Düzce 9° Hafif yağmurlu
Son dakika
Ergun AŞÇI Köşe Yazısı Ergun AŞÇI

İSTEMEDEN DE OLSA NASIL ONURLANDIRILDIM?

Yazıya Akçakoca Kaymakamı Deniz Pişkin’e “Türkiye Cumhuriyeti Devleti Anayasası”nın fikir özgürlüğünü düzenleyen 26. Maddesinin 1.maddesini hatırlatarak başlamak istiyorum

“Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar.”

Deniz Pişkin’in “Akçakoca düşmanı” olarak ilan ettiği kişilerin yaptığı anayasanın bu hükmü gereğidir.

Diyelim ki, Akçakoca düşmanı ilan edilen kişilerin yaptığı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının düzenlediği fikir özgürlüğünü aşan bir davranış olarak değerlendiriyorsa ilçenin en büyük mülki amiri sıfatıyla yapacakları yine kanun ve yönetmeliklerle düzenlenmiştir.

Hiçbir kanun ve yönetmelik kaymakamların siyasi partilerin ilçe başkanları gibi kendisi gibi düşünmeyenleri ilçelerinin düşmanı ilan etme yetkisini vermez.

Ve kaymakamların bu hususta asli devlet memurluğuna başlarken ettikleri yemin metninde yer alan “Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarını milletin hizmetinde olarak tarafsız ve eşitlik ilkelerine bağlı kalarak uygulayacağıma” ilkesine uymaları da görevleri gereğidir.

Akçakoca Kaymakamı Deniz Pişkin kendisi gibi düşünmeyenleri “Akçakoca Düşmanı” ilan ederek etmiş olduğu yeminde vurgulanan “tarafsız ve eşitlik ilkesine bağlı kalma” akdine uymamıştır.

Akçakoca Kaymakamı Deniz Pişkin Türkiye Cumhuriyeti kanunları gereği Akçakoca Demir-çelik İhtisas Organize Sanayi Bölgesinin de yönetim kurulu üyesidir, ancak hiçbir kanun ve yönetmelik bu üyeliğin kaymakamlık görevinin önüne geçmesine de müsaade etmez.

Kaldı ki kaymakamların OSB yönetim kurulundaki asli görevlerinin başında OSB ile alakalı işlerin Türkiye Cumhuriyeti kanun ve yönetmelikleri gereğince yapılmasına  nezaret etmek de vardır.


Eğer Akçakoca Kaymakamı Deniz Pişkin OSB kuruluşu sırasında neler olup bittiğini öğrenmek zahmetine girmiş olsaydı, sadece OSB çevresindeki kişileri inanmakla yetinmesiydi, bu çalışmaların ta başında Akçakoca için münasip olanın bir tarım ya da gıda OSB’si olduğunu savunduğumu, bunları konuşmak istediğimde engellendiğimi de öğrenebilirdi.


Yani bir OSB karşıtlığından çok OSB’nin türüne karşıydım.

Çünkü OSB’nin kurulacağı alan birinci sınıf tarım arazisiydi ve birinci sınıf tarım arazilerde OSB kurulamazdı. Ancak yine de kuruldu.

Bunun üzerine Türkiye Cumhuriyeti Devletin Kanun ve Yönetmelikleri gereği hukuk mücadelesi verdim, hukukun üstünlüğü ilkesinden ayrılmadan Türkiye Cumhuriyeti Kanun ve Yönetmelikleri çerçevesinde.

Netice de Türkiye Cumhuriyeti Kanunları gereğince Akçakoca Demir-Çelik ihtisas OSB’si hukuken geçerli olarak kuruldu.

Birinci sınıf tarım arazisine ilke olarak bir OSB kurulması fikrine hala katılmıyor olsam da bu hukuk kararına uymaktan başka yapacağım bir şey de yoktu.

Bu mevzuda yapabileceğim OSB ile alakalı hukukun bire bir yerine getirilmesini takip etmek olabilirdi sadece.

OSB kurulurken yapılan “Toprak Koruma Projesi”ne uyulmasını sağlamak da bu takipten çıkardığım mühim görevlerden biriydi. 

Uyulmadığı takdirde bir suç işlenmiş olacağını OSB yönetim kurulu üyesi olarak Akçakoca Kaymakamı Deniz Pişkin’de elbette farkındadır.

Bu mevzu uzar gider, yazının amacından uzaklaşır, gerekirse tekrar başka yazıya mevzu ederim diyerek sonlandırmak doğru olacaktır.

**

OSB hakkında yaptığım her şey hukukun üstünlüğü ilkesi gereğidir ve hukuk içindedir.

Türkiye Cumhuriyetin bir yurttaşı, Akçakoca şehrinin bir hemşerisi ve sevdalısı olarak Akçakoca Kaymakamı tarafından “Akçakoca Düşmanı” ilan edilmek her ne kadar önce gönlümü incitmiş olsa da bilahare fark ettim ki, onurlandırılmışım. 

Bu onuru istemeden bahşettiği için de Akçakoca Kaymakamı Deniz Pişkin’e teşekkür etmeyi de bir borç olarak saymıyorum.

Nasıl mı fark ettim, onurlandırıldığı mı?

Akçakoca Kaymakamı Deniz Pişkin’in şahsımı ve ark ocağına karşı olanları “Akçakoca Düşmanı” olarak ilan ettiği konuşmasında ki hitap ettiği kişilere (birkaç kişi hariç elbette) dikkat edildiği takdirde, niçin onurlandırıldığımı düşündüğümü anlamak çok zor olmayacaktır.

Kopyalandı

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
  1. YUKARI MAHALLE CUMHURİYET CADDESİ’Nİ KİM ARAÇ TRAFİĞİNE KAPATTI, HANGİ YETKİYLE?
  2. PATPATA OTOPARK ÇÖZÜM DEĞİL,ERTELEME ADRES:TBMM
  3. “PATPAT” MESELESİ CEZAYLA DEĞİL KURALLARLA ÇÖZÜLÜR!
  4. AZOTLU GÜBRE ÜZERİNE AYKIRI DÜŞÜNCELER
  5. FINDIĞIN BAĞIMSIZLIK SAVAŞI VE TAŞRA SİYASETİNİN MAHCUBİYETİ