Düzce 10° Hafif yağmurlu
Son dakika
Mehmet AKAY Köşe Yazısı Mehmet AKAY

ON YIL ARANIN ARDINDAN İSTANBUL BARO’SUNDAN YÜKSELEN AŞİNA OLDUĞUMUZ PARAZİT SES: ÜMİT KOCASAKAL

Avrupa’daki toplumsal hareketin seçimlere etkisi ve Brezilya’da sol popülist lider Lula’nın seçimleri kazanması, Sırbistan’da öğrenci hareketinden doğan sosyal bir hareketin ‘Öğrenci Listesi’ adı altında geleneksel parti örgütlenmesi dışında iktidarı devirip meclis çoğunluğunu elde etmesi üzerine yazacakken, kulakları tırmalayan bir parazit ses araya girdi.

Bu parazit; Ümit Kocasakal’ın, İstanbul Baro seçimi kazanmasının hemen ardında yaptığı ‘zafer’ konuşması oldu. Dünyanın önde gelen sivil toplum örgütlerinden olan İstanbul Barosu’nun yeni başkanının seçilmesi meselesi değil, kimin seçildiği ve yargı, adalet, demokrasi üzerine ne söylediğiydi.

Adalet cübbesini giymiş bu avukat seçim zaferini ilan edildiği an, seçimin yapıldığı o koridorda kendisine uzatılan mikrofondan kafasındaki irinleri hiç çekinmeden hemencecik sıraladı: ‘Bir, 12 Eylül rejimi bir anayasa yaptı ve yeni bir anayasanın kapısını ilelebet kapattı. İster dünya değişsin, ister yer yerinden oynasın artık hiç kimse yeni bir anayasa yapamaz, yapmayı aklına getiremez.’, dedikten sonra ikinci maddesi ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine karşı duracağını ilan etti. Hızını alamadı Ümit Kocasakal, bir de gurup yorumun şarkısını söyledi. Nasıl bir kafa bu, anlamakta insan zorlanır. Şaka gibi! Kemalizm, milliyetçilik, ulusalcılık, solculukla yoğrulmuş eklektik bir kafa, siz ‘çorba’ da diyebilirsiniz.

Seçilen bir avukat mıydı, yoksa darbecilerin atadığı askeri yargı mensubu mu, Atatürkçü mü, solcu muydu, şaşırdım doğrusu. Gerçi On yıl öncesinde de baro başkanlığı yapmıştı. O dönem de Ergenekoncuları destekliyor, barış sürecine karşı çıkıyordu. Performansı ulusalcıların gözünü dolduruyordu. Bugün de göz doldurmuş olacak ki yeniden baro başkanı oldu.

Anlaşılan Kemalist ve ulusalcı avukatlar iyi çalışmış olacak ki İzmir’den sonra İstanbul Barosunu da ele geçirdiler. Pes doğrusu. Unutmadan seçimleri kaybeden demokrat avukatlara da geçmiş olsun. Seçimlere bir sözümüz yok, demokratik bir ortamda yapıldığına da inanıyoruz. Ancak ırkçı ve barış karşıtı bir anlayışın İstanbul Barosu Başkanı seçilmesi garipsenecek bir durum. Çünkü toplumun en eğitimli, en aydın ve siyasete en yakın bir meslek örgütünden böyle bir liderlik beklemezdim doğrusu. En azından bu dönem. Demek ki Ergenekoncular, Kemalistler ve ulusalcılar iyi çalışmış.

Bu anlamda aşina olduğumuz parazit bir ses Ümit Kocasakal!

Neyse, anlaşılan ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine, anayasa değişikliğine epeyce çomak sokacaklar. Etkili olacakları iyi bir kaleyi de ele geçirmiş oldular. Eskiden olduğu gibi mide bulandırmayı sürdürecekler, dolaysıyla kulağımızı da tırmalayacaklar.

Ne yapalım, bir yandan Musavat Dervişoğlu, Ümit Özdağ, bir yandan da iktidar ve bürokratik oligarşisiyle kapışırken şimdi de İstanbul Barosu Ümit Kocasakal çıktı karşımıza. Onunla da uğraşırız, barış sürecine ve demokratik dönüşüme kim karşı çıkarsa uğraşırız. Umarım Türkiye’de muhalefetin demokrasi konusunda ortaklaşamama meselesi Baro seçimlerinde olduğu gibi yaşanmaz. Baro seçimleri, aynı zaman da muhalefetin portatifi gibiydi. Muhalefet, Baro’nun demokrat muhalefetin uğradığı hüzünlü yenilgiyi yaşamaz.

Son söz yerine şunu söylemek isterim; önümüzdeki dönem hiç kolay olmayacak. Biraz zorlanacak olsak da başaracağız, bu memlekete hem barışı, hem de demokrasiyi getireceğiz. Yeter ki muhalefet demokrasi ve barış konusunda ortaklaşmayı becerebilsin. İsteğimiz ve temennimiz bu. O zaman kimsenin kuşkusuz kalmaz, Türkiye’de köklü demokratik yapısal ve köklü değişim kaçınılmaz olur.  

 

Kopyalandı

Yazarın Diğer Yazıları

Tümü
  1. ‘MEKKE İTTİFAKI’ SAVAŞI ‘ÇERÇEVE YASA’ BARIŞI GETİRİR
  2. BİZİM DE Z KUŞAĞI VE PİKACHU KUŞAĞIMIZ VAR HEM DE BURNUNUZUN DİBİNDE BEYLER!
  3. HEY HAT!
  4. MÜESSES NİZAM: OTERİLERTERLİKTEN DİKTATÖRLÜĞÜ GEÇİŞ NİYETİNDE
  5. BORSA VE FON MESELESİ ÜZERİNE: LAĞIM PATLADI ORTALIĞA SAÇILDI