Köşe Yazısı
Ergun AŞÇI
GAGAVUZLARIN AKÇAKOCA’YA YERLEŞTİRİLMİŞ OLMASI BİR HAYAL MAHSÜLÜDÜR!
Akçakoca halkının kökenlerinde Gagavuzların bulunduğuna dair bir rivayet vardır. Bu rivayetin kaynağı da tespit edebildiğim kadarıyla Şükrü Dönmez’in kitabıdır.
Herhangi bir kaynak belirtmeden şöyle demiş Şükrü Dönmez kitabında:
“Köylerin mal ve can varlığını korumak için. Daha önceleri Bizans emrine giren Romanya ve Debruca’daki Gagauz Türklerine mensup obalar 1150-1200 yılları arasında Akçakoca’daki Rum köyleri yakınlarına yerleştirildiler. “
Şimdi de Dr. Mehmet Suat Bal’ın “Türkiye Selçuklu Devleti Tarihinde Bir Dönüm Noktası; II. İzzeddin Keykavus Dönemi” adlı makalesinden bir alıntı yapalım:
“II. İzzeddin Keykavus ile birlikte Balkanlara geçen Türkmen toplulukları Balkanlarda Türk İslam kültürünün ilk temsilcileri olmuşlardır. (H. 662 / M. 1263-1264) II. İzzeddin Keykavus ile Dobruca'ya göç eden Türkler o bölgeye daha önce gelmiş olan Türklerle birleşerek, önderleri olan "Keykavus" isminden dolayı Gagavuz ismini almışlardır. Gagavuzlar daha sonra Hıristiyanlaşmışlardır. Ancak II. İzzeddin Keykavus'un ardından San Saltuk ile göçen Türklerin bir kısmı inançlarını korumuşlar ve Balkanlara da yaymışlardır. Sarı Saltuk, Balkanlara Babailerin inançlarını taşımış ve bugün Balkanlar'daki Alevi, Bektaşi topluluklarının temelini atmıştır.”
Kendisi de bir Gagavuz olan Prof. Dr. Dionos Tanasoğlu’da Gagavuzların tarihini anlatırken farklı görüşler savunmakla birlikte Bizans döneminde Gagavuzların Bizans İmparatorluğu tarafından Akçakoca ve çevresine yerleştirildiğine dair bir bilgi vermemekte Gagavuz halkının oluşum halinde olduğunu belirtmektedir.
Bu alıntılarda dikkat çekmek istediğim husus Şükrü Dönmez tarafından 1150-1200 yılları arasında Bizans İmparatoru tarafından Akçakoca’ya yerleştirilmiş olan Gagavuzların henüz Gagavuz adıyla tarih sahnesine çıkmamış olmasıdır. Gagavuz isminin kökeni, Gagavuzların kökeni gibi konularda tam bir fikir birliği olduğunu söylemek bir hayli zordur.
Ancak birçok tarihçi Gagavuzların oluşması sırasında Selçuklu artıklarından bahsetmektedir ki bu artık meselesi de 2. İzzettin Keykavus ile alakalı görünmektedir.
Yani eşyanın tabiatına aykırı bir şey olmuş henüz oluşamayan bir halkın mensupları Akçakoca’ya yerleştirilivermiştir.
Bu yanılgının kaynağı ise algılarımız ile alakalı olduğunu düşünüyorum. Batı Karadeniz dediğimiz zaman aldığımız eğitim gereği ilçemizin de yer aldığı bölgeyi anlarız. Ancak ülkemiz haricinden bir bilim adamı Batı Karadeniz dediği zaman Bulgaristan ve Romanya taraflarını kast eder, Akçakoca’nın da yer aldığı bölgeyi değil.
Şükrü Dönmez’de bu algının kurbanı olmuş olmalıdır. Bilgiye ulaşmanın bir hayli zor olduğu dönemde Gagavuzları yaşadıkları bölge olarak Bulgaristan ve Romanya’yı kast eden Batı Karadeniz bölgesi ile alakalı bilgileri Akçakoca’nın yer aldığı bölge olduğu varsayımıyla Gagavuzları Akçakoca’ya yerleştirmeyi münasip görmüş olmalıdır.
Ancak yazının devamındaki bilgilere bir mazeret bulabilmek ise zordur.
Rum köylerinin yakınlarına yerleştirilen Gagavuzlar bir sonraki açıklama da köy kurucuları haline geliyor bu köylerin adlarını bile veriyor Şükrü Dönmez.
Kıran, Kızılca Kilise (Nazımbey), Kalkın, Topuz, Akkiye(Akkaya)
Oluşmasına daha yüzyıl kadar bir süre olan bir halkın mensuplarını Bizans İmparatoru eliyle Akçakoca’ya yerleştirmek ve köyler kurdurmak ancak bir hayal ürünü olabilir, öyledir de.
Ancak daha da kötüsü hiçbir temeli olmayan bu bilginin benimsenmesi ve kopyala-yapıştır ekolünün mümtaz(!) temsilcileri tarafından resmiyet kazandırılmış olmasıdır.