Köşe Yazısı
Ergun AŞÇI
MHP YEMEĞİNİN SPONSORU KİM OLA Kİ?
Sene 1978, Tarabya Otelinde düzenlenen 3. Milliyetçiler İlmi Kurultayın 10 civarındaki gönüllüsünden biriyim.
Kurultayı düzenleyen Aydınlar Ocağı. Başkanı Prof.Dr. Salih Tuğ, Başkan Yardımcısı BASF-Sümerbank Genel
Müdür Yardımcısı Metin Eriş.
Kurultaya 1944’te tabutluk da kalmış olanlardan Reha Oğuz Türkkan’da katılmıştı, kurultay öncesi Aydınlar
Ocağında kendisini gördüğümü çok net hatırlıyorum.
MC hükümeti iktidardı ama kurultayın bütçesi sınırlıydı, öyle ki biz gönüllülerin otelden yiyip içme imkânı yoktu.
İlk gün çaysızlıktan başımız dönünce ertesi gün bize ayrılan otel odasına piknik tüp ve çaydanlık getirilmiş ve çaysızlığımız öyle giderilmişti. Yemek işini de sandviçlerle idare ediyorduk kurultaya katılan davetlilerin tüketmediği sandviçlerle.
Bu arada Aydınlar Ocağının MC (Milliyetçi Cephe) hükümetlerinin kurulmasında çok büyük etkisi ve katkısı olduğunun altını da çizeyim.
Kurultayın üçüncü günü gönüllülerin ve siyasetçilerin katıldığı büyük bir yemek verildi.
Alparslan Türkeş’le de orada el sıkıştım Süleyman Demirel ile de. Daha birçok siyasetçi de mevcutluydu. Korkut Özal en önce hatırladığım, galiba Turgut Özal’da katılmıştı.
Eh siyasiler olunca korumalar olmaz mı? Bir hayli kalabalıktılar. Hassaten de Alparslan Türkeş’in gönüllü korumaları.
İlhami Gencer müziği ile de geceyi şenlendirmişti.
Korumalar ve biz gönüllüler dâhil herkes yemeğe katılmıştı.
“Topkapı piliç” tabir edilen içi pilav ile doldurulmuş çok lüks bir yemek yediğimi hatırlıyorum. O zamandan beri de benzerini yemedim.
Yemek sırasında elbette konuşmalar yapıldı.
Her konuşmacı çıktığında Sabri Ülker’e teşekkürlerini sundu.
Niçin Sabri Ülker’e teşekkürlerini sundu konuşmacılar?
Bu lüks yemeğin finansmanını yüklendiği için sunuldu bu teşekkürler.
Sabri Ülker, Ülker Grubunun kurucusu ve sahibiydi.
**
Şimdi bu anımı niçin anlattığımı soruyorsunuz muhtemelen.
Anlatayım.
Bileneniz vardır bilmeyeniz vardır, dün akşam Pusula Katamaranda Düzce İlinin tüm ilçelerinin MHP teşkilatlarını buluşturan bir yemek vardı.
Öğrendiğim kadarı katılımcılardan yemek parası tahsil edilmiyormuş.
O halde 42 yıl öncesi tecrübelerimden yola çıkarak bu yemeğin bir Sabri Ülker’i, bir sponsoru olması gerekir diyorum.
Kim ola ki bu sponsor?
Adını gizliyor olabilir, hiç mühim değil.
ABİTAŞ tarafından bu sponsora kesilen fatura üstü kapatılarak tahsilat makbuzu ile birlikte yayınlanabilir, bu kamuoyu için yeterli olacaktır.
Ancak bir ihtimal daha var, aklımıza getirmeyi sevmesek de benimsemesek de var.
O da çalışanların maaşlarını ödemekte zorlanan, faizle kredi çekerek maaşları ödemeye çalışan Akçakoca Belediyesinin bu yemeğe sponsor olmuş olması.
Aradan 42 yıl geçmiş olması o fikir dünyasından uzaklaşmış olmam bakış açımı değiştirmez, yaşadığım tecrübeden yola çıkarak Akçakoca Belediyesinin bu yemeğe sponsor olmuş olmasını yakıştıramam.
Ve milliyetçi camianın hassaten de ülkücülerin yakıştırmayacağından da eminim. Çünkü Türk töresine münasip bir şey olmaz, en azından 40 yıl önce böyleydi. Töreler de bu kadar kısa zamanda değişmez. Söz konusu olan sadece törenin çiğnememesi olabilir bu hal karşısında.
Umarım Akçakoca Belediyesi bu yemeğin sponsoru olmamıştır.
Umarım diyorum, ama hiç umudum da yok.
Aradan geçen 18 ay da olan bitenler bu umudu yer ila yeksan etmiş vaziyette.
Çünkü bugüne kadar benzeri giderlerin nasıl karşılandığı ile alakalı hiçbir paylaşım yok, dolayısı ile şeffaflık da yok.
Soran da yok zaten.
Bu sorma işinin bir numaralı muhatabı da belediye meclisinde ana muhalefet partisi olan AKP’ye dolayısı ile
AKP ilçe başkanlığına düşer.
Bu görevi yüklenirler mi bilemem, 18 aydır olan bitene bakacak olursak da böyle bir ihtimalin gerçekleşmesi pek mümkün görünmüyor.
Hem belki gerçekten bir sponsor vardır.
Ben vesvesem yüzünden mahcup olmaya razıyım