Köşe Yazısı
Ergun AŞÇI
Tutarsız olmaya hazır olmak
ÖNCE SON DAKİKA NOTU:
Aşağıdaki yazıyı yayınladıktan hemen sonra Akçakocatv’de tehlikeli atıklar saçacak “ark ocağı” tesisinin ne kadar faydalı(!) olacağına “halkı ikna” etmek için Sivil Toplum Kuruluşlarının bazı temsilcilerinin davet edileceği belirtilen haberi okudum.
Demek ki ÇED süreci gereği yapılan “Halkın Bilgilendirilmesi ve Katılımı” toplantısında kimseyi ikna edemedikleri kanaatine varmışlar.
Bu memnuniyet verici bir gelişme.
Kamuoyuna bir itiraf.
Bazı sivil toplum kuruluşları temsilcilerle halkı ikna etmeyi düşünmeleri de büyük bir zaaf.
Mehmet Pazvant’ın başkanı olduğu ATSO’da STK, ne kadar STK ise işte. Daha çok OSB yaptırma odası gibi çalışan bir STK.
Bakalım ne tutarsızlıklar çıkacak.
Çıkar çıkar merak etmeyin, tahmin edemeyeceğiniz kadar çıkar.
Tutarsızlıktan yana hiçbir sıkıntı çekilmiyor bu OSB işlerinde.
***
TUTARSIZ OLMAYA HAZIR OLMAK
Haziran 2013 tarihinde zamanın Akçakoca Kaymakamı Aykut Pekmez Düzce Valiliğine bir yazı göndererek OSB ile alakalı evrakın ilişikte gönderildiğini belirtmektedir.
Bu evraklarda OSB’nin kurulacağı alan olarak ilk etapta 208 hektarlık bir alan tespit edildiği ifade ediliyor.
Yani büyüme daha en baştan belirlenmiş.
İlgili evrakın sonraki bölümünde ise projenin aslında 471 hektarlık bir alanda gerçekleşeceği belirtiliyor.
Uygulama alanı ve yeri olarak da Döngelli Köyü belirtiliyor.
Yani OSB’nin ek tesis/ark ocağı projesinin kurulacağı alan olan Dadalı Köyü kuruluş evraklarında yok.
Dadalı köyü arazilerine göz dikme ise 2017 yılında başlıyor.
Niçin?
Çünkü OSB kurulması düşünülen hazine mülkiyetindeki araziler de problem çıkıyor. Bu arazilerin çoğu orman vasfında görüldüğünden OSB kurulamayacağı anlaşılıyor.
Yani aslında OSB kurmak için gerekirse orman yok edilmesine de hazır bir anlayış söz konusu.
OSB kurulurken talep edilen alanın orman alanı olup olmadığına bakmamışlar bile.
Ya da bakmışlar ama 5000 kişiye vaadi verebilmek için 208 hektarlık bilahare de 88,5 hektarlık alan gözlerine küçük gelmiş olmalıdır.
2017 yılında ek OSB alanı için müracaat edilirken idari mahkemede dava sonuçlanmamıştır.
2018 yılında ise Düzce Valiliği OSB için 88,5 hektarlık alana razı gelindiğini açıklar ilgili alanda keşif yapılırken.
Ancak kamuoyundan gizlenen ek OSB alanı için genişleme çalışmaları durmamıştır.
Durmayınca da OSB ilk kurulurken yapılan müracaat da bahsi bile geçmeyen Dadalı köyü OSB’cilerin yeni ilgi alanı oluverir.
Buradan Enver Yapıcı’ya bir selam sarkıtalım, bu işin Dadalı köyü ile bitmeyeceğini ve Çiçekpınar köyünün de potansiyel alan içerisinde olabileceğinin altını çizelim.
Çayağzı köyü de bir sonraki hedef olur muhtemelen.
471 hektarlık ana hedef gereği böyle, 293 hektarlık geri kalan hedef mecburen başka köyleri de OSB alanlarına katmayı gerektiriyor.
Tıpkı Dadalı köyü gibi, sadece şimdilik evraklarda adı yok.
İlgili evrakları okurken zamanın Düzce Valisi Adnan Yılmaz’ın 19 Haziran 2013 tarihinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına yazdığı dilekçede belirttiği 2023 yılı vizyonuna dikkat çekmesi ve 500 milyar dolarlık ihracat hedefine varılması için OSB’nin gerekliliğine dikkat çekmesi de bir hayli enteresan.
2023 hedefleri ile alakalı olan bütün bakanlık programlarını okumuştum zamanında ve o raporlardan hiçbirinde Akçakoca’da bir sanayi kümelenmesine dikkat çekilmiyordu.
Bilakis Akçakoca bir tarım ve turizm vahası gibi ayrılmıştı.
Bu vaziyeti OSB müteşebbis heyeti nasıl değerlendiriyor dersiniz?
“Tarım ve turizmde parayı az gördüm aydım, ben bu işten caydım.” olabilir mi?
Cüneyt Yemenici başta olmak üzere tüm AKP’li siyasiler nedense 2023 hedeflerinin Akçakoca’ya biçtiği programa sadık kalmak istemediler. Bu sadakatsizlik hakkında da hiçbir açıklama yapmamayı seçtiler.
O hedeflerde AKP tarafından resmi olarak hiçbir değişiklik yapılmadığının da altını çizelim.
2053 hedeflerinde bir değişiklik var mıdır, bilmiyorum. Tutulmayacak hedefleri okumak zaman kaybı olacağı okumaya gerek de görmüyorum.
AKP’den de milletvekilliği yapmış olan Mehmet Dülger’in sağ siyaset ile ilgili tespitini koymasak da olmaz.
“Tutarsız olmaya hazır.”
Aslında bu söz OSB ve "ark ocağı" kurma çalışmalarının da tam özeti.
OSB’yi büyütebilmek için tıpkı başlangıçta olduğu gibi her türlü tutarsızlığa hazırlar.