Köşe Yazısı
Ergun AŞÇI
SUÇ VE CEZANIN ŞAHSİLİĞİ İLKESİ
Çağdaş maddi ceza hukukunun en önemli ilkelerinden biri suç ve cezanın şahsiliği ilkesidir.
Bu ilke gereğince, kişi ancak kendisinin işlediği fiiller nedeniyle sorumlu tutulabilir, başkasının işlediği fillere iştirak etmedikçe sorumlu tutulamaz.
Dün yaşandığını öğrendiğimiz menfur hadisede bu ilkenin vazgeçilmezliği ortadır.
Bu sebeple işlenen suça ne yakınlarının ne de akrabalarının dâhil olmadığını bilmemiz gerekir.
Bu yakınları ve akrabaları arasında sevmedikleriniz ya da sizleri sevmeyenler bulunabilir hatta belki de geçmişte bazı başka suçlar işlemiş olanlarda bulunabilir, tüm bunlar suçun şahsiliğini değiştirmez.
İşlenen bir suç yüzünden, tüm yakınlarını bu suça dâhil etmeye çalışmak yargısız infaz olduğu kadar insanlık suçudur da.
Bilmeliyiz ki, suçlunun yakınları bu suçun getirdiği utançtan dolayı, içleri paramparça ve ruh yorgunluğu içerisindeler.
Düşmanımızın bile başına gelmesini istemeyeceğimiz menfur bir hadisenin yükünü taşımakla karşı karşıyalar, kim bu yükü taşıyabilir ki?
Suçlunun, hukuk sistemimiz gereğince alabileceği en büyük cezayı alması istemek ise elbette ki en tabii hakkımız.
Ancak unutmayalım ki, suç ve ceza şahsidir.
Vakit aklı selim davranma vaktidir.