Köşe Yazısı
Ergun AŞÇI
BİR GARİP ÖLMÜŞ DİYELER

Ne demişti 750 yıl kadar öncesinden Yunus Emre,
Bir garip ölmüş diyeler
Üç günden sonra duyalar
Soğuk su ile yuyalar
Şöyle garip bencileyin
Söyler dilim ağlar gözüm
Gariplere göyner özüm
Meğer ki gökte yıldızım
Ola garip bencileyin
Dün Ahmet Bostancı vefat etmiş, Yunus Emre’nin asırlar öncesinden bildiği gibi mahalli basınımızın alakasını çekmediği için vefatı haberleştirilemediği için cenazesine katılamadım.
Halbuki bir whattsapp gurubundan mahalli gazetecilerimiz kimin vefat ettiğini her daim öğrenebiliyorlar.
Arkası olan biri olmadığı için vefatını duyurmamaya gerek duymamışlar belli ki.
Kimdi Ahmet Bostancı?
Mahalleden Kalıpçıların Katina Yaşar’ın oğluydu.
Namıyla söyleyecek olursak Üçbuçuk Ahmet.
Diğer namıyla söyleyecek olursak Föslek Ahmet.
Mahalle kültürünün en canlı temsilcilerinden biriydi.
Arkası olan biri değildi, ama dost canlısı bir insandı, maharetliydi ve kendisinden başka kimseye zararı olmazdı.
Yıllar önce Papaz İsmail’e sormuştum.
Üçbuçuk Ahmet’in dört olma ihtimali var mı? diye.
Papaz İsmail ‘de hemen cevaplamıştı:
“Ne dördü, üçe düşer bu” demişti.
Gerçekten üçe düştü ve aramızdan ayrıldı umarım Papaz İsmail’le buluşurlar.
İyi bir insan öldü, farkında olup da farkında değilmiş gibi davrananlara da yuh olsun!