Düzce 8° Hafif sağanak yağışlı
Son dakika
Ergun AŞÇI Köşe Yazısı Ergun AŞÇI

Cüneyt Yemenicinin Üniversite İle İş Birliği Hakkında

 CÜNEYT YEMENİCİ’NİN ÜNİVERSİTE İLE İŞ BİRLİĞİ HAKKINDA

185 Üniversitede 3 milyon civarında öğrenci okuyor bunun 1400’ü Akçakoca’da eğitimine devam ediyor.

AKP hükümetleri üniversiteleri şehirleri/kasabaları finanse etmek için kullandı. Hadiseye sadece bu açıdan bakacak olursak da büyük oranda başarılı oldu denilebilir.

Gelen her öğrenci eğitim gördüğü şehre küçük de olsa ekonomik katkılar sunuyor, bu küçük katkılar toplanınca da ortaya mühimsenecek rakamlar elde edilince her şehir daha fazla öğrenciyi istemeye başladı.

Siyasetçiler yeni yüksekokulların fakültelerin açılmasını mühim hedefler olarak belirlediler ve seçim kampanyalarında bu meseleyi çok fazla kullanmaya başladılar

ÜNİVERSİTE ŞEHRİ OLMAK

Her mahalli politikacı, belediye başkanı “üniversite şehri” olmayı en büyük vaatlerinden biri haline getirdi.

Kimi şehirler/kasabalar bu mevzuda diğerlerine fark atabilmeyi başardılar.

Başarılarının arkasında öğrencileri ve akademisyenleri şehrin bir hemşehrisi olarak benimsemek yatıyordu. Başarı olaya sosyal olarak bakmaktan geçiyordu.

Başarısız olanlar ise kelle hesabı yapan mahalli siyasetçiler ve belediye başkanlarıydı.

Öğrenciler onlar için sadece ev kiralamak, alışveriş yapmak gibi harcamalarda bulunan ünsiyet kurulmasına gerek olmayan kişilerdi.

Akçakoca siyasetçileri de öğrencilere ve akademisyenlere sadece kelle hesabı yaparak baktılar.

Cüneyt Yemenici bu kelle hesabı anlayışını Fikret Albayrak’tan devir aldı ve aynı şekilde devam ettirdi. (Üniversitenin rezil halde bulunan yolu için belediyeye yürüyüş yapan öğrencilere karşı davranışını hatırlatmak Fikret Albayrak’ın kelle hesabında olduğunu ispatlamak için yeterlidir.)

Akçakoca siyasetçileri, belediye başkanları üniversite ile bir ünsiyet kuramamışlardır ve bugün içinde kurmak için bir çaba içerisinde değildirler.

KELLE HESABI İLE FAKÜLTE AÇMAYA TEŞEBBÜS ETMEK

İşletme fakültesi açılması planlanırken de sadece kelle hesabı yapılıyordu. Bir an önce binanın bitirilmesinin ardında yatan gerçek bilmem ne kadar kellenin bir an önce Akçakoca’ya gelmesini sağlamaktı.

Bunun için dernek kuruldu ve paralar toplandı. Toplanan paralar ise heba oldu. Acele davranmaktan yanlış temel atılmıştı. Bu temel yapılan bina için atılan temel için de kaybolup gitti. Mahalli gazetecilerde o gün için Akçakoca’nın üniversiteye karşı motivasyonunu kaybettirmemek için toplanan paranın ziyan olduğunu haberleştirmediler.

İşletme fakültesi açılması talebi o kadar çok kelle hesabına dayanıyordu ki, Akçakoca’nın işletme fakültesinin ihtiyaçlarına karşılık veremeyeceği hesaplanmamıştı bile.

Netice de Düzce’de eğitime başlayan fakülte, akademisyenlerin direncinin büyük etkisiyle Düzce’de kaldı.

Büyük bir hayal kırıklığıydı işletme fakültesinin Düzce’de kalması.

Sanayi ve Bilim Bakanı Faruk Özlü’nün büyük gayretleri ile şimdi aynı binada Siyasal Bilimler fakültesi açılacak.

İşletme fakültesi yerine siyasal bilimler fakültesinin açılacak olması vaziyeti değiştirmiş değil yine hala kelle hesabı yapılıyor.

CÜNEYT YEMENİCi’NİN YAKLAŞIMI

Kelle hesabını en iyi yapan siyasetçimiz de belediye başkanımız Cüneyt Yemenici.

Akçakoca’da üniversite açılmasının ve buna ek fakülteler açılmasının sosyal boyutu ile ilgili hiçbir çalışması yok.

Üniversite ufak siyasi hesapları için başvurulacak bir kurum onun için.

Üniversite ile ortak yaptığı paneller bile bu hesap çerçevesinde.

“Mavi Bayrak” alabilmek için panel düzenleme garantisinin verilmiş olması bu panellerin düzenlenmesinin tek gerekçesi.

Üniversiteyi de bu mevzuda kendisine hizmet etmek zorunda olan bir kurum içerisinde gördüğünden, zamanında haber veremediği için son panelinde bir tane bile akademisyen yoktu.

Akademisyenler Cüneyt Yemenici istediğinde hemen gelmeliydiler. Son panelde bu talebe uymayarak ayıp ettiler. (!)

Akademisyenlere bakışı bu olan Cüneyt Yemenici’nin öğrencilere bakışının bundan öte bir şey olması da beklenemez elbette ki.

Öğrenciler için ya da öğrencilerle birlikte yürütülen hiçbir proje yok.

Kaynaklar yetersiz diyecek olanlara da soralım, kayıt için gelen öğrencilere hoş geldin demek için de mi kaynak gerekiyor?

Üniversiteye Akçakoca’da başlayacak öğrencilere hemşehrimiz olarak davranmaya başlamak üniversite şehri olabilmenin olmazsa olmazıdır.

Öğrencilerin bir hemşehri olarak da haklarını savunmak belediyenin görevidir. Mesela fahiş fiyatlarla öğrencilere kiralanan evleri hıfzıssıhha yetkisi ile belediyemiz teftiş edebilir. Bunu için maddi kaynağa da ihtiyaç yoktur. Ancak öğrencileri kelle hesabı çerçevesin de görüyorsunuz böyle bir şey yapmazsınız.

Öğrencilerin vakit geçireceği ortak buluşma noktaları olacak bir mekân yok Akçakoca’da, bu ihtiyaç Siyasal Bilimler Fakültesi ile daha da artacağı belli iken bu yönde hiçbir çalışma yok.

Gerçi böyle bir mekân Akçakoca’da çalışan memurlar için bile yok, memurlar için böyle bir mekân ihtiyacını karşılamaya çalışmayanlar öğrenciler için niçin çalışsın diyorsanız haklısınız!

Kendi gündelik hayatlarının rutinin dışında bir hayat olamayacağının tasavvurundan kaynaklanabilir böyle bir yaklaşım, empati noksanlığı diye de bilinir.

Öğrenci cebindeki para kısıtlı olan kişidir, cepteki paranın kısıtlı olması ise eğlenebilmesine engel olmamalıdır. Akçakoca’da ucuza eğlenebileceği mekanlar bulmak çok zordur. Belediyemizin de hiçbir çalışması yoktur.

Cüneyt Yemenici’nin bu noktada da hakkını yemeyelim, bu mevzuda adildir. Ekonomik fiyatlarla eğlenebilme hakkını tüm Akçakocalıların elinden almıştır.

İşin sosyal boyutları ile irdelenmesini daha da uzatmaya gerek yok , bu misaller bir köşe yazısı için yeterlidir.

Cüneyt Yemenici’nin 2014 Yerel seçimler öncesinde yapmış olduğu vaatlerin en mühimlerinden biri üniversite ile iş birliğiydi.

Ortalıkta bir iş birliği yok. İş birliği olmadan da üniversite şehri olabilmek mümkün değildir.

Üniversite şehri olabilmek isteğini/ heyecanını önce siyasetçiler duyabilmeli ki, öğrenciler ve akademisyenler bu isteğe bu heyecana karşılık verebilsinler.

“Aç tavuk kendini darı ambarında sanırmış”, üniversite şehri olabilmek mevzusundaki halimiz tam da bu deyimdeki gibidir.

Kopyalandı

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
  1. YUKARI MAHALLE CUMHURİYET CADDESİ’Nİ KİM ARAÇ TRAFİĞİNE KAPATTI, HANGİ YETKİYLE?
  2. PATPATA OTOPARK ÇÖZÜM DEĞİL,ERTELEME ADRES:TBMM
  3. “PATPAT” MESELESİ CEZAYLA DEĞİL KURALLARLA ÇÖZÜLÜR!
  4. AZOTLU GÜBRE ÜZERİNE AYKIRI DÜŞÜNCELER
  5. FINDIĞIN BAĞIMSIZLIK SAVAŞI VE TAŞRA SİYASETİNİN MAHCUBİYETİ