Köşe Yazısı
Ergun AŞÇI
FARKINDALIK EYLEMİ HAKKINDA BAZI NOTLAR
Bir farkındalık eylemi yapılacaksa; gün ve saat seçimi eylemin etkinliği açısından çok mühim olduğu bir kere daha ortaya çıktı.
Cuma günü saat:16.00 çok kötü bir seçim.
Başka yerleri bilmem ama Akçakoca için öyle.
Bazılarının işi çıktı, bazıları da iş icat ettiler.
Mesela dişçi randevusunu bir saat öne veya arkaya almak bile imkânsız bir katılık haline geliverdi.
Acaba toplantı günü ve saati böyle bir planlama neticesinde belirlenmiş olabilir mi?
**
Akçakoca’ya sahip çıkanların yaş ortalaması 60 yaşın çok üzerindeydi.
Gençler belki idrak etmemiş olabilir ama şehirlere sahip çıkmadan o çokça lüzumsuz bir şekilde sarf edilen birlik ve beraberlik ruhu inşa edilemez.
Sipsivri kalıverirsiniz ortada, sonra bir bakarsınız asgari ücretli bir işe girebilmek için de en yakın arkadaşınızla torpil bulabilmek yarışa tutturulmuşsunuz!
**
Yaş ortalaması 60 yaşın üzerinde olan gençlerin sebatı da takdire değerdi. Tavsamadan hukuksuz bir şekilde salonun dışına çıkarılmalarına rağmen salonun önünde beklediler ve istenilen farkındalığı yarattılar.
**
Cumhur İttifakının bu mevzudaki hangi sorumlu kişisine sorulduysa hiç biri, meclis salonundan Akçakocalıların çıkarılmasını tavsiye ve tasvip etmediklerini söylediler.
Yani bu hukuk usulüne aykırı işlemin tek sorumlusu Okan Yanmaz.
**
Akçakoca’da tasvip etmiyorum diyorsunuz ve sorumluluk bitiveriyor. Belki size komik gelebilir ama uygulamada olmasa bile hukuk üzerinde ana muhalefet partisi AKP, Akçakoca Belediye Meclisinde.
Okan Yanmaz’a ikaza onların öncülük etmesi demokratik bir teamül gereği şık olurdu.
Demokrasi ile pek ilgilenmiyorlar belli ki.
**
Belediye Başkan yardımcımız veteriner hekimi Yüksel Yılmaz, başkan yardımcılığı sürecinde kendini çok geliştirmiş, koltuğuna suflörlük titrini de ekleyivermiş. Eh Başkanı Okan Yanmaz tiyatro sahneye koyunca da ona suflörlük görevi düşmüş belli ki.
**
Gazetecilerden gizli olmayan, Akçakoca halkından gizli olan ne olabilirdi ki?
Bu hala açıklanmadı.
Sanırım Gazetecilerin çok özel kişiler oldukları ve Akçakoca halkından Okan Yanmaz için çok daha değerli olduklarının mesajını vermek istedi Okan Yanmaz ve bunda da çok başarılı oldu doğruyu söylemek gerekirse.
**
Her yerde her zaman söylüyorum, gazeteci değilim, gazeteci değilim demek gazeteciliği bilmiyorum manasına ya da zaman zaman yapıyor olmama engel bir şey değil. Gazetecilik bir meslek, kazanç elde edilen bir şey ve zaman zaman bu işi bir meslek olarak değil sadece Akçakoca’nın menfaati için yapıyorum.
Kendimi gazeteci saymadığım için salondan çıktım.
Çıkmasam Okan Yanmaz’ın tepkisi ne olurdu acaba?
Beni gazeteci mi sayardı, yoksa dışarıya çıkarılması gereken halktan biri mi?
**
Okan Yanmaz bir özür borçluyum ve o özrü diliyorum. Kendi beyanına göre belediyenin iş makinasını inşaatı yapan şirketin emrine vermemiş. Birkaç kişi aynı şeyi söyleyince doğru olduğunu düşünmüştüm, belli ki belediyede bulunan iş makinalarından biriyle aynı vasfı taşıyor.
Ancak arkasından herkesi haklı çıkaracak açıklamayı da yaptı, "isteler büyük ihtimalle verirdim."
Yani inşaatı yapan şirkete de müjdeyi verdi. "Sıkıştığınızda belediyenin iş makinalarını Akçakoca kıyılarını yok etmek için kullanabilirsiniz."
**
Meclis toplantısında kürsünün sahibi ve hakimi olarak cevap verme avantajını kullandı her ne kadar sorularının cevapları doğru olmasa da cevap veren başkan imajını bolca kullandı.
**
Soruların dalgakıranların özelinde olmaması için salonda bulunan kendini destekleyen kişilerden yardım aldı onlarla duvar pası yaptı.
Öyle ki bir ara Akçakoca sahillerinin tuvaletlerini kendisinin yaptığını kendisinden önce tuvalet olmadığı mevzusunda gol atmayı da ihmal etmedi.
Herhalde daha çok kendisinden önceki Cüneyt Yemenici’ye ve Fikret Albayrak’a atılmış oldu bu goller.