Köşe Yazısı
Ergun AŞÇI
Değişmeyen tek şey değişimse, Akçakoca’da da değişim olabilir
Bazı siyaset bilimcilere göre CHP üyeleri ve seçmenleri ikili bir yapıya sahiptir.
1)Sosyal demokrat oldukları için CHP’li olanlar.
2)CHP’li oldukları için kendilerini sosyal demokrat sayanlar.
Akçakoca’daki CHP’lilerin umumiyetle ikinci maddeye uygun yaklaşımlar gösterdikleri kanaatindeyim.
Bunun en büyük ispatı da sosyal demokratlıkla hiçbir alakası olmayan Yılmaz Özdil gibi yazarlara çok fazla itibar ediyor olmalarıdır.
Bu itibarlardan kaynaklanan bir yapıyla 15 Temmuz gecesi darbeye karşı otomatik bir refleks gösterebilmekten önce neler olup bittiğini darbenin kimler tarafından yapıldığını anlamaya çalıştılar.
Hatta “Saray düşüyooooo” gibi sosyal medya paylaşımları yapanlar bile çıktı.
CHP Genel Başkanının darbeye karşıyız açıklamasının bile bu süreçte yeteri kadar etkili olduğunu söylemek zor. (Ahh, birde seçmenlerine sokağa çıkın parti binalarımızın önünde toplanın diyebilme iradesini gösterebilseydi.)
16 Temmuz günü darbenin şiddetinin ne kadar büyük olduğunu anlamadıkları için “sıcakta ve erken saatte darbe mi yapılırmış “ eleştirileri ile günü geçirdiler.
Recep Tayyip Erdoğan nefreti siyasal duruşlarının temel yapısını oluşturur hale geldiği için darbeyle bile olsa devrilmesine zimmi rıza göstermeye razı gibiydiler.
Darbeyi girişimini hükümet ve hizmet(!) hareketi arasındaki bir çekişme olarak görüp" birbirlerini yemelerinde bir mahzur yoktur" değerlendirmelerini bile yapanlar vardı.
27 Mayıs 1960’daki darbenin iyi darbe statüsünde anlatılması, bu darbe girişiminin de iyi(!) statüsünde olup olmadığını anlama çalışmaları otomatik refleks göstermelerini engelleyen diğer bir unsur olarak değerlendirilebilir.
Recep Tayyip Erdoğan nefretinin yoğunluğu sebebi ile darbeye karşı otomatik refleksini gösteremeyenlerin kendileri ile hesaplaşıp hesaplaşmadıkları önümüzdeki yıllarda Akçakoca’nın da ne kadar demokrat bir yapıya kavuşacağının da göstergesi olacaktır.
Akçakoca CHP Örgütü, üyeleri ve sempatizanlarının toz duman dağıldıktan sonra darbeye karşı tavır göstermeleri 24 Temmuz’daki İstanbul mitingine yoğun bir katılım göstermeleri her şeye rağmen mühimdir.
Tabii ki birde hususi sohbetlerde kimi zaman kimi kişilerce “koyun” diye nitelendirilen halkın bu kimi kişilere kıyasla darbeye karşı otomatik refleks gösterebilmelerindeki eziklikten kurtulmaları gerekecektir.
Bilahare bazı grupların ve kişilerin darbeye karşı çıkma eylemlerini başka yöne çekebilmelerindeki olumsuzluktan kaynaklanan haklılık bile bunun mazereti olamayacaktır.
Yazının başındaki ayrıma dönecek olursak; Akçakoca CHP’nin CHP’li olduğu için sosyal demokrat olmaktan, sosyal demokrat oldukları için CHP’li olmaya doğru bir değişim yaşamaları Akçakoca için hayırhah olacaktır.
Akçakoca’nın umumi havasında bunun çok zor gerçekleşebilecek bir değişim talebi olduğunun farkındayım, ancak umutsuz da yaşanmaz ki!
Unutmadan, eğitimli olmanın, bir diplomaya sahip olmanın demokrat olabilmek için yeterli olmadığını da hatırlatmak isterim.