Düzce 9° Hafif yağmurlu
Son dakika
Ergun AŞÇI Köşe Yazısı Ergun AŞÇI

YÜKSEK GERİLİM HATLARININ ÇED RAPORU GEÇERLİ Mİ?

 Dün gece saat 22.00 civarında Akçakocatv’de bir haber yayınlandı.

“Kış uykusundan uyan Akçakoca, üzerinden yüksek gerilim hattı geçiyor” başlığı ile yayınlanan haberin önümüzdeki günlerde Akçakoca gündemini çok meşgul edeceği kesindir.

Yüksek gerilim hatlarının yakınında oturanlara birçok sağlık meselesi bir gerçek ama bu yakınlığın ne kadar olduğu noktasında tartışmalar henüz neticelenmiş değildir.

Ayrıca yüksek gerilim hatlarından etkilenenlerin nasıl bir hukuki mevzuata göre hareket edecekleri boşluktadır.

Habere göre ÇED raporu alınmış ancak bu ÇED raporu alma sürecinin Çevresel Etki Değerlendirmesi yönetmeliğine tam uyumlu olarak gerçekleşmediği kanaatindeyim.

Şimdi Çevre Etki Değerlendirme Yönetmeliğinin 9. Maddesine bir bakalım:

Halkın katılımı toplantısı

MADDE 9 – (1) Halkı yatırım hakkında bilgilendirmek, projeye ilişkin görüş ve önerilerini almak üzere; Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlar ve proje sahibinin katılımı ile Bakanlıkça belirlenen tarihte, projeden en çok etkilenmesi beklenen ilgili halkın kolaylıkla ulaşabileceği Valilikçe belirlenen merkezi bir yer ve saatte Halkın Katılımı Toplantısı düzenlenir.

a) Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlar toplantı tarihini, saatini, yerini ve konusunu belirten bir ilanı; projenin gerçekleştirileceği yörede yayınlanan yerel süreli yayın ile birlikte yaygın süreli yayın olarak tanımlanan bir gazetede toplantı tarihinden en az on (10) takvim günü önce yayınlatır.

b) Halkın Katılımı Toplantısı, Çevre ve Şehircilik İl Müdürünün veya görevlendireceği bir yetkilinin başkanlığında yapılır. Toplantıda; halkın, proje hakkında bilgilendirilmesi, görüş, soru ve önerilerinin alınması sağlanır. Başkan, katılımcılardan görüşlerini yazılı olarak vermelerini isteyebilir. Toplantı tutanağı, bir sureti Valilikte kalmak üzere Bakanlığa gönderilir.

Akçakoca’nın 19 köyünü ilgilendiren bir projede “Halkın Katılım Toplantısı”olarak yapılan toplantı ise geçtiğimiz yıl Fakıllı köyünde muhtarlarla yapılan bir toplantıdan ibarettir.

Belki bu toplantıya muhtarlarla beraber birkaç kişi daha katılmış olabilir. Ancak bu birkaç kişinin katılımı bu toplantının halkın tanıtım toplantısı olmasını sağlamaz.

Yönetmeliğin 9. Maddesinin 1-b fıkrasına göre yaygın süreli olarak tanımlanan bir gazete de 10 gün önceden yayınlaması gerekmektedir.

Tabii bu “yaygın süreli tanımı” biraz karışıktır, kimsenin okumadığı hatta dağıtılmayan yaygın-süreli bir gazetede yayınlanmış olabilir.

Ancak Akçakoca’nın gündemini belirleyen gazetelere halkı gerçekten bilgilendirmek isteyen bir kurumun bu bilgilendirmeyi yapmıyor olması işi oldu-bittiyse getirme manevrası olarak değerlendirilmelidir.

 

Diğer bir bilgilendirme ihtimali köy muhtarlarının köylerinde yaptığı duyurular olabilir ama köylülerimizin ne kadarı sürekli olarak köylerde oturuyor ki.

Bilgilendirilip de bu bilgiyi manşete çekmeyen gazeteler var ise Akçakoca halkını bilgilendirmeyi hiç umursamadıklarının altını çizmek zorundayız.

Yüksek gerilim hattının geçmesinden dolayı mağdur olacaklarını düşünen Akçakocalıların 4 Ocak tarihine kadar dilekçe ile başvuru yaparken “Halkın Katılımı Toplantı” ile yeterli bilgilendirme yapılmadığını dilekçelerine koymalarında fayda olduğunu düşünüyorum.

Bu doğabilecek mağduriyetlerin önlenmesi ise Akçakoca’da ki siyasilerin ne kadar bu meseleye sahip çıkacağı ile alakalıdır.

Benim Akçakoca tecrübelerime göre ise bu çok düşük bir ihtimaldir.

Devlet ile olan meselelerde “boynum kıldan incedir” yaklaşımı geçerlidir Akçakoca siyasilerinde.

Mağdur olmamak için her şeye rağmen mevzu ile alakalı  ihtimali olabilecek  herkesin dilekçe vermesinde fayda vardır.

Kopyalandı

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
  1. YUKARI MAHALLE CUMHURİYET CADDESİ’Nİ KİM ARAÇ TRAFİĞİNE KAPATTI, HANGİ YETKİYLE?
  2. PATPATA OTOPARK ÇÖZÜM DEĞİL,ERTELEME ADRES:TBMM
  3. “PATPAT” MESELESİ CEZAYLA DEĞİL KURALLARLA ÇÖZÜLÜR!
  4. AZOTLU GÜBRE ÜZERİNE AYKIRI DÜŞÜNCELER
  5. FINDIĞIN BAĞIMSIZLIK SAVAŞI VE TAŞRA SİYASETİNİN MAHCUBİYETİ