Köşe Yazısı
Ergun AŞÇI
OKAN YANMAZ
Yerel seçimler yaklaştıkça sohbet ortamlarında bir çok soruya muhatap oluyorum.
Kuşkusuz ki; en çok muhatap olduğum soruların başında Okan Yanmaz hakkında ne düşündüğüm sorusu oluyor.
Girizgahtan da anlaşıldığı gibi yazımızın konusu Okan Yanmaz.
Bende beleşçi bir topçu olduğu kanaatini uyandırdı.
Kesinlikle pres yapmıyor. Topla gelen adamın üzerine gider gibi yapıyor adam çalımı basıp gidince olduğu yerde kalıyor. Geriye koşup defansa yardım etmek gibi bir alışkanlığı yok. En hareketli olduğu anlar arkadaşları hücuma çıkanca boşa çıktığı anlar, arkadaşları da boşa çıktığında önüne attıkları toplar ile gol atmasını sağlıyorlar.
Gol vuruşları tek tip, bu vuruşları bazen sert olabiliyor ve kaleyi tutturabilirse gol atmayı başarabiliyor.
Sadece bu vuruşu özelliği ile bir takım kurmuş olsam transfer eder miyim sorusunun cevabı ise kesinlikle, hayırdır.
Çuhallı Çarşısındaki halı sahada bir kere seyretme şansı bulduğum Okan Yanmaz’ın futbolu hakkında, Okan Yanmaz’ın Akçakoca ile ilgili görüşlerinden daha fazla bilgi sahibiyim.
Çünkü Okan Yanmaz Akçakoca gelişen olaylarla ile ilgili hiçbir açıklama ya da değerlendirme yapmıyor ki.
Yanılmış olabilir miyim diye Google’da ismini tarattım yaklaşık 100 içeriğe baktım, gördüm ki yanılmamışım.
Haberler şurada kahvaltı yaptı yardımsever davranarak şu sorunu çözdü şeklinde.
Bu haberlerden lehine çıkacak en önemli sonuç yardımsever bir işadamı kimliğinin önüne çıkması.
Mesela plajda meydana gelen boğulma vakaları ile, musluklardan çamur akması ile, uzun zaman giderilemeyen lağım kokusu ile, kıyıların talan edilmesi ile, belediyenin Sahil Projesi ile ilgili, Akçakoca Balıkçı Barınağı ve benzeri sıcak gündem ile ilgili Okan Yanmaz’dan yerel basına yansımış hiçbir açıklama ve değerlendirme yok.
Ortak bir arkadaşımız aracılığı ile kendisi ile konuşmak ve Akçakoca hakkındaki düşüncelerini öğrenmek ve yazmak için görüşme talebim olmuş, önce kabul gören bu talebim Okan Yanmaz tarafından hiçbir şekilde, nedendir bilinmez randevu verilmediği için gerçekleşmemişti.
Bugünlerde askıda kolan konu ise Okan Yanmaz’ın AKP’den aday olup olmadığı ya da halen MHP’nin adayı olup olmadığının belirsizliği.
Bu konuda Okan Yanmaz’dan bir açıklama kesinlikle yok.
AKP’den adaylığı gerçekleşmeyecek gibi olursa MHP’den adaylığını tehlikeye düşürmeyecek bir belirsizlik politikasını sürdürdüğünü söylemek mümkün.
Ortada var olan ise Okan Yanmaz’ın belediye başkanı olmak, babasından kalan bayrağı tekrar dikmek için güçlü bir arzuya sahip olduğu gerçeği.
Başkan Bey ile kıyasladığımda çok daha başarılı bir müteahhit/işadamı profili var, ancak yaptığı inşaatlara bakıldığında beton severliğin had safhada olduğu inşaat çalışmalarında yeşile çok az yer verdiği gözle görülen çıplak bir gerçek.
Aynı Başkan Bey gibi şehrin silueti ile estetiği ile ilgili kaygıları yok. Mesela Okan Yanmaz belediye başkanı seçilmiş olsa İnönü Caddesindeki betonlaşmanın Başkan Beyin bıraktığı yerden hatta artarak devam edeceği sadece benim değil birçok hemşerimizin ortak kanaati.
Köydeki çiftlik evinde tabiat ile baş başa kalmayı çiftlik hayvanları, sebze ve meyve yetiştirmeyi sevdiğini arkadaşları anlatıyorlar ancak kendi çiftlik evi ile sınırlı kalmış bir tabiat severliğin Akçakoca’ya bir faydası olmaz.
Bugünlerde AKP ‘de başkan adayları içersinde öne çıkmaya başlayan Ali Uzun Akçakoca ile ilgili görüşlerini yazmaktan paylaşmaktan kaçınmıyor zaman zaman gündemi belirliyor.
Ali Uzun’un bir belediye başkan adayının yapması gerekeni yapıyor ve Akçakoca ile ilgili düşüncelerini açıklıyor. Belki de gelen tepkiler ve bilgiler ile bazı düşüncelerini değiştirebilecek, tadil edebilecek. Ancak Okan Yanmaz kendisine böyle bir şans tanımıyor çünkü Akçakoca ile ilgili fikirlerini Akçakoca kamuoyu ile paylaşmıyor.
Tavrı bir şarkıdaki gibi “Bana güven, gerisini merak etme sen”
Ben belediye başkanı olayım sonrasında en doğruları bulurum diye düşünüyorsa vah halimize. Şu anda bu şekilde düşünen seçildikten sonra önüne gelen ilk projelere sarılıp, Akçakoca halkının desteğini almadan kaynakları har vurup harman savuran bir belediyecilik anlayışı mevcut iken yenisine niye ihtiyaç duyulsun ki.
Akçakoca halkının bu belediyecilik anlayışına çok fazla prim vereceğini sanmıyorum.
Akçakoca halkı doğru bilgilenmek paylaşmak ve katkıda bulunmak istiyor, bu anlayışı kavrayabilen adayların daha şanslı olacağı bir yerel seçim yaşanacak Akçakoca’da.
Kerameti kendi kişiliğinde arayan belediye başkanlığı anlayışı 20. Yüzyılda kalmış bir belediyecilik anlayışıdır ve geride bırakılmış olması gereken bir anlayıştır.
Okan Yanmaz’ın seçmenlerle sıcak temas kurmak için popülist bir uygulama ile yoğun bir şekilde yaptığı ev ziyaretleriyle de mesafe kat etmesi de zor gözüküyor.
Belediye Başkanı olmak istiyorsa topa daha fazla girmeli daha çok pres yapıp daha çok koşmalı.
Yani Akçakoca ile ilgili fikirlerini ve projelerini belediyenin mali imkanları çerçevesinde Akçakoca halkı ile paylaşmalı.