Köşe Yazısı
Ergun AŞÇI
Cüneyt Yemenicinin Akçakoca Hakkındaki Tasavvurunun Kaynakları
CÜNEYT YEMENİCİ’NİN AKÇAKOCA HAKKINDAKİ TASAVVURUNUN KAYNAKLARI
2014 Mahalli Seçimleri sırasında belediye başkanlarının vaatleri ve de seçim kimin kazanacağı merakına o kadar kitlenmiştik ki, adayların partilerinin seçim beyannameleri ile ne kadar uyumlu davrandıklarını değerlendirememişiz bile.
Cüneyt Yemenici’nin 3 yılını değerlendirirken partisinin seçim beyannamesi ile ne kadar uyum içerinde olduğu değerlendirerek başlamak kanaatimce doğru olacaktır.
Bu uyum ya da uyumsuzluk da Cüneyt Yemenici’nin nasıl bir Akçakoca tasavvuru içerisinde olduğunun da ip uçlarını verecektir.
“Güzel insanların hep güzel şehirleri olmuştur.
İstanbul, Diyarbakır, Konya, Bursa, Sivas, Erzurum, Edirne, Ankara ve diğer tüm şehirlerimiz, medeniyetimizin bir yansıması olarak, içinde yaşayan güzel insanlar kadar çevrelerine güzellik saçmıştır.
Pencereden baktığında Süleymaniye’yi, Sultanahmet’i, Divriği Ulu Camii’yi, şadırvanları, hanları, kervansarayları, tabiatla ve insanla uyum içindeki evleri, o evlerin avlularını, çiçekle bezenmiş küpeştelerini, insan ruhuna huzur veren sokaklarını gören, bununla büyüyen çocuklar, medeniyet mirasımızı omuzlamış, kadim bir tarihten aldıkları ilhamla aydınlık bir istikbalin hayalini kurmuşlardır.”
Bu metin “Büyük Medeniyet yolunda-İnsan Demokrasi-Şehir” başlıklı AKP’nin beyannamesinin girizgahındaki 2.paragraf ve girizgahın altında o zaman başbakanlık görevini yüklenmiş olan Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası bulunuyor.
Bu metinde sık sık bahsettiğim mimar Turgut Cansever’in şehircilik ve estetik anlayışının büyük yansımaları olduğunu bilmem söylemeye gerek var mı?
Bu metnin birinci paragrafı ise şehirlere ve şehirciliğe istikbal açısından nasıl bakıldığının anlatımı var.
Metin aslında Yahya Kemal’in “Kökü mazide olan atiyiz” mısrasının hakkını verebilmek için yazılmış adeta.
“İnsan şehrin, şehir de insanın aynasıdır.
Hacı Bayram Veli Hazretleri’nin de ifade ettiği gibi, insan, şehri inşa ederken, aslında taşın toprağın arasında kendisini inşa eder.
Gönülde her ne var ise, şehir olarak görünür. Gönlü taş olanın şehri taş, gönlü aşk ile dolu olanın şehri gülistan olur.
Sevgi ve aşk medeniyetimiz, tarih boyunca, ruhu olan şehirler inşa etmiş; bu şehirlerden de dünyaya istikamet çizen medeniyetini beslemiştir.”
Bu metindeki medeniyet tasavvuruna, medeniyetin hangi kaynaklardan beslendiği ve hangi istikamete doğru gitmesi ile ilgili tasavvurların hepsine katılmıyor olsak bile ortada ciddi bir tasavvur olduğunu kabul etmek gerekmektedir.
Bir medeniyet tasavvuru içerinde şehirlere ve şehirciliğe verilen bu ehemmiyeti dikkate alarak Cüneyt Yemenici’nin vaatlerinin Recep Tayyip Erdoğan’ın altında imzası bulunan tasavvurlar ile ne kadar uyumlu olduğunu elbette ki incelemek gerekmektedir.
Vaat edilen 40 maddenin AKP’nin seçim beyannamesinin girizgahındaki tasavvurlar ile hiçbir alakası olmadığı bu vaatler hazırlanırken bu metne hiç bakılmadığı kuşkusunu da beraberinde getirmektedir.
Son derece sıradan olan bu vaatler bırakın AKP’nin 2014 seçimleri öncesindeki seçim beyannamesindeki tasavvur ile bütünlük içerisinde olmasını, kendi içerisinde bile bütünlük taşımayan bir nitelikte olduğunu görüyoruz.
Vaatleri Cüneyt Yemenici’nin şahsi seçim beyannamesi olarak değerlendirmek gerekir çünkü Akçakoca için nasıl bir tasavvuru olduğu ile derli toplu bir metin ile hiç karşılaşamadık.
Belediye başkanlığı seçiminin telaşından böyle bir metin çalışması yapamamış olmasının mazereti kabul edilse bile aradan geçen 3 yılda böyle bir çalışmanın yapılmaması bu mazereti ortadan kaldırmaktadır.
Cüneyt Yemenici’nin AKP’nin seçim beyannamesinden çok daha mühim bir kıstası vardı bu kıstas Fikret Albayrak’ın belediyecilik anlayışıydı.
Beton dökmeyi belediyecilik sayan bir anlayışa sahip olan Fikret Albayrak Akçakoca AKP’li iş çevrelerinin beton severliği ile tam uyumlu olduğu için çok fazla eleştirilmemiş hatta Akçakoca AKP’li iş çevrelerince de içten içe beğenilmişti.
Akçakoca’nın CHP’li çevreleri de hazır beton projelerinin uygulanmasını büyük bir değişim ve belediyecilik olarak algılamış öve öve bitirememişlerdi.
Belediyeciliğe bu açıdan bakılınca belediyecilik açısından çıtanın yüksekliği çok aşağılarda kalmıştı.
Fikret Albayrak’ın yaptığı standart projelerin metrekare olarak daha büyüklerini yapmak belediyecilikte başarılı sayılmanın kıstasıydı Cüneyt Yemenici’ye göre.
Önümüzdeki aylarda Cüneyt Yemenici’nin projeleri olarak geçecek olan stndart/sıradan projeler bittiğinde Cüneyt Yemenici’nin Fikret Albayrak’ı geçebilme sevinciyle kendini başarılı bulacağı da muhakkaktır.
Asıl talihsizliğimiz Akçakoca olarak da bu, düşük profilli hedefleri büyük hedefler görmek, Fikret Albayrak’ geçebilmeyi başarı saymaktır.
Akçakoca için bu hedefler o kadar güdük hedefler ki.
AKP seçim beyannamesindeki belediyecilik ve hayata geçirilen belediyecilik arasında o kadar büyük fark var ki.
Keşke Cüneyt Yemenici AKP’nin 2014 seçim beyannamesinde çizilen şehir tasavvuruna münasip çalışmalar içerisinde olabilseydi.
Akçakoca için bugün için hayata geçirilenden çok daha güzel bir şehir tasavvurunun çalışmaları içerisinde olmuş olurduk.
Fikret Albayrak’ın güdük şehircilik anlayışını projeler bazında yüzey ve hacim olarak geçme üzerine kurulmuş şehir tasavvuru ile bir yere varabilmek de mümkün değildir.
“Kadim bir tarihten aldıkları ilhamla aydınlık bir istikbalin hayali kurabilmek” üzerine düşünülmediği için de çınarlar ve palmiyeler arasında hiçbir fark göremeyen sıradan bir anlayışa mahkûm edilmiştir Akçakoca.
Devam edecek…..