Köşe Yazısı
Ergun AŞÇI
BAĞIMLILIKLA MÜCADELE Mİ, KÖPEK BARINAĞI MI?
5393 sayılı Belediyeler Kanunun yürürlüğe girme tarihi 3 Temmuz 2005, 5199 sayılı Hayvan Koruma Kanunun yürürlüğe girme tarihi ise 24 Haziran 2004.
Hayvan Koruma Kanunu Belediyeler Kanunundan yaklaşık bir yıl önce çıkmıştır; buna rağmen 5393 sayılı kanunda belediyelerin görevleri sayılırken 5199 sayılı bir kanuna gönderme yapılmadığı Hayvan Koruma Kanunun Belediyelere tavsiye ettiği/verdiği görevleri tanımlamamıştır bile.
5393 sayılı Belediyeler Kanunun insan odaklı bir kanun olduğu açık ve nettir.
Mesela sağlıkla ilgili her tesisi açmak belediyelerin görevleri arasında tanımlanmıştır.
Toplum olarak kanayan bir yaramız olan bağımlılık(hassaten de uyuşturucu) ile mücadele etmek 5393 sayılı kanunun çerçevesi içerisinde değerlendirmek gerekir.
Akçakoca Belediyesinin bağımlılıkla mücadele birimi benzeri hiçbir sağlık tesisi yoktur.
Ve de bağımlılıkla mücadele birimi kurulması için mücadele eden talepte bulunan sivil toplum girişimleri de yoktur.
Bununla birlikte 5199 sayılı Hayvan Koruma Kanunun belediyelere tavsiye ettiği/verdiği görevleri yerine getiren sivil toplum kuruluşları birden fazladır.
Bu sivil toplum kuruluşlarının belediyeden talebi Hayvan Koruma Kanunu gereğinin diğer görevlerinden öne çıkması istemektedirler.
5393 sayılı Belediyeler Kanununda hizmetlerin yerine getirilmesi ilkesini ise şöyle belirlemiştir:
“Hizmetlerin yerine getirilmesinde öncelik sırası, belediyenin malî durumu ve hizmetin ivediliği dikkate alınarak belirlenir.”
Şimdi kritik soru geliyor.
Akçakoca Belediyesinin mali durumu gereği Hayvan Koruma Kanunun tavsiye ettiği/verdiği görevleri yapmak, mesela tam teşekkülü hayvan barınağı açmak hizmetin ivediliği dikkate alınarak birinci sırada yer alması gereken bir görev midir?
Hayvan hakları, pardon köpek hakları sivil toplum girişimcileri ve savunmacılarına göre böyle belirlenmelidir.
Bu belirlenmeye itirazım var.
Bence bağımlılıkla mücadele daha önde olmalıdır çünkü bağımlılıkla mücadele insani bir mücadeledir ve 5399 sayılı kanun bu görevin daha öncelikli olduğunu tanımlamıştır.
Bağımlılıkla mücadele biriminin kurulması benim tercihim bir başkası çıkıp da deprem bölgesinde olduğumuzu belirterek bir “kurtarma biriminin” ivedilikle kurulmasının belediyenin acil görevi olduğunu da iddia edebilir.
Bu görevde 5399 sayılı kanunun belediyelere verdiği görev gereği hayvan barınağı açılmasından daha öncelikli olur.
Akçakoca Belediyesinin bu vaziyet karşısında tavrını ne belirleyecek peki?
5199 sayılı kanunun tavsiye ettiği kararlar değil hassaten de belediye başkanın vereceği kararlar bu önceliği belirleyecektir.
Belediye başkanı söz verdi mutlaka yapacaktır tavrı bir kamuoyu baskısı yaratmaktan öteye bir şey değildir. Ortalıkta baskı yaratan bir sivil toplum girişimi olmayınca da yaratılan hava maddi imkânları son derece kısıtlı olan belediyemize mahalli ve sanal basından bazen zoraki de olsa alınan destekle bir mecburiyet olarak dayatılmaktadır.
İşin aslına bakılırsa belediyemiz 5199 sayılı kanunda hayvan hakları mevzusunda görevlendirilmiş tek kuruluş da değildir.
Belediye başkanından başka İl çevre ve orman müdürü, il sağlık müdürü, il milli eğitim müdürü, il müftüsü, veteriner hekimleri odasının ilçemizdeki temsilcileri dolaylıda olsa 5199 sayılı kanuna göre sorumludurlar.
Bu yetkililerden hiçbiri belediye başkanının uğradığı baskıya uğramamaktadırlar hep belediye başkanına baskı uygulanmaktadır.
Ancak mahalli seçimlerde kendi oylarını altın değerinde görenler meydanda başka sivil toplum girişimi olmayınca seçim öncesi belediye başkanı adaylarını kendilerinin isteklerini yapmaya söz vermeye mecbur bırakmaktadırlar.
Seçimi kazanmak meselesi öne çıkınca da belediye başkanı adayları söz vermek zorunda kalmaktadırlar.
Belediye başkanlarının seçim kazanmak için söz verdiği ancak tutmadığı tutamadığı o kadar çok söz var ki ancak maddi kaynaklar kısıtlı olduğu için yerine getirilemeyen.
Belediye başkanın bağımlılıkla mücadele merkezi için söz verip vermediğini hatırlamıyorum ancak bundan sonra bağımlılıkla mücadele merkezi kurulmasının takipçisi olacağım.
Çünkü bu yaranın her geçen gün büyüyen bir yara olduğunun farkındayım ve bu yaranın iyileştirmeye çalışılması hayvan barınağının açılmasından çok daha mühim olduğunu düşünüyorum.
Belediyemizin kısıtlı kaynakları hayvan barınağı için değil bağımlılıkla mücadele için harcanmalıdır.
Köpeklere yardım elini uzatan birçok kişi varken bağımlılıkla mücadele için kimse ortada yoktur, belki de sevgi gösterili/havalı bir mücadele olmadığı içindir kimsenin ortalıkta olmaması.