Köşe Yazısı
Ergun AŞÇI
NEREYE KADAR POPÜLİZM?
“Altı Ok” feda edilmeli mi?
Eğer CHP iktidar olmak istiyorsa elbette ki edilmeli.
Geçtiğimiz yüzyılın “zeigest”iini yani zamanın ruhunu ifade eden bir program olan “Altı Ok”un günümüzde bir karşılığı yok.
Hele ki zaman zaman sosyal demokrat söylemler geliştirmeye çalışan bir partinin iktidar yürüyüşüne geçememesinin prangası olarak duruyor.
“Altı Ok” programını eğer partinin başında Mustafa Kemal Atatürk olsa kendisi değiştirirdi. “Zeigest”i yani zamanın ruhunun çok farkında olan bir liderdi.
Bu görüşüme CHP’lilerin çoğunun katılmayacağının tabii ki farkındayım.
Ancak CHP mensupları ve seçmenleri Akçakoca’da bu sorunun cevabını önce kendilerine sonra da ikna etmeye çalıştıkları başka seçmenlere vermek zorunda kaldılar ve kalmaya devam edecekler.
Tabii ki Fikret Albayrak sayesinde.
Seçilmesi halinde nasıl bir belediyecilik yapacağını anlatmak yerine popülizm kulvarında konuşmayı tercih ettiği için sanal medya paylaşımında CHP logosunu yani “Altı Ok”a yer vermediği birden manşetlere taşınıverdi.
Fikret Albayrak hem partinin logosunu hem de programını sınırlayan/belirleyen CHP logosunu kullanmamayı tercih ediverdi.
Enteresan olan önseçimde kendisini tercih eden CHP mensuplarının çok büyük çoğunluğu için “Altı Ok”un vaz geçilmez olduğu gerçeğini bilmesine rağmen bu tercihte bulunmasıydı Fikret Albayrak’ın.
Bunun sebebi ne olabilir?
Mensuplarının ve seçmenlerinin oylarını çantada keklik olarak görüp sağ seçmenlere cazip görünmek istemesi neticesinde tabii ki. (Önseçimde büyük fark atmasının muhakkak ki etkisi vardır.)
Analiz etmiş midir bilmem ama dünyadaki siyasal anlayış ile beraber “sağ”a kayıldıkça İsmet İnönü’nün “ortanın solu” kavramı geçerliliğini yitirmiş CHP en fazla sağın sol tarafında bir konuma varmıştır.
Laik ama sağın içerisinde ve en fazla “sağ”ın sol tarafında yer alan bir parti. (Elbette ki sosyal demokrat bir çizgiye gelmek için mücadele verenleri tenzih etmek gerekir.)
Fikret Albayrak da bu siyasi duruşun net bir özeti.
Zaten çok az olan sol ve sosyalist sol oylardan ne kadar oy kazanabilir ki?
En rahat oy devşirilecek yer kendi bulunduğu sağ konumun daha sağından oy toplamak için her şeyi yapmak gerekir tespiti ile yola çıkmış olarak gözüküyor.
Birdenbire başladığı dikkatleri çeken sabah buluşmaları da bu halin ayan beyan ifadesi.
İkna olmadınız mı o takdirde İsmet İnönü ile Fikret Albayrak’ın laiklik ile alakalı duruşlarını kıyaslayınız.
Fikret Albayrak bu siyasi ataklarından vaz geçer mi?
Ancak Ankara’dan kulağının bükülmesi sayesinde vaz geçebilir, bu bile garanti değildir.
Düzce ve Akçakoca örgütleri ile adaylık sürecinde yaptığı bütün protokoller yok hükmünde sayılmalıdır.
CHP Akçakoca ya da Düzce örgütlerinden yapılacak “Bu hata sehven yapılmıştır.” açıklamalarının kamuoyunu çok ikna edeceğini de sanmam ancak başka bir çarede yoktur.
Her şeyin en doğrusunu(!) bilen bir belediye başkan adayı ile çalışmak çok hem de çok zor olmalı.
Bu siyasi atak bir başlangıç, muhakkak ki Fikret Albayrak bu atakların devamını getirecektir. Çünkü seçimi kazanabilmek uğruna popülizminin bir sınırı yok.
CHP İlçe Örgütüne kolaylıklar dilemek de hem hemşerilik hukuku gereği hem de insani olan bir borçtur.