Köşe Yazısı
Ergun AŞÇI
Ulu Palmiye Osmanlı (!)
ULU PALMİYE OSMANLI (!)
AKP’nin dillerine pelesenk olmuş en mühim söylemlerinin başında Osmanlı torunları olmak ve ecdat söylemleri gelir muhakkak ki.
Bu söylemlerin içeriğinin Akçakoca’da doldurulduğunu Akçakoca AKP’nin siyasi patronu olarak davranan belediye başkanı Cüneyt Yemenici’nin uygulamalarına bakarak söyleyebilmek ise imkansızdır.
Bu söylemler Cüneyt Yemenici için sadece hamaset için kullanılan içi boş söylemler olarak kalmaya da mahkûm besbelli ki.
Osmanlı’nın en mühim simgelerinden biri çınar ağacıdır hatta Osmanlı İmparatorluğu “Ulu Çınar Osmanlı” olarak nitelenmiştir her daim.
Osmanlı estetiğinin şahikası olarak ortaya çıkan başta camiler olmak üzere mimari eserler Osmanlı’nın bir geleneği olarak çınar ağaçları ile taçlandırılmışlardır.
Cüneyt Yemenici’nin de dahil olduğu bir grup AKP’li belediye başkanı Osmanlı’nın simgelerinden biri olan çınar ağaçları yerine palmiye ağaçları tercih edilen projelere imza atmaktadırlar.
“Ulu palmiye Osmanlı” söylemini hayata geçirmeye çok da azimli görünüyorlar AKP’li belediyelerdeki proje uygulamalarına bakacak olursak.(!)
Öncelikle palmiye ağacı neyi simgelemektedir ona bakmak lazımdır.
Palmiye ağacı eski Hristiyanlıkta zaferin bir simgesi olarak simgelenmiştir. Modern dünya da ise Arabistan’ın ve ıssız adada hapis olmuşluğun simgesi olarak karikatürize edilmiştir.
Hal böyle iken Selçuklu simgelerinden esinlenerek yapıldığı iddia edilen bir projede (Akçakoca Merkez Camisi çevresinin düzenlenmesinde) palmiye ağaçlarının tercih edilmesi ecdat söylemlerinin içeriğin doldurulamadığını söylemekten öte traji-komik bir haldir.
Selçuklu simgeleri ile bezenmiş bu proje de Haçlı Seferlerine karşı büyük mücadeleler vermiş Selçuklulara söylemleri gereği büyük haksızlık/saygısızlık edilerek eski Hristiyanların simgesi olan palmiye ağaçlarına da yer verilmesi ecdadın sadece bir söylem olarak kaldığının ecdadı yeteri kadar tanımadıklarının da ispatıdır.
Bir şeyin içeriğini doldurabilmek için bilmek gerekir bilmek için de öğrenmek ve öğrenmek çabası içerisinde olmak gerekir, her şeyin en doğrusunu(!) bilme iddiasında olan Cüneyt Yemenici’nin bu mevzudaki kifayetsizliği ise Akçakoca AKP adına elem vericidir.
Bir diğer ihtimalde projeyi hazırlayanın /çizenin inceden inceye AKP’nin ecdat söylemiyle dalga geçmesidir ki bu da yabana atılacak bir ihtimal değildir.
Aslında palmiye ağaçlarını Akçakoca’nın dokusunu hiçe sayarak başımıza bela eden de Fikret Albayrak’tı. Sahil projesi ile palmiye ağaçları özentisini başımıza o musallat etmişti.
Zamanında Fikret Albayrak’ın bu projesinde bulunan palmiye ağaçlarına karşısında ses çıkarmayanların bugün için Cüneyt Yemenici’nin projesindeki palmiye ağaçlarına karşı çıkmaya ne kadar hakları olabilir ki.
Asıl meselemiz partili kimlikten uzaklaşıp Akçakoca için yakışana ve münasip olana sahip çıkmakta.
Maalesef Akçakoca, AKP belediyeciliğinin kifayetsiz iki uygulamacısı arasındaki anlamsız yarışma sebebiyle her geçen gün dokusunun özelliklerini kaybediyor.
Cüneyt Yemenici ve Fikret Albayrak’ın Akçakoca’nın dokusunu teşkil eden en mühim unsurlardan biri olan çınar ağaçlarını yok edip yerine palmiye ağaçları dikmeleri Akçakoca’nın doku ve değerleri üzerine hiç kafa yormadıklarının delaletidir.
Diğer bir ihtimalde beton lobisinin temsilciliğini yapabilmek adına Akçakoca’nın dokusunun yok olmasını hiç umursamamalarıdır.
Hangi ihtimalin doğru olduğunun pek bir anlamı da yok aslında çünkü hangi ihtimal gerçekleşiyor olursa olsun netice de Akçakoca’nın dokusu yok oluyor.
Cüneyt Yemenici ve Fikret Albayrak’ın hazır projeleri alıp bu şehri sıradanlaştırmanın hesabını vereceklerini ise hiç sanmam netice de partilerinden kendilerine bu mevzuyla alakalı olarak başkanlıkları sırasında kamuoyu önünde hesap sorabilen kimse çıkmıyor ki.
Akçakoca’da bir partinin mensubu olmak maalesef Akçakoca’nın hemşerisi olmaktan daha çok mühimseniyor. Diğer bir ifadeyle bir cemaate mensup olmak toplumda bir birey olarak davranmaya tercih ediliyor.
Dünya menfaat dünyası diyenleri haklı çıkardığımız sürece daha çok palmiye ağaçları dikilir Akçakoca’da.