Düzce 9° Bulutlu
Son dakika
Ergun AŞÇI Köşe Yazısı Ergun AŞÇI

KAMUOYU HAREKETE GEÇMEDİĞİ SÜRECE ÇOK ZOR!

Dalgakıranlar ve mahmuzlar inşaatı ile alakalı olarak 2022 bütçesinden sadece 20.000 TL ayrıldığını öğrenince geçici de olsa bir oh çekmiş ve zaman kazandığımızı düşünmüştük.

20.000 TL ile bu inşaatın uyarı tabelaları bile dikilemezdi çünkü.

1-2 aya kadar neticelenmesini beklediğimiz Akçakoca Su Ürünlerinin açtığı iki davanın da olumlu neticelenmesi umudu içerisindeydik, Okan Yanmaz ve şürekâsı hariç neredeyse tüm Akçakoca halkı.

Önce ihaleyi alan şirketin Akçakoca Belediyesi ile inşaatın nasıl yapılacağına dair bir protokol imzalayacağı bilgisi geldi.

Eğer Akçakoca Belediyesi yönetimi Akçakoca’yı gerçekten seviyor olsalar bu protokol böyle alelacele imzalanmazdı.

Akçakoca’yı gerçekten seven kişiler kanunların ve yönetmeliklerin kendilerine verdiği hakkı kullanarak öyle bir hazırlayabilirlerdi ki bu protokolü; işi alan firma bu işten bile vaz geçebilirdi.

Ancak Okan Yanmaz için her şey bir “business”, business diye baktığı her şeye yol veriyor. Businesslerin Akçakoca’nın tarihine, dokusuna, turizmine, doğasına zarar verecek olması umurunda bile değil.

Onun saygısının sınırları business ve businessmenler belirleniyor.

Mesele businees oldu mu yardım istemeyi bile ayıp biliyor.

Bu protokol mahmuz ve dalgakıran inşaatı businessine yol vermek için Okan Yanmaz’ın rızası ile oluşmuştur.

Daha önce söylediğim gibi bu protokol Akçakoca’nın Sevr belgesidir.

İmzayı kim atmış oluşa olsun gerçek imzacısı Okan Yanmaz’dır. (Rivayetler Okan Yanmaz’ın bu tip belgeleri imzalamadığı yönünde.)

Her şey bitti mi?

Dalgakıranlar ve mahmuzlar inşaatı tüm hızıyla devam edecek mi?

Böyle bir kanaat de değilim.

Bugün kepçe ile yapılan hafriyat için yol açma çalışmasının Okan Yanmaz’la danışıklı olarak hazırlanmış bir gösteri olduğunu düşünüyorum.

Açılan yolun Fedai Karabıyık parkına en az zarar verecek yerden açılmış olması dikkat çekici.

Sadece açılmış gibi yapıldı.

Niçin mi?

Hukuka uygun bir şekilde alınan kanuni(!) haklarını kaybetmemek için.

Bu dalgakıranlarla ilgili “ÇED Gerekli Değildir” kararı 2018 yılında alınmıştı. Eğer inşaata bu yıl içerisinde başlanmazsa ÇED Gerekli değildir kararı kendiliğinden geçersiz hale gelecekti.

20.000 TL'den başka ödenek ayrıldığına dair bir bilgi de yok. Ödenek almadan inşaata başlayan bir firma misali de yok ülkemizde.

Bugün yapılan Okan Yanmaz destekli gösterinin bu sebeple olduğunu düşünüyorum.

Yanılıyor olabilir miyim?

Elbette olabilir çünkü eldeki sınırlı bilgiler üzerinden yorum yapabiliyorum.

Akçakoca Belediyesi bir şeffaflık önerisi gösterip bu protokolü kamuoyu ile paylaşırsa daha sağlıklı değerlendirme yapılabilir.

Ancak Okan Yanmaz’ın business aşkı bu şeffaflığa pek müsaade edeceğe benzemez. Sevr belgesini kim kamuoyu ile paylaşmak ister ki?

Tekrar söylüyorum, ama öyle ama böyle bu dalgakıranlar ve mahmuzlar inşaatı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kanunları gereği hazırlanmış onlarca yönetmeliğe aykırı olarak yapılmaktadır.

Birileri para kazansın birileri yüzdeleri alsın diye Akçakoca’yı umarsız bir şekilde mahvedecekler.

Bu sene olmazsa seneye.

Bunu durdurmak mümkün.

Birkaç kişinin koşuşturması çaba harcaması, geriye kalanların seyretmesi ile mani gelebilmek çok zor.

Bu yazı” ben söylemiştim” kibriyle hareket eden ama elini taşın altına koymaktan köşe bucak kaçan kişileri saklandıkları kuytulardan çıkarmak için yazılmıştır bir yönüyle de.

Eğer o kibir kuytularından çıkmazsanız “ben söylemiştim” kibrinizi kendinize bile satamayacaksınız.

Akçakoca kamuoyu bu inşaatları isterse durdurur, Okan Yanmaz’ın business aşkına rağmen durdurur.

Kuytulardan çıkılsa da çıkılmasa da, kamuoyu harekete geçse de geçmese de bu mücadele öyle kolay kolay da bitmez.

Kopyalandı

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
  1. YUKARI MAHALLE CUMHURİYET CADDESİ’Nİ KİM ARAÇ TRAFİĞİNE KAPATTI, HANGİ YETKİYLE?
  2. PATPATA OTOPARK ÇÖZÜM DEĞİL,ERTELEME ADRES:TBMM
  3. “PATPAT” MESELESİ CEZAYLA DEĞİL KURALLARLA ÇÖZÜLÜR!
  4. AZOTLU GÜBRE ÜZERİNE AYKIRI DÜŞÜNCELER
  5. FINDIĞIN BAĞIMSIZLIK SAVAŞI VE TAŞRA SİYASETİNİN MAHCUBİYETİ