretlemektedirler. Bununla birlikte “divan”ların kuruluşunu Selçuklu dönemine kadar dayandıran araştırmalarda mevcuttur.

Akçakoca’nın önce Çobanoğulları Beyliğine bilahare de onun bir devamı/uzantısı niteliğinde olan Umuroğulları Beyliğine tabi olduğunu ve de Osmanlı Beyliğine katılan ilk beylik olduğunun izahını daha önceki yazılarda belirmiştim.

Bu açıklamalar bize Osmanlı Beyliğinin divan sistemini hazır olan bir sistemi devir aldığını ve de devam ettiğini göstermektedir. Akçakoca’da bundan müstesna değildir.

Şimdi de İslam Ansiklopedisinin “Divan” maddesinden bir alıntı yapalım:

“Batı Karadeniz bölgesinde de egemenlik kuran devletler gerek idarî gerekse malî işlerini kolayca yapabilmek amacıyla köylerden diğerlerine göre merkezî ve büyük olan birini divan merkezi kabul etmiş, diğerlerini de bu merkeze bağlayarak toplulaştırma yoluna gitmişlerdir. Bir divan bünyesinde üç, beş, sekiz köy bulunabildiği gibi bu sayı yirmiden fazla da olabilmektedir.”

Yani şiirler kümesine “divan” dendiği gibi, köyler kümesine de”divan” denmektedir.

Bu “divan”ların çoğu günümüzde köy olarak idari sistemin bir parçasıdır.

Ancak bir “divan” var ki Akçakoca’daki diğer divanlardan farklılık arz etmektedir. “Kerameddin Divanıdır” bu divan.

Geç ortaya çıkmış/oluşmuş bir divandır Keramettin Divanı.

Akçakoca Sempozyumunda Kerameddin Divanının evraklarda ilk görüldüğü tarihler olarak 1600’lü yılların sonlarını işaret edildi.  Hafızam beni yanıltmıyorsa 1672 gibi tarih olarak hatırlıyorum, ya da bu tarihlere yakın bir tarih.

Evliya Çelebi 1640 yılında geldiği Akçakoca’da Kerameddin Divanından bahis açmıyor ancak şöyle diyor:

“Eski zamanlarda suyu ve havası güzel büyük bir şehir imiş. Ahmet Han zamanında Kazak keferesi ateşlere yakmıştır. Hala 600 bağ ve bahçeli Etrak haneleridir. Nicesi kiremitli ve bazıları tahta örtülü hanelerdir.”

 Evliya Çelebi aslında Zaporeg Kazaklarının baskınları/yağmaları neticesinde Akçakoca’nın nasıl harap olduğunu anlatmaktadır, bu baskınlar muhtemelen Evliya Çelebi’den sonra da devam etmiş olmalıdır. Ereğli tarihini incelediğimiz de 1654 yılında yine bir Kazak yağmasına tabi olduğunu görüyoruz. Bu yağmanın Varna taraflarından başladığı da verilen bilgiler arasında. Kayıtlarda Akçakoca’nın 1654 yılında bir Kazak yağmasına maruz kalıp kalmadığına dair henüz bir çalışma yapılmış değildir.

Ancak Akçakoca 1654’deki yağmaya maruz kalmış olsa da olmasa da bu Kazak yağmalarının Kerameddin Divanın oluşmasına/kurulmasına sebep olduğu düşünmek gayet makul durmaktadır.

Değirmenağzı-Kale bölgesindeki yerleşim güvenlik amacı ile terk edilip yağmacıları görebilecek ve de bağ ve bahçelere çok da uzak olmayan bir alana doğru kendiliğinden başlamış olması kuvvetle muhtemeldir.

Kerameddin Divanının 3 köyden oluşan dağınık bir yapı olması bu göçün kendiliğinden olduğunu ve bilahare Osmanlı idarecileri bu dağınık yapıyı bölgede hâkim olan divan sistemine dahil ettiğini varsaymamız gerekir.

Yeni kurulan bu divanın bir çekim merkezi haline gelerek yakın divanlardan/köylerden de göç almış olması kaçınılmazdır.

Kerameddin Divanın da “Pazar” kurulma izninin verilmiş olması da muhakkak ki çevre divanlardan göçü hızlandırmıştır.

**

Kerameddin Divanı ile alakalı olarak belirttiğim görüşler elbette ki henüz bir teori. Ancak gerçekleşmiş olması kuvvetle muhtemel bir teori.

Her şeyden önce kronolojik olarak tutarlı.

Arkasında Kazak yağmaları gibi sağlam bir gerekçe var.

Osmanlı Devleti’nin bir divan kurup buraya ahaliyi yerleştirdiğine dair bir misal de yok. Divanlar Osmanlı Devleti için yerleşimleri idari sisteme dahil etmek için kullanılan bir anahtar, Kerameddin Divanın kurulması da vergi alabilmek için yeni bir anahtar yapmaktan başka bir şey değildir.

Osmanlı Devleti’nin meskûn olmayan bir mahalde yerleşim kurması umumiyetle dışarıdan aldığı göçler neticesinde gerçekleşmiştir. Kerameddin Divanının kuruluş yılları sırasında da Akçakoca ve çevresine yeni bir yerleşim yeri kurma ihtiyacı hasıl olacak kadar bir göç hadisesinin gerçekleştiğine dair de bir kayıt bulunmamaktadır.

Aksine Dr. Ümit Katırancı’nın tespitlerine göre de Akçakoca ve çevresi 17.yüzyıl boyunca yarıya yakın bir oranda nüfus kaybına uğramıştır.

**

Kısacası Kerameddin Divanın Kazak yağmaları neticesinde güvenlik sebebiyle daha güvenli yerleşim yeri arayan halk tarafından bizatihi oluşturulduğunu, Osmanlı Devleti’nin de bu yerleşimleri bir idari yapıya dahil etmek ve de vergi alabilmek için çevredeki idari yapıya münasip olarak “Kerameddin” divanını kurduğunu öne sürüyorum.

Eleştirilerden ve katkılardan memnuniyet duyacağımı bilmem tekrar söylememe gerek var mı?

Kopyalandı

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
  1. YUKARI MAHALLE CUMHURİYET CADDESİ’Nİ KİM ARAÇ TRAFİĞİNE KAPATTI, HANGİ YETKİYLE?
  2. PATPATA OTOPARK ÇÖZÜM DEĞİL,ERTELEME ADRES:TBMM
  3. “PATPAT” MESELESİ CEZAYLA DEĞİL KURALLARLA ÇÖZÜLÜR!
  4. AZOTLU GÜBRE ÜZERİNE AYKIRI DÜŞÜNCELER
  5. FINDIĞIN BAĞIMSIZLIK SAVAŞI VE TAŞRA SİYASETİNİN MAHCUBİYETİ