Düzce 9° Hafif yağmurlu
Son dakika
Ergun AŞÇI Köşe Yazısı Ergun AŞÇI

HİÇ BİR ZAMAN YAPILAMAYACAK PROJELER ÜRETME ZAMANI

 Sarıyayla Köyü ile Akçakoca’nın arası 14 km.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Şükrü Altepe’nin iddiasına göre de Uludağ teleferik hattı 9 km ile dünyanın en uzun aktarmalı teleferik hattı.

Bu teleferik 35 km karayolunu muhtaç kalmadan Uludağ’da ki oteller bölgesine ulaşımı sağlıyor, yani hattın çok ciddi bir potansiyeli var.

Sarıyayla Köyüne yapılacak bir teleferik hattı da sanırım 9 km civarında olur yani Bursa’daki teleferik hattı ile yarışacak bir proje.

Peki, Sarıyayla’da kaç otel var, kaç kayak pisti var?

Cevabın sıfır olduğunu biliyoruz.

Bu vaziyette Bursa’da ki yolcu kapasitesi Sarıyayla’ya kurulacak teleferik hattının en az onbin katı filandır.

Sarıyayla’ya da ki karlı gün sayısı ile Uludağ’da ki karlı gün sayısı arasında 4-5  misli fark olduğunu söylemeye de gerek yok sanırım.

Böyle bir proje hayata geçtiğinde onlarca kişi çalıştırmak zorundasınız, güvenlik kontrolleri için büyük masraflar kaçınılmazdır falan filan.

Böyle bir projenin maliyetinin altından Akçakoca belediyesinin kalkması mümkün değildir.

Yap işlet devret projesi ile yapmaya kalksanız bir tane talibi çıkmaz.

Okan Yanmaz’ın bu projesinin hayat bulması imkânsızdır.

Sanırım bu proje bir gönül alma projesi.

Sarıyaylalı hemşerilerimizin gönlünü alma projesi.

Anlatılanlara bakılırsa da hedefine ulaşmış.

Proje anlatıldığında salonda bulunan Sarıyaylalı hemşerilerimizden büyük alkış almış, bu yönüyle hedefine ulaşmış da sayılabilir.

**

Belediye başkanlığı seçimi seçim kampanyaları ile bir tür proje yarışmasına dönüştürülüyor her aday uçuk-uçuk kaçık projeler sunmak zorunda kalıyor, Sarıyayla teleferik projesi de böyle bir proje.

Başka adayın akla gelmeyen ya da kamuoyu önünde dillendirilmemiş bir fikir otoket programları ile canlandırılıyor ve kamuoyuna servis ediliyor ama maliyet hesaplarını yapmak gibi bir zahmete de girmiyorlar.

Bu projelerin şehrin doku ve değerleri uyuşup uyuşmadığı ile bir değerlendirme yapılmıyor bile.

Projelerin hukuken yapılıp yapılamayacağının değerlendirmesi bile yapılmıyor.

Mesela Fikret Albayrak’ın Ayazlı’daki falezlerin üzerine yapılacak seyir terasları projesi.

Falezler dünya mirasıdır ve hukuken koruma altındadırlar, bilgisayar başında çizilmiş bu projenin gerçekliği yoktur ve bu şekliyle izin alınıp inşa edilemez.

Seyir teraslarının hedefi doğayı katletmek değil izlemektir, bu bilgisayar başında çizilmiş proje de dünya mirasını korumayı değil tahrip etmeyi hedeflemektedir. Neyse ki hukuk bu projeye izin vermiyor.

**

Bunlar ve benzeri projelerin hayata geçirebilmesi için belediye meclisinin onayı da gerekiyor ve hiçbir aday belediye meclisinin onayı gerektiğini söylemiyor bile.

Demokrasi ile uzaktan yakından alakası yok belediye meclisinin yetkisini görmezlikten gelmenin. Ben istediğim her kararı çıkartırım yaklaşımı bu yaklaşımlar. Belediye meclisi adaylarının itibarı da zarar görüyor bu yaklaşımdan.

Bu açıdan bakıldığında ortada demokrat bir aday da yok.

**

Bu uçuk-kaçık projelerin cazip tarafı seçim zamanı hedef kitleye ulaşabilmeye yaramasıdır ancak Erkin Koray’ın meşhur şarkısında dediği gibi “Öyle bir geçer zaman ki” hesap verme zamanı birdenbire gelebilir.

Sarıyaylalı hemşerilerimizin Okan Yanmaz’a belediye başkanı seçildiği ve 5 yıl sonra tekrar aday olduğu takdirde “Ne oldu teleferik projesi?” diye sorduklarında ise cevap vermekte zorlanacağı açıktır.

Gönül alma maksatlı dahi olsa bu tip projelerin hayata geçirileceği ile alakalı vaatlerde bulunmanın Akçakoca’ya bir faydası olmaz.

Akçakoca Belediyesinin personel maaşlarını kredi çekerek ödediği gerçeği ortada iken teleferik projesi ve benzeri projeler vaat etmek sadece siyasetin çıtasını düşürmeye yarar.

Kopyalandı

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
  1. YUKARI MAHALLE CUMHURİYET CADDESİ’Nİ KİM ARAÇ TRAFİĞİNE KAPATTI, HANGİ YETKİYLE?
  2. PATPATA OTOPARK ÇÖZÜM DEĞİL,ERTELEME ADRES:TBMM
  3. “PATPAT” MESELESİ CEZAYLA DEĞİL KURALLARLA ÇÖZÜLÜR!
  4. AZOTLU GÜBRE ÜZERİNE AYKIRI DÜŞÜNCELER
  5. FINDIĞIN BAĞIMSIZLIK SAVAŞI VE TAŞRA SİYASETİNİN MAHCUBİYETİ