Düzce 10° Hafif yağmurlu
Son dakika
Nevzat CİNGİRT Köşe Yazısı Nevzat CİNGİRT

Meclis Neden Susuyor?

Düzce Belediyesi bu kez 6 arsasını daha, yaklaşık 150 milyon lira bedelle satışa çıkardı.

Gerekçe yine tanıdık… Borç yükü, yatırımların devamı, mali zorunluluk…

Ama asıl mesele, her zamanki gibi güme gidiyor…

Çünkü Düzce’de uzunca bir süredir en görünür şey, muhalefetin, belediye meclisinin ve Sivil Toplumun sessizliği.

**

Belediye Meclisi… Adından da anlaşılacağı üzere bu kentin temsil makamıdır. Belediye başkanının meclise gönderdiği her dosyayı onaylayan bir noter değildir.

 Düzceliler adına sorgulayan, denetleyen, gerektiğinde itiraz eden bir irade olması gerekir.

Peki bugün 31 kişiden oluşan Düzce Belediye Meclisi ne yapıyor?

**

Altı arsa satışa çıkarılıyor.

Kentin ortak varlıkları bir bir elden gidiyor.

Ama sokakta, durakta, kahvede, lokantada, sanayide konuşulan asıl soru, nedense meclisin gündemine bir türlü girmiyor.

Bu milyarlarca liralık borç nasıl oluştu?

Her meclis oturumunda, bankalardan milyon milyon borçlanmak için belediye başkanına neden yetki veriliyor?

Bu yetkiler hangi ihtiyaçlar için alındı, hangi projelere harcandı, hangileri şehrin gerçekten önceliğiydi?

Belediye, aynı aileden, aynı sülaleden, eş-dost-akraba ilişkileriyle; sayıları kimilerine göre iki bin kimilerine göre üç binlerle ifade edilen personelle niye dolduruldu.

Kaynakları adeta sülük gibi emen bu yapı kurulurken kim sustu, kim göz yumdu, kim “normal” dedi?

Bu sorular neden konuşulmuyor?

**

CHP ve Yeniden Refah Partili meclis üyelerinin sesi soluğu neredeyse hiç çıkmıyor.

Yeniden Refah’tan ayrılan bağımsız meclis üyesi Mehmet Ali Çelik ve arkadaşları dışında, kamuoyuna yansıyan ciddi bir itiraz yok.

AK Parti kanadı ise zaten konuşmuyor.

Ortada ciddi bir borç var ama bu borcu sahiplenen bir siyasi sorumluluk yokmuş gibi davranılıyor.

Meclis sustukça şu algı güçleniyor…

Bu kararlar oy çokluğuyla alınıyor ama bedelini yalnızca şehir ödüyor.

**

Sormak gerekiyor;

AK Parti Meclis üyeleri bu satışlara gerçekten itiraz etmiyor mu,

yoksa itiraz edecek cesareti mi yok?

Parti disiplini mi,

siyasi gelecek hesabı mı, şehir menfaatinin önüne geçti?

Yoksa “nasıl olsa kimse hesap sormuyor” rahatlığı mı hâkim?

**

Şunu açıkça söylemek gerekiyor.

Sessizlik tarafsızlık değildir.

Çoğu zaman sessizlik, açık bir onaydır.

**

Bugün satışına cevaz verdiğiniz her bir karış toprak, yalnızca bugünün borçlarını değil; çocuklarımızın, torunlarımızın geleceğini de ipotek altına almak demektir.

Bu satışlar, yarının imkânlarından vazgeçmektir.

Yapılamayacak bir park,

kurulamayacak bir sosyal tesis,

ileride ihtiyaç duyulacak bir kamu alanından feragat etmek demektir.

Bunların tamamı meclisin masasında açıkça, cesaretle konuşulması gereken başlıklardı.

Ama konuşulmadı.

Çünkü Düzce’de siyaset uzun süredir konforlu bir alana sıkışmış durumda.

Kimse risk almak istemiyor.

Kimse “yanlış” demek istemiyor.

Kimse sorumluluk üstlenmiyor.

Herkes günü kurtarmanın derdinde.

Oysa meclis üyeliği bir vitrin görevi değildir.

Bir koltuk değil, ağır bir yükümlülüktür.

Ve o yükümlülük, gerektiğinde rahatsız edici sorular sormayı gerektirir.

**

Bu şehir hepimizin.

Varlıkları da, borçları da, geleceği de.

Ve Düzceliler artık şu soruyu daha yüksek sesle sormalı;

Meclis neden susuyor?

 

 

 

Kopyalandı

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
  1. ŞAHİN'E SORUYORUZ? SİZ SEÇİLİRKEN SİYASET YOK MUYDU?
  2. Akçakoca’nın Bitmeyen Su Çilesi… Hatanın Bedelini Halk Ödüyor
  3. ÖMRÜM YETER Mİ BİLMEM… AMA BEN BU ÜLKENİN GENÇLERİNDEN GERÇEKTEN ÇOK UMUTLUYUM
  4. Yolu Akçakoca Cezaevinden Geçenler…
  5. Gazetecilik Dip Yaptı…