Köşe Yazısı
Ergun AŞÇI
BERBATTT(!)
BERBATTT(!)
2893 sayılı kanunu bilir misiniz, Bayrak kanunu olarak da bilinir.
Bakınız bu kanunun birinci ve ikinci fıkraları hangi yasakları ihtiva ediyor.
“Türk Bayrağı, yırtık, sökük, yamalı, delik, kirli, soluk, buruşuk veya layık olduğu manevi değeri zedeleyecek herhangi bir şekilde kullanılamaz. Resmi yemin törenleri dışında her ne maksatla olursa olsun, masalara kürsülere, örtü olarak serilemez. Oturulan veya ayakla basılan yerlere konulamaz. Bu yerlere ve benzeri eşyaya Bayrağın şekli yapılamaz. Elbise veya üniforma şeklinde giyilemez.
Hiçbir siyasi parti, teşekkül, dernek, vakıf ve yönetmelikte belirlenecek kamu kurum ve kuruluşları dışında kalan kurum ve kuruluşun amblem, flama, sembol ve benzerlerinin ön veya arka yüzünde esas veya fon teşkil edecek şekilde kullanılamaz.”
Bu yasaklara her zaman uyulduğunu söylemek mümkün değil.
12 Eylül sonrası ses sanatçısı Müşerref Akay “Türkiyem” adlı şarkıyı söylerken Türk Bayrağını üniforma/elbise gibi giymiş ancak cezai bir neticesi olmamıştı.
Ha keza Mustafa Kemal Atatürk’ün siluetinin basılı olduğu bayraklar 2893 sayılı kanuna aykırı olmasına rağmen her yerde kullanılmaktadır ve cezai bir işleme tabi tutulduğu bugüne kadar görülmemiştir.
Hadiseye bu çerçeveden bakıldığında Türk Bayrağına Fikret Albayrak’ın imzasını atarak seçim çalışması yapmasının bir ceza görmemesi gerekir.
Ancak burası Türkiye farklı kişilere farklı cezalar uygulanabilir.
Fikret Albayrak’ın bu seçim çalışmasının bana göre iki berbat yönü var.
Birincisi Türk Bayrağına kendi imzasını koyarak kendine Mustafa Kemal Atatürk siluetine gösterilen müsamahanın kendisine de gösterileceğini beklemesidir.
Çünkü benim bildiğim Türk Bayrağına Mustafa Kemal Atatürk’ün siluetinin konmasından başka müsamaha gösterilen bir misal yoktur.
İkincisi ise belediye başkanlığı seçimini kazanabilmek için berbat bir hamaset yöntemi seçmeye cüret ederek bundan kazanç beklemesidir.
Belki de bu berbatlıktan daha da kötüsü Bayrak kanunu hakkında hiçbir bilgisinin/bilgilerinin olmamasıdır.
Ulusalcı/milliyetçi bir hamaset yapanın bu bilgiye sahip olamaması düşünülemez bile.
Yok, eğer bilerek yaptık deniyorsa; bu kanunun bilerek çiğnenmesi demektir ki, bu vaziyeti tanımlamak için berbat sıfatı bile yetmez.
Bayrak resmi söylemle söylemek gerekirse; Türk Milletinin sembolüdür, Türk Milletinin ve Türkiye Cumhuriyetinin varlığını ve kalıcılığını ifade yeder yani “beka”sını.
Yani Akçakoca’da seçimin Fikret Albayrak tarafından kazanılması bir “beka” meselesi öyle mi?
Bu soruyu İsmet İnönü’nün galat-meşhur lafı ile cevaplayayım.
“Hadi canım, sende!”
Mesele cezai işlem yapılıp yapılmaması değildir, mesele hamaset yapmak adına bunu hak görmektir.
Ben bu hak görmeye berbat diyorum, başkaları ne derse desin haklarıdır.