Köşe Yazısı
Ergun AŞÇI
'İLİÇ' GİBİ OLMAMAK İÇİN
Devlet hata yapar mı?
Devleti bir tüzel kişilik olduğu için yapmaz ama bu tüzel kişilik için karar alanlar yapar.
Siyasetçiler ve bürokrasidir bu hatalı kararları alanlar.
Bu yanlış kararların altında da İttihatçıkla beraber başlayan bir anlayış yatar.
Devlet eliyle kişiler zengin edilecek bir sermaya birikimi sağlanacak herkese iş ve aş sağlanacak herkese bir konfor sağlanacaktır.
Batı buna bizden önce başladığı içinde aradaki mesafeyi kapatmak için bir çok prosedürün atlanması tercih edilecektir ve var olan hukukun zorlanması ve etrafından dolaşılması gerekecektir.
İliç'te meydana gelen kazanın tarihsel sebebi budur.
Netice de devlet bu anlayışla sık sık hata yapmaktadır.
İliç'teki altın madenin bir benzerinin çok yakınımızda Alaplı'da kurulmaya çalışıldığını kaç kişi farkında peki?
Ereğli ve Alaplı'nın duyarlı ve kararlı bir avuç insanı sayesinde bu girişimler şimdilik durduruldu ancak bu tekrar girişimde bulunmayacakları manasına gelmiyor.
Eğer Alaplı'da altın madeni açılacak olursa bilin ki, Akçakoca'da benzeri kurulacaktır, en azından Alaplı'da açılacak olan bizim hayatlarımızı da tehdit edecektir.
Altın madeni kurulmadı ama buna yakın bir tehlike Alaplı'yı ve de Akçakoca'yı tehdit ediyor.
Alaplı da mahkeme kararı ile kapatılan tehliklei atık tesisleri yerine siyasetçi ve bürokrasinin desteği ile yenisi açılmaya çalışılıyor.
Bu destekçilerden biri de maalesef Ereğli'nin CHP'li belediye başkanı Halil Posbıyık.
Bu tehlikeli atık tesisi Akçakoca'da kurulmaya çalışıldı.
Belediye başkanımız Okan Yanmaz hiç sorgulamadan kurulması için 'tehlikeli' kelimesinin üzerinde bile durmadan her türlü kolaylığı gösterdi.
Bir CHP klasiği olan 5. defa belediye başkanı adayı olan Fikret Albayrak bu mevzuda ağzını açıp iki kelime etmedi.
AKP ilçe başkanı kimdi hatırlamıyorum ama onun da iki laf etmediğini hatırlıyorum.
İki siyasetçi şehrimizi zehirleyecek bu tesislerin kurulmasına karşı çıktı.
Behçet Alkan Lokum ve Tuğrul Abanoz.
Tuğrul Abanoz'un başı tehlikeli atık tesisinin kurulmasına karşı yapılan basın açıklamasına verdiği destekten sonra beledan kurtulamadı.
Görevden alınması için bir çok entrika çevrildi.
Behçet Alkan Lokum Akçakoca'yı tehlikeli atık tesisine karşı korumak çok büyük bir adım daha atarak idare mahkemesine karşı açılan davanın avukatlığını da yüklendi.
Ve benzeri birçok davaya emsal olacak şekilde bu dava kazanıldı.
Okan Yanmaz'ın 'ÇED gerekli değildir' kararı için şehrin emini olduğunu düşünmeden destek verdiği dava kazanılmasından sonra da yanlış yapmışım diyebilme basiretini gösteremedi.
Fikret Albayrak'da beklenildiği üzere davanın kazanılmasından hiç bir haberi yokmuş gibi davranmaya devam etti.
Şimdi bu iki kişi belediye başkanlığına tekrar talipler.
Peki Okan Yanmaz'ın ve Fikret Albayrak'ın yeni den kurulmaya çalışacak tehlikeli atık tesislerine ya da altın madenine siyasi ve hukuki şekilde karşı durabileceğine niçin inanalım?
Peki AKP adayı Osman Cumur bu mevzu da ne düşünüyor.
Açıkcası çok ümitli değilim.
Çünkü başka bir mevzuda açıklama yaparken devletin hata yapmayacağını söylemişti, ama İliç'te olanlar bize devletin hata yapacağını bir kere daha gösterdi.
Gerçi bu açıklamayı yaptığında henüz belediye başkanı yani şehrin emini olmaya aday değildi.
Umarım ki bundan sonra yapılacak tesislere izin verilmeden yapılacak her türlü hukuki denetimlerin yapılması için gereken desteğin verileceği açıklamasını yapar.
Her şeye gözü kapalı imza basan Okan Yanmaz'dan farklılığını ortaya koyabilir.
Ve yine umalım ki, bazı kişilerin Akçakoca'nın vasisi olacağı iddia edilen Faruk Özlü'ye rağmen bunu başarabilir.
İş ve aş sahibi olacağız diye canımızdan sağlığımızdan olmayalım.
Doğru tarım siyasetleri Akçakoca'ya aş ve iş sağlamaya yeter de artar bile.