Köşe Yazısı
Nevzat CİNGİRT
Bir Genç Daha Toprağa Verildi
22 yaşındaki İsmail Başar, ekmeğinin peşindeyken Kaplandede dağında hayatını kaybetti.

Filyos’ta karaya çıkarılan Karadeniz gazının Adapazarı’na uzanan Akçakoca kesimindeki doğalgaz hattı çalışmasında yaşanan göçük, sadece bir “iş kazası” değil; yıllardır görmezden gelinen bir gerçeğin de acı yüzü aynı zamanda.
Türkiye, işçi ölümlerinde Avrupa’nın zirvesinde.
İSİG Meclisi’nin 2025 raporuna göre, bir yılda en az 2 bin 105 işçi çalışırken yaşamını yitirdi. Bu, her gün ortalama 6 can demek…
Ne yazık ki ülkemiz için “İş kazası” artık sıradan bir başlık haline geldi; oysa ardında ihmaller, denetimsizlik ve göz göre göre gelen ölümler var.
İnşaat, enerji, madencilik, tersane… Ağır iş kollarında çalışan binlerce işçi her gün ölümle burun buruna. Taşeron sisteminin yaygınlaştığı büyük projelerde sorumluluk parçalanıyor, maliyetler düşerken iş güvenliği çoğu zaman kâğıt üzerinde kalıyor.
Çarşamba günü Akçakoca Kaplandede Dağı’nda yaşanan olayda da iddialar benzer..
Yumuşak zemine hiçbir tedbir alınmadan, gerekli önlemler uygulanmadan işçiler sahaya sokuldu. Eğer bu iddialar doğruysa, ortada basit bir “kaza” değil, zincirleme bir ihmal söz konusudur.

Üstelik sorun sadece işçilerle sınırlı değil. Bölgedeki köylüler tarlalarına ulaşamadıklarını, yolların bozulduğunu, dilekçelerine yanıt verilmediğini söylüyor. Yatırımın ülke için önemi tartışılmaz; ancak hiçbir proje insan hayatından daha değerli değildir.
Türkiye’de iş güvenliği mevzuatı kâğıt üzerinde kapsamlı. Sorun uygulamada…
Denetimler ne kadar sık?
Ne kadar bağımsız?
Yaptırımlar gerçekten caydırıcı mı?
Yanıtlar her yeni ölümle biraz daha netleşiyor.
İş güvenliği hâlâ birçok işveren için “maliyet kalemi” olarak görülüyor. Oysa gelişmiş ülkelerde iş kazaları “kader” değil, önlenebilir risklerdir. Türkiye’nin de artık bu bakış açısını benimsemesi gerekiyor.
Bugün Akçakoca’da yaşanan acı, yarın başka bir şehirde tekrar etmesin diye; sadece soruşturma açmak yetmez. Sorumluların hesap vermesi gerekir. Çünkü mesele bir işçinin ölümü değil, taşeron sisteminin neyi ne kadar ciddiye aldığıdır.