Düzce 9° Hafif yağmurlu
Son dakika
Ergun AŞÇI Köşe Yazısı Ergun AŞÇI

BUĞRAHAN AÇIK ALIN HİÇBİR YAPTIRIMI OLMAYAN İÇİ BOŞ SÖZLER VERMEK YERİNE “AVRUPA BİRLİĞİ YEŞİL MUTABAKATINA” UYMA SÖZÜNÜ NİÇİN VEREMEZ?

AYM nedir, bilir misiniz?

Bilmek zor, Ağır Haddecilik firması sahibi ya da müdürü filan gibi bir makamda olmak gerekir bu kavramı biliyor olmak için.

Duymuşluğum vardı ama yeteri kadar bilgi sahibi değildim, ta ki Ark Ocağı tesisi için şimdiden ÇED Olumlu” kararına karşı “yürütmeyi durdurma talepli” dava açma hazırlıklarına başlayasıya kadar.

Avrupa Yeşil Mutabakatı demek, AYM.

Ağır Haddecilik sahip ve müdürlerinin Ark Ocağı projelerini savunmak için gündeme hiç getiremedikleri bir kriter Avrupa Yeşil Mutabakatı.

Yeşil OSB’de Yeşil Mutabakatın ülkemizdeki bir uzantısı bir uygulaması olarak değerlendirilebilir.

Ticaret Bakanlığının sitesindeki Bilgi Notu Yeşil Mutabakatın nasıl bir şey olduğunu şöyle izah etmiş:

Avrupa Birliği’nin (AB) Avrupa Yeşil Mutabakatı ile koyduğu sera gazı emisyon azaltımı hedefine ulaşılması açısından temel araçlardan birisi Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasıdır (SKDM). AB bu mekanizma ile bir yandan yeşil dönüşümün yaratacağı maliyet karşısında Avrupa’nın rekabetçiliğinin korunmasını, diğer taraftan küresel düzeyde iklim değişikliği ile mücadele çabasının artırılmasını hedeflemektedir.

Yeşil Mutabakata uyabilmek için enerji verimliliği ve yenilebilir enerji kullanımın, atık yönetimi  ve de Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmaları (SKDM) gerekmektedir.

Ticaret Bakanlığının da belirttiği gibi başta “Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması” olmak üzere bu kriterlere uymak üreticilere ek bir maliyet yüklemektedir.

Ağır Haddecilik de kurmayı planladığı Ark Ocağında bu ek maliyeti karşılamak istemediğini “YEŞİL MUTABAKAT” tan yaptığı açıklamalarda hiç bahis konusu etmeyerek ilan etmektedir.

Avrupa Birliği ülkelerinin kendi yurttaşlarına tanıdığı bu imtiyazı Ağır Haddecilik güya çok sevdikleri Akçakoca halkından sakınmaktadır.

Ağır Haddecilik Ark Ocağı tesisini herhangi bir Avrupa Birliği ülkesinde kurmaya kalkışsa “YEŞİL MUTABAKAT”ın  kriterlerine uymak zorundadır.

Ağır Haddecilik istese bu mutabakata uyamaz mı?

Uyar, uyabilir hem de Avrupa Birliğine ihracat yaparken Yeşil Mutabakata uymayanlara Avrupa Birliği tarafından koyulan vergilerden kurtulur hatta özel şartlarda teşvikler bile alabilir.

Niçin uymadığının cevabı ise ÇED raporunda var, dosyayı inceleyenlerin fark edeceği gibi. Çünkü Akçakoca’da kurulması planlanan Ark Ocağı sadece iç piyasa için üretim yapacak. ÇED dosyası bunu ortaya koyuyor.

İç piyasa için üretim yapacak olan Ağır Haddecilik firmasının Avrupa Birliği üyesi ülkelerin yurttaşlarını korumak için hayata geçirdiği bu tedbirleri Akçakoca halkına çok gördüğü ise açık ve net.

Akçakoca halkının Avrupa Birliğinde yaşayanlardan daha fazla kanser, akciğer ve benzeri hastalıklara tutulacak olmasını umursadıklarını söyleyebilmek çok zor Ağır Haddecilik firması sahip ve müdürlerinin.

Tarım ve turizmin de ziyadesiyle olumsuz etkileneceği de umurlarında değildir, hedefleri neye mal olursa olsun daha fazla kar etmektir.

Halk sağlığını düşünerek hareket etmek demek kardan vaz geçmek demektir kapitalist düşünce mantığına göre.

Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak’ın da tavrı Ağır Haddecilik firmasından farklı değil.

Yeşil Mutabakattan haberi yokmuş gibi davranıyor ancak olması gerekir.

Ark Ocağına karşı iki kelam etmekten konforları bozulacağı için korkan Fikret Albayrak’ın eğitim ve çevre(!) devre derneği mensuplarından ve de Fikret Albayrak’ın danışmanlarından olan Enver Yapıcı’nın Fikret Albayrak için hazırladığı YEŞİL OSB dosyası içerisinde YEŞİL MUTABAKAT ve SINIRDA KARBON MEKANİZMASI DÜZENLEMESİ ile alakalı dokümanların olmaması düşünülemez.

Fikret Albayrak ya bu dokümanları okumamıştır ya da yakın arkadaşı Buğrahan Açıkalan’ın sahiplerinden olduğu Ağır Haddecilik Firmasının işine gelmediği için görmemezlikten gelmiştir. İkinci şıkkın gerçekleşmiş olması daha büyük ihtimaldir.

Yani Fikret Albayrak’da ARK OCAĞINA taraf olurken bile Akçakoca halkına Avrupa Birliği normlarında bir ARK OCAĞI kurulmasını çok görüyor. Akçakoca halkını üçüncü dünya ülke halklarına mensup bir halk olarak görüyor belli ki.

Fikret Albayrak tercihini Akçakoca halkının sağlığından, tarımından, turizminden yana koymak yerine Ağır Haddecilik‘ten yana yapmış ve tercihinden milim sapmamak için azami gayret göstermektedir.

Ağır Haddecilik Firmasının sahiplerinden ve ARK OCAĞININ kurulmasından sorumlu ve yetkili olduğu sarih olan Buğrahan Açıkalın’ın çevre ile alakalı içi boş sözler vermek yerine Akçakoca halkına şöyle bir açıklama borçludur:

“Avrupa Birliği YEŞİL MUTABAKATININ gerektirdiği her tertibatı alacağız ve Ark Ocağını inşa ederken de  Avrupa Birliği kurumlarından belgelendirerek ilerleyeceğiz”

Böyle bir açıklama yapabilir mi?

Kopyalandı

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
  1. YUKARI MAHALLE CUMHURİYET CADDESİ’Nİ KİM ARAÇ TRAFİĞİNE KAPATTI, HANGİ YETKİYLE?
  2. PATPATA OTOPARK ÇÖZÜM DEĞİL,ERTELEME ADRES:TBMM
  3. “PATPAT” MESELESİ CEZAYLA DEĞİL KURALLARLA ÇÖZÜLÜR!
  4. AZOTLU GÜBRE ÜZERİNE AYKIRI DÜŞÜNCELER
  5. FINDIĞIN BAĞIMSIZLIK SAVAŞI VE TAŞRA SİYASETİNİN MAHCUBİYETİ