Köşe Yazısı
Ergun AŞÇI
FARUK ÖZLÜ’YE "ASLA" DEDİĞİNDE NİÇİN İNANALIM Kİ?
Düzce Belediye Başkanı, eski Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü 22 Haziran 2018’de bakanlık görevini sürdürürken Sivas Ticaret ve Sanayi Odasında iş adamları ile yaptığı görüşmede şöyle demişti:
“Birinci sınıf tarım arazilerini asla OSB yapmayacağız. Birinci sınıf tarım arazileri tarım arazisi olarak kalacak.”
Burada kilit kelime “asla” kelimesi.
Kesin olarak, hiçbir zaman, hiçbir biçimde, kesinlikle demek, “asla”.
Ancak bu kelime Faruk Özlü’nün sözlüğünde farklı bir manası olsa gerek.
Ya da “asla” derken Sivas’ta başka bir şey kast ediyor ediyor, Düzce’de başka bir şey kast ediyor olmalı.
Kuruluşuna büyük destek verdiği, her zeminde destek verdiğini ve vermeye de devam edeceğini ifade ettiği Akçakoca Demir-Çelik Organize İhtisas Bölgesinin birinci sınıf tarım arazisine kurulduğundan habersiz olabilir mi?
Böyle bir ihtimal söz konusu değil tabii ki.
Sağ bir siyasetçi olmanın vaz geçilmez gereğini yapmış farklı zemin ve farklı zamanlarda farklı konuşma ve değerlendirmeler yapmıştır.
Mehmet Pazvantgillerin Faruk Özlü’ye birinci sınıf tarım arazisine yapılan Akçakoca Demir-Çelik Organize Sanayi bölgesinin kuruluşu ile ilgili her teşekkürleri bir çifte standart uygulaması olduğunu hatırlatıyor.
Düzce’de başka Sivas’ta başka konuşulmasının çifte standartı bu.
Faruk Özlü’nün bu çifte standarttan rahatsız olması gerekmez mi?
Bu yazı nereden çıktı?
Durup dururken çıkmadı.
Faruk Özlü’nün “Bir Türkiye Mucizesi İçin-Beyaz Kitap” kitabını internet üzerinden satın aldım ve kitaba başlarken bu yazı çıktı.
Kitabı okumaya başlarken şöyle bir mesele ile karşı karşıyaydım:
Söyledikleri ile uyguladıkları farklı olan birinin kitabını nasıl okumak gerekir?
Yazdıklarının doğruluğuna mı inanalım?
Yoksa yazdıklarının tersine uygulamalar yapılacağına mı inanalım?
Benim Faruk Özlü gibi kişilerin yazdıkları ile ilgili geliştirdiğim standart sayılabilecek bir yöntemim var:
Nelerin bilinçli bir şekilde yazılmadığına dikkat etmek ve de satır aralarında bırakılan boşlukları değerlendirmek.
Çok işe yarıyor.
Bu sayede gerçek fikirlerini/tasavvurlarını anlayabilmek mümkün oluyor.
Faruk Özlü’nün doğru ancak Akçakoca’da tersinin uygulanması için büyük destek verdiği gerçek fikrinin:
“Birinci sınıf tarım arazilerine OSB yapılmaması.” olduğu kanaatindeyim.
Faruk Özlü’nün bu fikri değiştiyse, niçin değiştiğini, değişme sebeplerini, niçin kamuoyuna anlatılmadığına dair bilgilendirmeleri yapmak da Burçin Sarıcan ya da Mehmet Pazvant’a düşer.
Faruk Özlü'nün birinci sınıf tarım arazilerine OSB yaptırılmamasına dair fikri değişmediyse bir açıklama yapmalarına gerek yoktur.
Akçakoca’nın çifte standarta kurban gittiğini kabul etmiş olurlar, bir kere daha.