Köşe Yazısı
Nevzat CİNGİRT
Vekilini Aliço Eden Bir Partiye Vatandaş Neden Güvensin?
Son kamuoyu yoklamaları üzerine bir yazı kaleme almayı düşünüyordum. Ancak pazar günü Akçakoca’da yaşanan bir gelişme, meseleye tam da buradan bakmak gerektiğini bir kez daha gösterdi. Ülkede ekonomik tablo bu kadar ağırlaşmışken, muhalefetin hâlâ geniş kitlelere güven ve umut verememesi tesadüf değil.
Düşünsenize…
Kendi partisinin milletvekilini kamuoyu önünde “yalancı” konumuna düşüren, bir belediye başkanının mensubu olduğu bir siyasi yapı, bu millete nasıl güven verebilir?
Olay kısaca şöyle gelişti:
Sahil bandında büfesi bulunan bir işletmeye yıkım kararı alındı. İşletmeci Ercüment Ohlaz, CHP Düzce Milletvekili Talih Özcan ile yüz yüze görüştü. Ardından Özcan, Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak’la temas kurdu. Bu görüşmenin ardından basına, “Kaymakamlıkla ruhsat sorunu çözülürse ruhsat vermeye hazırız, yıkım ertelendi” yönünde açıklamalar yansıdı.
Milletvekili de CHP’li Belediye Başkanı Fikret Albayrak’ın bu sözlerine güvenerek kamuoyuna sürecin takipçisi olduğunu duyurdu, mağdur olan Ercüment Ohlaz ile birlikte fotoğraf verdi.
Ancak pazartesi sabahı gün ağarırken, belediye başkanının talimatıyla zabıta ekipleri yıkım kararı verilen alana giderek yıkıma başladı.
Neresinden baksanız elinizde kalan bir tablo…
Vatandaşın gözünde milletvekilini itibarsızlaştıran, onu adeta aliço eden bir yerel yönetim anlayışı. Siyasi açıdan izahı zor, akılla açıklanması güç bir durum.
Zaten CHP’nin geniş kitlelere güven verememesinin temel nedenlerinden biri de bu dağınıklık ve tutarsızlık. Seçmen bu yüzden arafta bekliyor. Siyaset kurumuna güvenmiyor, politikacıya artık eskisi gibi itibar etmiyor.
Türkiye’de son bir yılda yapılan tüm kamuoyu yoklamaları da bu çıplak gerçeğe işaret ediyor:
En büyük parti ne iktidar ne de muhalefet.
En büyük parti kararsızlar.
Yeni yılın ilk anketleri bunu açıkça teyit ediyor. Seçmenin üçte birinden fazlası hâlâ hiçbir parti için karar vermiş değil. Yüzde 33’ü aşan bu oran, tüm siyasi partilerin önünde. Kimi anketlerde AK Parti, kiminde CHP birinci görünüyor ama bu tablo sahada giderek anlamını yitiriyor.
AK Parti, topluma bugün güçlü bir gelecek vaadi sunmakta zorlanıyor; eski seçmen tabanına ulaşamıyor, hatta kendi doğal seçmenini bile ikna etmekte güçlük çekiyor. CHP ise ekonomideki kötü gidişe ve artan adalet talebine rağmen Akçakoca örneğinde olduğu gibi güven vermiyor.
Peki Düzce’de durum değişe bilir mi?
Bu da diğer yazının konu başlığı olsun..