Köşe Yazısı
Ergun AŞÇI
AKP’Lİ SİYASETÇİLERDEN ALTIN MADENİ ARAMA ÇALIŞMALARI HAKKINDA BİLGİ ALABİLMEK MÜMKÜN OLABİLİR Mİ?
Tema Vakfı ve Yeşil Artvin Derneği tarafından 2024 verilerine Artvin ilinin %71’i, merkez ilçenin %92’si “ihale, işletme, ya da arama” izniyle madenlere ruhsatlı olduğu tespit edilmiş.
Peki Düzce’nin ne kadarı madenlere ruhsatlı biliyor muyuz?
Özellikle madenlere verilen son ruhsatlardan sonra.
Tabii ki bu istatistiki bilgi sadece bir misal, öğrenilmesi gereken o kadar çok bilgi varki?
Bu bilgileri alabilmek için kime başvurabiliriz?
Mesela madencilik konusunda en az bir maden mühendisi kadar uzman(!) olduğunu yaptığı açıklamayla ortaya koyan AKP İl Başkanı Hasan Şengüloğlu’ndan öğrenebilir miyiz?
Her ne kadar yaptığı açıklama bakanlık yetkililerinin eline tutuşturduğu bir metinden olduğu anlaşılsa da bu durum istendiğinde bakanlık yetkililerine ulaşılabileceğinin de ispatıdır.
Bakanlık yetkilileri bu bilgileri Hasan Şengüloğlu ile paylaşırlar mı, işte orası bilinmez.
Yeni Cumhurbaşkanlığı sisteminde bir bakanlık yetkilisinin konumu AKP İl Başkanı olmasına rağmen Hasan Şengüloğlu’ndan çok daha güçlü çünkü.
Düzce Milletvekili ve AKP Kadın Kolları Başkanı Ayşe Keşir’e sorsak cevap alabilme ihtimalimiz de yok gibi, çünkü böyle ufak(!) ayrıntılarla ilgilendiği görülmemiştir.
Diğer AKP Milletvekili Akçakoca Küpler köyünden Ercan Öztürk’e sorsak, sorabilmemiz için önce kendisini bulmamız gerekiyor, altın arama ruhsatı ortaya çıktığından beri kendisinden haber alınamıyor desek yeri, yer yarıldı sanki içinde kayboldu.
Eh geriye eski bakanımız ve Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü kalıyor istemez.
Altın arama ruhsatının etkilediği Çilimli’den olan Faruk Özlü’den bu hassasiyeti göstermesini istemek tabii ki Düzce halkından herkesin hakkı.
Bu hassasiyeti gösterir mi?
Göstermesi ihtimal dahilinde bile değildir.
Açın bakın yazmış olduğu “Bir Türkiye Mucizesi için Beyaz Kitap”a.
Vizyonunda fındık tarımına ait bir cümle geçtiğini görürsünüz, bu cümlede ortaokul coğrafya kitaplarında bile yazan “Türkiye’nin fındık üretiminde dünya birincisi” olduğudur.
Bölgemize/ilimize biçtiği vizyon Avrupa’nın terk ettiği kirli sanayi dallarını kazandırmaktan başka bir şey değildir.
Bunun adını da Türkiye mucizesi koymuş.
Siyanürle altın aramayı ancak mucize kabilinden kabul ettirebileceğinden dolayı da koymuş olabilir.
Şahsi kanaatim, Faruk Özlü’nün kitabını okumuş olma ayrıcalığımdan dolayı altın arama şirketlerinin en büyük destekçilerinden birinin Faruk Özü olacağı yönünde.
Başka da bu bilgileri öğrenebileceğimiz yetkili siyasi kimse yok.
Yani kendi başımayız siyanürle altın arama çabalarına karşı mücadele verebilmek için.
Bilgi akışını sağlayabilmek çok mühim, memleketini seven herkes üzerine düşen görevi yerine getirmelidir.