Köşe Yazısı
Ergun AŞÇI
HASİP İLE NASİP ARASINDAN SIYRILMAK MÜMKÜN MÜ?
“Hasip İle Nasip” Atıf Yılmaz’ın yönetmenliğini politik bir hiciv filmidir.
Seyretmeyenimiz sanırım pek yoktur.
Hasip’i Metin Akpınar, Nasip’i ise Zeki Alasya oynamıştır.
Babaları sırayla belediye başkanı olan belki de akraba iki arkadaşın babalarının ölmeleri üzerine nasıl birbirlerine düştüklerini ve belediye başkanı olmak için nasıl başka kişilere döndükleri anlatılır.
Birbirleri ile kesenin ağzını açarak uğraşırken aklı selim davranan solcu aday kazanır seçimi.
Sanırım solcu aday avukattı, oynayan oyuncu da Erol Keskin olabilir.
Anladık ki Akçakoca’da CHP adayı Fikret Albayrak’ın seçimi kazanmak için bütün stratejisi bu.
“Hasip ile Nasip” filmindeki gibi aradan sıyrılmayı umuyor.
Filmde kazanan solcu aday, sosyalist sol ile temasını kesmemiş sosyal demokrat olarak tanımlayabileceğimiz bir adaydı.
Sosyal demokrasi hakkında söyleyebilecek sözü vardı.
Fikret Albayrak’ın böyle bir birikimi var mı bilmem ama söylemediği kesin.
Erdoğan Yanmaz’a göre işçiler ve sendikalaşma hakkında söyleyecek sözü ve projeleri varmış ama her nedense bugüne kadar kamuoyuna ulaşmış bir şey yok.
Boru fabrikalarının yöneticileri, orada çalışan işçilerden daha mühim ve bunu her zaman belli ediyor.
Başlangıçta sadece Okan Yanmaz ile yarışırken, “Okan Yanmaz ‘mı Fikret Albayrak mı?” sorusuna güçlü bir Fikret Albayrak cevabı geliyordu.
Herkesin farkında olduğu gibi bu sesin gücü azaldı.
Osman Cumur patisinin oylarını geçte olsa toparladı, üstüne koymaya devam ediyor, devam ettikçe de Okan Yanmaz para musluklarını açıyor da açıyor.
Okan Yanmaz ise bütün ağırlığını medya görünürlüğüne ve seçilmek için çok çalışıyor imajına dayanan seçmeleri boğan anlayışa bağlamış durumda.
Demem o ki, bu anlayışla Hasip ile Nasip arasından sıyrılarak seçim kazanılmaz.
Gerçekten sosyal demokrat/solcu ise ona göre davranmalı. Kaybederse galip sayılır bu yolda mağlup olur.
KAZANAMAMA adayı ancak böyle bir seçim çalışması ve söylemi içerisinde olur..