Düzce 9° Bulutlu
Son dakika
Ergun AŞÇI Köşe Yazısı Ergun AŞÇI

Okan Yanmaz’ın bildiği, Faruk Özlü’nün anlayamadığı

Okan Yanmaz’ın belediye başkanı seçilmesi ile birlikte Akçakoca’da kondurulan büfelerin çetelesini tutan var mıdır bilmiyorum ama hepsini ezberden sayabilmek artık çok zor.

Tabii müstemlekeci bir anlayışla bir büfenin kapsayacağı alanın 50-100 misli alanı işgal eden büfelerin(!) kaç büfe sayılması gerektiği de meçhul.

Arşimet’in “Bana bir dayanak noktası verin dünyayı yerinden oynatayım” demişti.

Bizim büfecilerimiz ise:

Bana 2-3 metrelik bir yer verin ben onu 100-200 metrekareye ulaştırırım diyerek Arşimet ustaya başarılı(!) çalışmaları ile saygılarını sunuyorlar.

Bir arkadaşım Okan Yanmaz büfe yerleri ihdas ederken bir yönüyle de sosyal belediyecilik yapıyor işi bozuk olana iş imkânı sağlıyor demişti.

Bu yorumdan hareketle büfelerini 100-200 metrekareye çıkaranların Okan Yanmaz’ın sosyal belediyecilik anlayışını anlamadıklarını hatta bu anlayışın altını oydukları katidir.

100-200 metrekareye ulaşan alanları işgal edenler, bu alanda kondurulabilecek 2-3 büfeye mani gelerek Okan Yanmaz’ın sosyal belediyelik anlayışını anlamamış görünüyorlar.

Bakmayın arkadaşımın işi bozuk olanlara iş imkânı sağlıyor dediğine.

Her işi bozuk olan böyle bir imkâna kavuşamıyor.

Kalabalık aileden gelmek, Okan Yanmaz’a yakın olmak ya da büfe kondurulduktan sonra yakın olmak gibi kıstaslar var sadece Okan Yanmaz’ın bildiği.

Ancak hakkını yememek lazım Okan Yanmaz büfe kondurma işini hep Akçakocalı olana veriyor.

Bu sayede de oluşabilecek infiallerin önüne geçmiş oluyor.

“Ya şimdi onu tanıyorum, abilerini, ablalarını, tüm yakınlarını tanıyorum, bir şey söylersem ayıp olur.” gibi sebepler infial gösterilmesinin önünü kesiyor.

Faruk Özlü’nün anlamadığı ve de beceremediği kısım da burası.

İnfial önleyici hiçbir tedbiri yok.

Sayıları 7’den aşağıya olmayan büfelerin tutmuş tamamını İzmirli bir firmaya vermiş.

Hâlbuki Okan Yanmaz gibi yapsa, kalabalık ailelere ve kendine yakınlık derecelerine bazı dengeleri gözeterek Düzceli kişilere bu büfeleri dağıtsa Düzce halkındaki infial çok kısıtlı kalırdı.

Ankara’da bürokrat olarak yaşamakla, Akçakoca’da müteahhit olarak yaşamanın arasındaki fark mı desek, ne desek?

İşin üzücü taraflarından biri de Faruk Özlü’nün Akçakoca’yı yeteri kadar takip etmiyor oluşu.

Eğer yeteri kadar takip etmiş olsa seçildikten hemen sonra kondurulan büfeler hakkında Okan Yanmaz'ın’ tecrübelerinden faydalansa Düzce’de bu derece de infial yaşanmazdı.

Usulsüzlük yapmanın bir usulü olduğunu bilmek çok mühim belli ki büfeler kondurulurken.

Ne yapalım?

Usulsüzlük yapmanın usulünü bildiği için Okan Yanmaz’la gurur duyalım mı?

Kopyalandı

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
  1. YUKARI MAHALLE CUMHURİYET CADDESİ’Nİ KİM ARAÇ TRAFİĞİNE KAPATTI, HANGİ YETKİYLE?
  2. PATPATA OTOPARK ÇÖZÜM DEĞİL,ERTELEME ADRES:TBMM
  3. “PATPAT” MESELESİ CEZAYLA DEĞİL KURALLARLA ÇÖZÜLÜR!
  4. AZOTLU GÜBRE ÜZERİNE AYKIRI DÜŞÜNCELER
  5. FINDIĞIN BAĞIMSIZLIK SAVAŞI VE TAŞRA SİYASETİNİN MAHCUBİYETİ