Düzce 9° Hafif yağmurlu
Son dakika
Ergun AŞÇI Köşe Yazısı Ergun AŞÇI

OSB NEDİR, ARK OCAĞI NEDİR, NİÇİN İKİSİ AYNI SEPETE KONULMAZ?

OSB NEDİR, ARK OCAĞI NEDİR, NİÇİN İKİSİ AYNI SEPETE KONULMAZ?

(KAFA KARIŞIKLIĞINI GİDERMEK İÇİN)

Akçakoca Demir-çelik İhtisas Organize Sanayi Bölgesi 4562 sayılı kanuna göre kuruluşu gerçeklemiş tüzel kişiliği olan bir birim.

Akçakoca Organize Sanayi Bölgesi kurulma girişimleri başladığında demir-çelik ya da metal hedefli bir organize sanayi bölgesinin Akçakoca halkına bir fayda bir fayda sağlamayacağını, demir-çelik ya da metal OSB yerine TARIM ya da GIDA OSB kurulmasının Akçakoca halkına daha büyük fayda sağlayacağı fikrini savunanların farkında olmadan sözcülüğünü yaptım diyebilirim.

Bunun için birkaç kişinin bir araya gelip GIDA ya da TARIM OSB’si kurulması şöyle yapalım böyle yapılım diye bir araya gelmeleri bile vuku bulmamıştır

Böyle bir hazırlığın oluşamaması neticesinde GIDA ya da TARIM OSB’si fikri tam tartışılamadan demir-çelik lobisinin başarılı operasyonları ile kurulacak OSB’nin demir- çelik OSB’si olma kararı üzerinden hareket edilerek müracaat yapıldı.

Yaklaşık 23 yıldır iktidarda bulunan AKP’nin 2023 yılına hedeflerine ait hiçbir bakanlığın planlamasında Akçakoca’da bir sanayi yatırımı görülmediğini de unutmamak gerekir. OSB müracaatı AKP’nin 2023 hedeflerine uymayan müracaattı.

Bu aşamada Akçakoca OSB’sinin TEMİZ OSB olacağına dair garantiler verildi kamuoyunu ikna etmek için boru fabrikalarını gezdirmek gibi tanıtımlar yapıldı.

Bu TEMİZ OSB garantisini cebe koyalım ve unutmayalım tekrar önümüze gelecek çünkü.

OSB yer seçme yönetmeliğine göre araştırmalar yapılması en az üç yer seçilmesi bu üç yerden birinin seçilmesi gerekiyordu.

Açıkalın ailesine ait Ağır Haddecilik firmasının o zamanda fabrika müdürü olan ve de kent konseyi başkanı olan zat daha bu yönetmeliğin şartları yerine getirilmeden şimdilerde OSB kurulan bölge seçilmiş gibi açıklamalar yapıyordu.

OSB kurulması planlanan bölge “birinci sınıf tarım arazisi” niteliği taşıyordu ve bu niteliği taşıyan arazilerde OSB kurulamıyordu.

Yapılan girişimler neticesinde Düzce İl Toprak Kurulunun kararıyla başka bir yer bulunmaması ve de kamu yararı gerekçiyle söz konusu bölgede OSB kurulabileceği kararı alındı.

Ancak Düzce İl Toprak Kurulunun bu izini verirken bir şartı vardı, bir “toprak koruma projesi” yapılacak ve bu projeye uyulacaktı. Bu “toprak koruma projesi” meselesini de cebe koyalım çünkü tekrar karşımıza çıkacak.

OSB karşıtlığı ve bilahare bunu “Akçakoca Düşmanı” olmaya taşıyan tartışmalar bu karara TMMOB Ziraat Mühendisleri Odasının dava açması ile başladı.

Başka kimselerin mahkemeye başvurmayı başlatmakla suçlanmasına gönlüm razı gelmez, Türkiye Cumhuriyeti Devleti kanunları gereğince idari mahkemelere dava açılması için Ziraat Mühendisleri Odasına müracaat eden ve gerekli bilgileri tek başıma sağladım.

Bu mevzuda bir suç ortağı varsa bu mevzu hakkındaki yazılarımı Akçakocatv gazetesinde yayınlanmasını sağlayan Nevzat Cingirt’tir, başkaca bir kimse yoktur.

İşte bu girişimimin adı OSB karşıtlığı oldu.

Benim bakış açımla söyleyecek olursak:

Türkiye Cumhuriyeti Devleti Anayasanın bana verdiği hakka dayanarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti Mahkemelerine müracaat edilmesini sağlamak bir suç haline getirildi.

Mahkemeye baş vurmak, ya da mahkemeye başvurulmasını sağlamak nasıl bir suçsa artık.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti Anayasasının tanımladığı hakları kullanma suçu da diyebilirsiniz.

OSB kurulmasından maddi çıkar bekleyenler için bu bir suç oldu, OSB karşıtlığı suçu.

Ancak kimse bu suç için suç duyurusunda bulunmadı.

Çünkü Türkiye Cumhuriyeti Devleti kanunları böyle bir suçu tanımlamamıştı.

Netice Mahkeme Süreci sırasında yapılan bir keşif sırasında Düzce Valiliği avukatları OSB kurulması planlanan alanın 88,5 hektar ile sınırlanmasına dair bir açıklama da bulundular ve akabinde Akçakoca Demir-çelik İhtisas OSB hukuken kurulmuş oldu.

Hukuken kurulmuş olan bir kuruma, kurulmamış muamelesi yapılabilir mi, benim anlayışıma göre yapılamaz, ben de öyle yaptım.

Ancak “toprak koruma projesi”nin uygulanması hakkındaki takibatımdan vaz geçmedim.

Birinci sınıf tarım arazilerinde OSB kurulamayacağı hükmünden yola çıkarak başlatmış olduğum hukuk mücadelesinin ayrılmaz bir parçasıydı benim bakış açıma göre “toprak koruma projesi”nin uygulanmasını istemek, verilen sözlere uyulmasını sağlamak.

Bunun için Akçakoca kaymakamlığına bir dilekçe verdim, Düzce İl tarım Müdürlüğüne ve Düzce Çevre ve Şehircilik Müdürlüğüne CİMER üzerinden müracaata bulundum.

Sanırım bu müracaatlar büyük rahatsızlık verdi ve OSB karşıtlığı suçu tekrar piyasaya sürülüverdi.

Bugüne kadar bir yetkili mesela bu mevzuda bir taahhütname bile vermiş olan ATSO başkanı Mehmet Nazım Pazvant çıkıp bu “toprak koruma projesi”nin gerekleri yerine getirilecektir diyemedi.

OSB karşıtlığı suçu kanunlarda yok ancak “toprak koruma projesi”nin gereklerini yerine getirmemek 4503 sayılı kanuna göre suç.

Bu suçun işlenmesini engellemek için uğraşıyorum ve uğraşım sebebiyle bazı çevrelerce sosyal linçe tabi tutuluyorum.

“Toprak koruma projesi”ni cepten çıkardık şimdi sıra geldi  “TEMİZ OSB” meselesini cepten çıkarmaya.

Ancak önce bu çerçevede incelenmesi gereken başka bir mevzuya girmekte bir mecburiyet.

2021 yılının Eylül ayında mal sahibi ve kiracı arasında yaşanan problemin mahalli basına yansıması sayesinde Akçakoca’da bir tehlikeli açık tesisinin faaliyete geçtiği ortaya çıktı.

Düzce valiliği bu tesis için “ÇED kararı gerekli değildir” kararı vermiş, Okan Yanmaz Başkanlığındaki Akçakoca Belediyesi ve Mehmet Pazvant Başkanlığındaki Akçakoca Ticaret Odası evrak düzeni hakkında her kolaylığı göstermişti.

Araştırılınca bu tesisin Alaplı’da faaliyet gösteren sık sık kapatılan bir tesisin uzantısı olduğu ortaya çıktı.

Alaplı’daki tesisler sadece tehlikesiz atıklar için izin alabilirken Akçakoca’daki tesise tehlikeli atık işleme izni de verilmişti.

Cüruf, tufal ve yağlı tufal bertaraf etmeye başlamıştı bile bu tesis. Bertaraf lafın gelişi çoğunu dereye oradan da denize gönderiyordu.

Akçakoca’da için güçlü bir karşı duruş sergilendi tesisin karşısında basın açıklaması yapıldı.

CHP İlçe Başkanı Tuğrul Abanoz ilçe örgütüyle destek verdi. Bu destekten sonra ama tesadüftür ama değildir bilmek mümkün değildir ama sürekli ilçe başkanlığından alınması mücadelesi verilmeye başlandı. Tuğrul Abanoz’un çevreci kimliği ile öne çıkışı bu basın eylemine verdiği destekle ortaya çıktı.

Bu tesise verilen velilikçe verilen “ÇED kararı gerekli değildir” kararına karşı Behçet Alkan Lokum’un avukatlığında Handan Cumhur’un özverisi ve diğer desteklerle “yürütmenin durdurulması” talepli Bolu İdare Mahkemesine dava açıldı ve bu dava 2022 Eylül ayında kazanıldı.

Tesisi işleten Orbital firması da yeni bir ÇED süreci başlatmak için girişimde bulunmadı.

Şimdi tekrar dönelim TEMİZ OSB meselesine.

“Temiz OSB” sözü verilirken kast edilenin çevreye kirli atıklar atmayan ve havaya da yüksek karbon emisyonları bırakmayan bir OSB’ydi.

İşte “TEMİZ OSB” kavramı 2023 yılında OSB kanuna eklenerek ete kemiğe büründü ve OSB’lerin bu yönde bir kurumsal kimlik kazanma şansları oldu.

Düzce’de kurulan ikinci OSB bu kurumsal kimliği edinen ilk OSB’lerden olduğunun da belirtelim.

TEMİZ OSB iddiasıyla kurulan Akçakoca Demir-çelik ihtisas OSB kendisine YEŞİL OSB kimliği alabilmek için her imkana bile sahipken bilahare anlaşıldı ki hiçbir girişimde bulunulmamıştı.

2024 yılının Aralık ayında Akçakoca OSB’nin niçin Yeşil OSB olmak için müracaat etmediği ortaya çıkıverdi.

Akçakoca OSB yönetimi Açıkalın ailesinin sahibi olduğu Ağır Haddecilik firmasının hatırını(!) kıramamış TEMİZ/YEŞİL OSB olmaktan vazgeçmişti.

Akçakoca OSB 11 hektarlık alanda daha büyümek istiyordu ve bu 11 hektarlık alanda Ağır Haddecilik firması tarafından ARK Ocağı Tesisi kurulmak isteniyordu ve bunun için Ocak ayında Halkın Bilgilendirilmesi ve Katılımı toplantısı yapılacaktı Belediye Meclis salonunda.

Eğer Nevzat Cingirt’in dikkati olmasa ve haber yapmasa kamuoyunun hiçbir şekilde haberi bile olmayacaktı. ATSO’nun Akçakoca Belediyesinin ve Ağır Haddecilik firmasının elinde her imkân varken bir ARK Ocağı kurulacağı tesisinin kurulmak istendiği Akçakoca halkından gizlenmişti.

O kadar gizlenmişti ki, aslında ilk müracaatlar daha OSB’nin ne kadar alanda kurulacağı kesinleşmeden başlamıştı 2017.

Bu kadar gizli çalışılmasına rağmen ÇED yönetmeliği gereği ARK OCAĞI Ek-1 listesinde yer aldığında valilik “ÇED gerekli değildir” kararı verilemiyordu.

ARK OCAĞI ile ek-1 listesinde yer alan sektörler nükleer santral, rafineriler asbest üretme ve işletme gibi tesisleri de kapsadığını belirtmiş olalım.

Halkın Bilgilendirmesi ve Katılımı Toplantısına tüm gözden kaçırma operasyonlarına rağmen yoğun sayılabilecek bir katılım oldu.

Tuğrul Abanoz bu toplantının yapılması için gerekli şartların oluşmadığına dair bir dilekçe verdi ve bu dilekçenin kayıtlara geçirilmesi talebini iletti Düzce çevre ve Şehircilik Müdürlüğü görevlerinin yönetimindeki toplantıya.

Ancak görevliler ısrarla bu dilekçeyi almak istemediler halbuki benzeri ÇED toplantılarında bu dilekçelerin verildiği ve kabul edildiği olağan bir tercih olduğu bilinirken.

Dilekçeyi almama ısrarı bir protestoya döndü ve kalabalık bir katılımcı grubu toplantıyı terk etti. Dilekçeyi almama ısrarı hadisinin kamuoyuna duyurulması için iyi bir vasıta oldu.

Beni yakından tanıyanlar bilir ben Karabük’te büyümüş biriyim. Rahmetli babam Karabük Demirçelik Fabrikası Yüksek Fırın Elektirik bakım Müdürlüğünde yıllarca çalışmış ve umum ustabaşı olarak emekli olmuştur.

Yani Demir ve çelik konuşulan bir çevrede büyüdüm. Arkadaşlarım arasında ark ocağı sahipleri, ark ocağı işletme müdürleri, profesyonel olarak ark ocağı danışmanları yapanlar var.

Ark Ocağı kurulacağını öğrendiğimde yurt dışında benim bildiğim en az 2 ark ocağı kurulmasına danışmanlık veren arkadaşımı aradım ve onun fikrini aldım. Öyle ya teknoloji yerli yerinde durmuyor az ihtimalde olsa belki bilmediğim gelişmeler olmuştur diye.

Aldığım cevap “Ark Ocağının Kurulabilmesini engellemek için elinizden ne gelirse yapın, kurulursa o güzelim Akçakoca’yı unutun.” oldu.

Biraz önce ARK Ocağı kurulması için TEMİZ/YEŞİL OSB sözünden vaz geçilmişti dedim ya oradan devam edelim.

Tespit edebildiğim kadarıyla EK-1 listesinde yer almış bir tesisin bulunduğu bir YEŞİL OSB henüz yok incelendiği takdirde kurulabilmesi de imkansıza yakın olduğu ortaya çıkıyor.

Çünkü eski tip sanayi bölgeleri yani YEŞİL olmayan sanayi bölgeleri yoğun enerji tüketimi, yüksek karbon emisyonları ve atık yönetimi sorunlarıyla bilinirler.

Ve bahis konusu sorunların hepsi ARK OCAĞI tesisinde var. YEŞİL OSB standartlarında bu sorunları gidermeye kalksalar bu tesisin karlı olabilmesi mümkün değildir.

Rekabete dayanamazlar.

Bu sebeple YEŞİL OSB istemezler.

Gözden uzak tutulması gereken husus da eğer bir OSB kurulmuş olmasa Akçakoca’da bir ARK OCAĞI kurulması söz konusu bile olamazdı.

Yani OSB sebep ARK OCAĞI bir neticedir.

Ark Ocağı birçok tehlikeli atık çıkaracak bir tesis. Yazının bir yerlerinde tehlikeli atık tesisinin nasıl kapatıldığını anlatmıştım ya işte o tesisin yaptığı her işi yapmaya da talip Ağır haddecilik.

Bu işin çık karlı bir iş olduğunun da altını çizelim.

Eğer bu ark Ocağı tesisi kurulursa yakın zamanda OSB’nin bu tehlikeli atıkları işleyebilecek tesisler kurulması için büyüme talebi ile karşılaşmamıza kesin gözüyle bakabiliriz.

Mehmet Pazvant bu tip evrak işlerinde gerçek bir profesyonel, bunu göz ardı etmemek gerekir.

Elbette inkâr edilecek bu söylediğim ancak TEMİZ OSB sözünden dönenlerin sözüne ne kadar güvenilir, iyice bir düşünmek lazım değil mi?

Yazıyı bitirirken ARK OCAĞI yani hurdadan tekrar demir elde etme sanayinin nükleer tesisler, rafineriler, asbest işleme ve çıkarma sanayi ile aynı listede yer aldığının da altını çizelim.

Bana inanmıyorsanız ÇED Yönetmeliği ek-1 listesine bakın.

Yani OSB mecburen tahammül edeceğimiz ARK OCAĞI ise kesinlikle kabul edilemez bir yapıdır.

Hayat alanımız korumak için mücadele etmek doğal olduğu kadar anayasal bir haktır.

İklim Değişikliği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ÇED sürecine olumlu raporu vermesi büyük bir ihtimaldir.

Bu karar yakında açıklanır.

“Bak işte karar olumlu çıktı.” Gürültüsüne/yaygarasına kanmadan mücadele devam etmelidir.

Bu tesisin kuruluşu mahkemeden döner, hangi aşamada olur bilemem ama döner.

Kendi payıma şimdiden “ÇED olumlu” kararına karşı açılacak yürütmeyi durdurma talepli dava üzerine çalışmaya başladım bile.

Ancak bir şehrin genel tavrı da çok mühim, dava sürecinde de mühim.

Hem bir bakmışsınız Akçakoca’da büyük bir direnç oluşmuş ve de Ağır Haddecilik de bu tesisi kurmaktan vazgeçivermiş.

Olmaz olmaz demeyin halk bazen geç ayar ama aydı mı da önünde kimse duramaz.

 

Kopyalandı

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
  1. YUKARI MAHALLE CUMHURİYET CADDESİ’Nİ KİM ARAÇ TRAFİĞİNE KAPATTI, HANGİ YETKİYLE?
  2. PATPATA OTOPARK ÇÖZÜM DEĞİL,ERTELEME ADRES:TBMM
  3. “PATPAT” MESELESİ CEZAYLA DEĞİL KURALLARLA ÇÖZÜLÜR!
  4. AZOTLU GÜBRE ÜZERİNE AYKIRI DÜŞÜNCELER
  5. FINDIĞIN BAĞIMSIZLIK SAVAŞI VE TAŞRA SİYASETİNİN MAHCUBİYETİ