Köşe Yazısı
Nevzat CİNGİRT
Şimdi onun adını yaşatma zamanı
Bazı acıların karşısında insanın dili tutulur, kalemi ağırlaşır.
Ne söylenecek bir söz bulunur ne de yazılacak bir cümle, yaşananı tarif etmeye yetmez…
Yalova’da IŞİD saldırısında, misket mermileriyle şehit düşen akrabam, köylüm, kardeşimiz Turgut Külünk için son görevimizi yerine getirmek üzere cenaze törenine katılmak amacıyla Akçakoca’ya gittim. Bu gidiş, bir yolculuktan ibaret değildi; Aydın ağabeyin, Kevser yengenin acısına azıcık da olsa merhem olabilme niyetiydi.
Evlatlarını toprağa veren Aydın ağabeyin, Kevser yengenin yüreğindeki yangına hangi merhem ilaç olabilir ki?
Dilek Hanım eşini, Eslem kızımız biricik babasını; Engin, Ahmet ve Nuray ise ağabeylerini sonsuzluğa uğurladı.
O an yüreklerine düşen acıyı hangi satır anlatabilir ki?
Ama insan işte böyle anlarda anlıyor ki, bazı acılar anlatmakla geçmez; ancak paylaşıldıkça diner…
İşte Akçakoca bunu yaptı.
Şehit haberinin ilçeye ulaştığı ilk andan itibaren insanlar birbirine yaslandı. Sessizce, gösterişten uzak ama yürekten bir sahiplenişle ailenin yanında durdu.
Dün Merkez Camii avlusu ve Hükümet Konağı’nın önü çok kalabalıktı.
Her köyden, her mahalleden insanlar oradaydı.
Kimisi gözyaşıyla, kimisi dualarla…
Ama herkes aynı niyetle gelmişti: Evladını yalnız bırakmamak.
O kalabalık bize şunu gösterdi:
Şehitler yalnızca ailelerinin değil, bir şehrin tamamının evladıdır.
Şimdi geriye bir sorumluluk kalıyor.
Bu acıyı zamana bırakıp unutmak değil; hatırayı yaşatmak.
Akçakoca’da, şehidimiz Turgut Külünk’ün doğup büyüdüğü baba ocağının bulunduğu Santral Caddesi’ne adının verilmesi yönünde yükselen talep, işte bu sorumluluğun ifadesidir. Fiilen bir santralin bulunmadığı bu caddenin adının “Şehit Turgut Külünk Caddesi” olması, yalnızca bir isim değişikliği değildir.
Bu bir vefa borcudur.
Bu, “Seni unutmadık” deme biçimidir.
Bu, yarın o caddeden geçen çocuklara bırakılacak sessiz ama güçlü bir derstir.
Bir şehidin adını yaşatmak, acıyı dindirmez belki…
Ama vicdanları rahatlatır.
Toplumsal hafızayı diri tutar.
Şimdi onun adını yaşatma zamanı.
Çünkü bazı isimler tabelalara değil, yüreklere kazınır.
Şehit polis memuru Turgut Külünk’e Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve tüm Akçakoca’ya sabır diliyorum.