Köşe Yazısı
Ergun AŞÇI
Talan sadece “su havzası koruma alanı” ile sınırlı değil ki!
Maden arama çalışmalarına hayır!
Nerede?
Akçakoca Sarıyayla Barajı su havzasında.
İyi de maden/altın arama çalışmaları sadece Sarıyayla Barajının su havzasında yapılmıyor ki.
Su havzası Ovabahçe firmasına verilen altın arama ruhsatının izin verilen sahanınküçük bir kısmını teşkil ediyor.
Kaplandede Dağına verilen ruhsatın bir benzeri Alaplı’da Fındıklı ve Belen köylerinde de verildi.
Kuş uçumu bu 2 sahada Akçakoca şehir merkezine aynı mesafede.
Ancak bu 2. sahada Fikret Albayrak’ı hiç ilgilendirmiyor, gündeminde bile yok.
Halbuki Cumartesi günü Alaplı-Fındıklı köyündeki eyleme katılan CHP Zonguldak Milletvekili Pazar günü Sarıyayla Barajındaki eyleme destek vermek için gelmişti, Düzce Milletvekili Talih Özcan’ın ne kendisi vardı ne de mesajı vardı üstelik.
Fikret Albayrak keşke nezaketen de olsa Alaplı ve Devrek’teki maden arama çalışmalarına karşı birlikte mücadele edebileceğiz diyebilseydi.
Ancak böyle bir şey demedi. Akçakoca dışından gelenlere de bir teşekkürü konuşmasında çok gördü.
CHP Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğrul’un kaygıları ve mücadele planını Fikret Albayrak’la kesinlikle örtüşmediği de çok kesin.
Fikret Albayrak “Ben sadece su havzası için mücadele veririm, gerisi beni ilgilendirmez” havasında.
Bu yaklaşımı eylem alanında ki pankartlar sayesinde fazlasıyla hissedildi.
Altın arama ve işletme çalışmalarından en çok etkilenecek köylerden neredeyse katılım yoktu.
Köylerden katılım sağlanması için belli ki bir çalışma da yapılmamıştı.
Merkezden gönüllü olarak gelenler ve taşınanlar yeterli görülmüştü, anlaşıldığı kadarı.
Köylüler gelmek istemedi gibi mazeret kabul edilemez, Alaplı’da eyleme katılan köylüleri görseydiniz ne demek istediğimi anlardınız.
Bölgedeki köylüler Fikret Albayrak’ın samimiyetine inanmadıkları için katılım göstermemiş olabilirler.
Haksız da sayılmazlar, köylülerin geçim kaynağı olan tarım alanlarının yaşayacağı zararlar hakkında tek bir kelam bile etmedi Fikret Albayrak.
Bu eylemi küçümsüyor muyum?
Elbette ki hayır.
%14’lük devlet hakkı ve %1’lik buluculuk hakkı için yalnız ve güzel ülkemizin her yerinin talan edilmesine karşı yapılan her eylemi desteklerim.
Bu eylem topyekûn mücadelenin bir parçası değil ama su havzası ile sınırlı olsa da bir mücadele, mühim bir mücadele.
İşin gerçeği böyle olacağını da bile bile gittim, katılım sağladım.
Tekrar altını çizerek söyleyelim ki, Fikret Albayrak mücadelesi sadece su havzasını kurtarmak ile alakalı, diğer maden arama ve işletme çalışmalarına karşı mücadeleye dahil olmak istemiyor.
Aradaki farkı anlatamadıysam CHP Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğrul ile Fikret Albayrak’ın arka arkaya yaptıkları konuşmalarını dinlemenizi tavsiye ederim aradaki farkı göreceksiniz.
Mahkeme neticelenir ve arama ruhsatı iptal edilirse ne olur?
Kısa bir süre yeni bir arama ruhsatı verilir ve bu arama izninden su havzası çıkarılır ve arama çalışmaları tekrar başlatılır.
Arama ruhsatı alanından “su havzası mutlak koruma alanı”nı çıkartmak su havzasını da yeteri korumaz.
Olacak olan bu! Alaplı da zaten bu hadisenin benzeri yaşanıyor.
Bu sebeple “Sarıyayla Su Havzası” ile sınırlı mücadele Akçakoca’nın su kaynaklarının, ormanlarının ve tarım alanlarının talan edilmesine engel olamaz.
Demek ki bu mücadele tek başına Fikret Albayrak’a ve çizdiği sınırlara bırakılacak bir mücadele değildir.
Bırakılmayacağından da emin olabilirsiniz!